Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim

KVKK Aydınlatma Metni

Veri Sorumlusu: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar Uçakcıoğlu
Adres: Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14/1 Beyoğlu / İstanbul
Web sitesi: tugceturanlar.com
E-posta: info@tugceturanlar.com
Son Güncelleme Tarihi: Mayıs 2026

Bu politika, Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar Uçakcıoğlu tarafından yürütülen kişisel veri işleme süreçlerinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) ve ilgili mevzuata uygun hareket edilmesine ilişkin genel ilke ve esasları açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.

Bu politika; web sitesi ziyaretçileri, iletişim kanalları üzerinden ulaşan kişiler, randevu talebinde bulunan kişiler ve mesleki hizmet süreçleri kapsamında kişisel verileri işlenebilecek ilgili kişilere yönelik genel bilgilendirme niteliğindedir.

Web sitesi ziyaretleri, çerez kullanımı ve site üzerinden işlenen teknik veriler hakkında ayrıntılı bilgi için Web Sitesi Aydınlatma Metni ve Çerez Politikası incelenebilir.

1. Amaç ve Kapsam

Bu politikanın amacı, kişisel verilerin hukuka uygun, güvenli, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenmesine ilişkin temel esasları belirlemektir.

Kişisel veriler; iletişim süreçlerinin yürütülmesi, randevu taleplerinin değerlendirilmesi, mesleki hizmet süreçlerinin planlanması, web sitesinin güvenliğinin ve teknik işleyişinin sağlanması, hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve gerektiğinde hakların korunması amacıyla işlenebilir.

Web sitesinde iletişim formu bulunmamaktadır. Ancak e-posta, telefon, WhatsApp veya benzeri iletişim kanalları üzerinden iletişime geçilmesi halinde, iletilen bilgiler yalnızca iletişim ve randevu süreçlerinin yürütülmesi amacıyla değerlendirilebilir.

İlk iletişim sırasında ayrıntılı sağlık bilgisi, terapi öyküsü, tanı, tedavi geçmişi veya özel nitelikli kişisel veri paylaşılmaması rica olunur.

2. Temel İlkeler

Kişisel veriler, KVKK’nın 4. maddesinde yer alan genel ilkelere uygun olarak işlenir. Bu kapsamda kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere dikkat edilir:

  • Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma
  • Doğru ve gerektiğinde güncel olma
  • Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme
  • İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma
  • İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme

3. Kişisel Verilerin İşlenme Şartları

Kişisel veriler, KVKK’nın 5. maddesinde yer alan kişisel veri işleme şartlarından en az birine dayanılarak işlenir.

Bu hukuki sebepler arasında şunlar yer alabilir:

  • Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması
  • Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi
  • Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması
  • İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaati için veri işlemenin zorunlu olması
  • Gerekli hallerde açık rıza

Özel nitelikli kişisel veriler, KVKK’nın 6. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlenir. Bu tür verilerin işlenmesinde mesleki gizlilik, sır saklama yükümlülüğü, veri minimizasyonu ve gerekli teknik/idari tedbirler gözetilir.

4. Veri Güvenliği ve Gizlilik

Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesini, erişilmesini, paylaşılmasını veya kaybolmasını önlemek amacıyla makul teknik ve idari tedbirler alınır.

Bu kapsamda web sitesi güvenliği, SSL sertifikası, erişim sınırlamaları, güncel yazılım kullanımı, yetkisiz erişime karşı koruma, veri minimizasyonu ve gerekli hallerde şifreleme gibi önlemler uygulanabilir.

Mesleki hizmet süreçlerinde paylaşılan bilgiler, mesleki gizlilik ve sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde korunur.

Bununla birlikte, internet üzerinden yapılan hiçbir veri aktarımının tamamen risksiz olduğu garanti edilemez. Bu nedenle ilk iletişim sırasında ayrıntılı sağlık bilgisi, terapi öyküsü veya özel nitelikli kişisel veri paylaşılmaması önemlidir.

5. Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel veriler, işleme amaçlarıyla sınırlı olmak üzere ve ilgili mevzuata uygun şekilde aşağıdaki kişi, kurum veya hizmet sağlayıcılarla paylaşılabilir:

  • Hosting ve teknik altyapı hizmet sağlayıcıları
  • E-posta ve iletişim hizmeti sağlayıcıları
  • Web sitesinde kullanılan analiz, reklam ve teknik altyapı hizmet sağlayıcıları
  • Gerekli hallerde mali, hukuki veya teknik destek hizmeti alınan kişi ve kuruluşlar
  • Kanunen yetkili kamu kurum ve kuruluşları

Kişisel veriler, kullanılan teknik altyapı ve hizmet sağlayıcıların niteliğine göre yurt içinde veya yurt dışında işlenebilir.

Kişisel veriler ticari amaçla satılmaz, kiralanmaz veya amacı dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

6. Saklama ve İmha

Kişisel veriler, ilgili mevzuatta öngörülen süreler ve işlenme amacının gerektirdiği süre boyunca saklanır.

İletişim ve randevu süreçlerine ilişkin veriler, talebin yanıtlanması, randevu sürecinin yürütülmesi, hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi veya olası uyuşmazlıklarda hakların korunması için gerekli süre boyunca muhafaza edilebilir.

Muhasebe, faturalandırma ve resmi kayıt süreçlerine ilişkin veriler, ilgili mevzuatta öngörülen süreler boyunca saklanabilir.

İşlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

7. Haklar ve Başvuru

KVKK’nın 11. maddesi uyarınca ilgili kişiler, veri sorumlusuna başvurarak kişisel verileriyle ilgili aşağıdaki haklarını kullanabilir:

  • Kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme
  • Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme
  • