Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Gottman Çift Terapisi: İlişki Dinamikleri

19 Aralık 2024 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

Gottman çift terapisi, çift ilişkilerinde iletişim örüntülerini, çatışma biçimlerini ve duygusal etkileşimleri anlamaya odaklanan, araştırma temelli bir yaklaşımdır. İlişkide yaşanan güçlükler, yalnızca bireysel duygular üzerinden değil; çiftler arasındaki etkileşim dinamikleri ve tekrar eden ilişki örüntüleri üzerinden ele alınır.

Bu yaklaşım, ilişkileri soyut kavramlardan ziyade gözlemlenebilir etkileşimler ve ilişki içi beceriler üzerinden değerlendirmesiyle öne çıkar. Amaç; suçlama döngülerini fark etmeye ve ilişkinin yakınlık, dostluk ve çatışma yönetimi boyutlarını daha anlaşılır hale getirmeye yönelik bir çerçeve sunmaktır.


Değerlendirme süreci nasıl ele alınır?

Gottman çift terapisi yaklaşımında ilişki, tek bir görüşme ya da tek bir sorun üzerinden değerlendirilmez. İlişkinin tarihçesi, partnerlerin ilişkiye dair algıları, iletişim biçimleri ve çatışma süreçleri birlikte ele alınır. Bireysel geçmişlerin ve kişisel beklentilerin ilişki içindeki etkileşimlere nasıl yansıdığı üzerinde durulur.

Araştırma temelli ölçüm araçları ve yapılandırılmış değerlendirmeler, ilişkinin güçlü yanlarını ve zorlanılan alanları görünür kılmayı amaçlar. Bu değerlendirmeler, ilişkiyi etiketlemekten ziyade dinamikleri anlamaya yönelik bir yol haritası sunar.


“Dört Atlı” kavramı neyi ifade eder?

Gottman çift terapisi literatüründe, ilişkileri yıprattığı gözlemlenen dört temel iletişim biçimi; eleştiri, savunmacılık, küçümseme ve duvar örme olarak tanımlanır. Bu davranış kalıpları, çatışmaların neden kalıcı hale geldiğini anlamak için kullanılan kavramsal bir çerçevedir.

Bu yaklaşımda, yıkıcı iletişim biçimlerinin fark edilmesi kadar, ilişkiyi koruyan ve onarıcı etkileşimlerin nasıl kurulabileceği de ele alınır. “Yumuşak başlangıçlar” ve “onarma girişimleri” gibi kavramlar, ilişkisel temasın nasıl sürdürülebileceğine dair bir anlayış geliştirmeyi amaçlar.


Çift ilişkilerinde güven kaybı Gottman yaklaşımında nasıl ele alınır?

İlişkilerde yaşanan güven kırılmaları, yalnızca tek bir olayla sınırlı olmayan, daha geniş bir ilişki bağlamı içinde değerlendirilir. Gottman çift terapisi yaklaşımı, güvenin yeniden inşasını; ilişki içindeki duygusal kopukluklar, etkileşim biçimleri ve bağlanma süreçleriyle birlikte ele alır.

Bu çerçeve, yaşanan olayın ötesine geçerek ilişkiyi bu noktaya getiren dinamikleri anlamaya yönelik bir bakış sunar.


Partnerlerden biri sürece mesafeli olduğunda ne olur?

Çift çalışmalarında partnerlerden birinin sürece temkinli yaklaşması sık karşılaşılan bir durumdur. Gottman çift terapisi yaklaşımı, bu durumu bir direnç olarak etiketlemekten ziyade, ilişki içindeki farklı ihtiyaç ve beklentilerin bir parçası olarak ele alır. Süreç, haklı-haksız arayışından çok ilişkiyi anlamaya yönelik bir çerçeve sunar.


Gottman çift terapisi çatışmaları nasıl ele alır?

Hayır. Araştırmalar, ilişkilerdeki sorunların önemli bir kısmının tamamen çözülebilir değil, yönetilebilir olduğunu göstermektedir. Gottman çift terapisi yaklaşımında amaç, çatışmaların yok edilmesi değil; çatışmaların ilişkiyi yıpratmadan ele alınabileceği bir zeminin anlaşılmasıdır.


Bu yaklaşım kimler için anlamlı olabilir?

Bu yaklaşım, ilişkisini daha yakından anlamak, iletişim biçimlerini fark etmek ve ilişki içindeki tekrar eden döngüleri incelemek isteyen çiftler için bir düşünsel çerçeve sunar. Farklı ilişki biçimlerine sahip çiftlerin ilişki deneyimlerini anlamlandırmalarına yardımcı olabilecek bir perspektif olarak ele alınabilir.


Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Burada yer alan içerikler, çift ilişkileri ve ilişki dinamiklerine dair genel bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Her ilişkinin ve sürecin kendine özgü olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak
Gottman yaklaşımı hakkında genel bilgiler için bkz.: https://www.gottman.com

Çift terapisine hangi durumlarda başvurulduğunu ayrı bir yazıda ele aldık: Çift Terapisine Ne Zaman Başvurulur?

Gottman Yaklaşımının Dayanağı

Bu yaklaşımın ayırt edici yanı, uzun süreli çift gözlemlerine dayanmasıdır. Çiftlerin tartışma sırasındaki sözlü ve sözsüz davranışları ayrıntılı biçimde incelenmiş; ilişkinin gidişatını en çok neyin öngördüğü araştırılmıştır. Buradan çıkan kavramlar (dört atlı, onarım girişimleri, yumuşak açılış) klinik pratikte yol gösterici hâle gelmiştir.

Sevgi Haritaları ve Dostluk

Gottman yaklaşımında çatışma çözümünden önce gelen bir katman vardır: çiftin birbirini tanıması ve gündelik dostluğu. Partnerin şu anki kaygıları, hayalleri, gününü zorlaştıran şeyler hakkında güncel bilgiye sahip olmak “sevgi haritası” olarak adlandırılır. Bu katman zayıfsa, teknikler tek başına yeterli olmaz.

Her Çatışma Çözülmez

Bu yaklaşımın klinik açıdan rahatlatıcı bulgularından biri, çiftlerdeki anlaşmazlıkların önemli bir bölümünün kalıcı olmasıdır; kişilik ve değer farklarından doğan bu konular tümüyle çözülmez. Amaç onları yok etmek değil, ilişkiyi kilitlemeyecek biçimde konuşulabilir kılmaktır.

Görüşme talepleri ve sorularınız için İletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.

Çift Terapisi Gottman Çift Terapisi ilişki İstanbul Psikolog Online psikolog Şişli Psikolog
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Narsisistik İlişki Belirtileri Nelerdir?
Narsisistik İlişki Belirtileri Nelerdir?
4 Eylül 2021

Narsisistik ilişki, kişinin kendini zamanla değersiz, suçlu, yetersiz ya da kendi...

Devamı
İlişki Danışmanlığı Ne Zaman Alınmalı?
İlişki Danışmanlığı Ne Zaman Alınmalı?
5 Eylül 2021

İlişki danışmanlığı, ilişkide tekrar eden tartışmalar, iletişim sorunları, güven...

Devamı
Gaslighting Nedir? Belirtileri ve İlişkilerde Görünümü
Gaslighting Nedir? Belirtileri ve İlişkilerde Görünümü
15 Haziran 2024

Gaslighting, bir kişinin başka birinin gerçeklik algısına sistemli biçimde kuşku...

Devamı
Doğum Sonrası Depresyon: Belirtiler, Tarama ve Psikolojik Destek
Doğum Sonrası Depresyon: Belirtiler, Tarama ve Psikolojik Destek
20 Haziran 2026

Doğum sonrası depresyon, doğumun ardından haftalar ya da aylar içinde...

Devamı

Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.
🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.
✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 
🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.
7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
1.	Kendine Bakışın
2.	Duyguların Haritası
3.	İç Sesini Resmet
4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
5.	“Hayır” Günlüğü
6.	Küçük Çocuğa Mektup
7.	Gelecek Benliğe Niyet
🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ne profilimdeki linkten ulaşıp indirebilirsin 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.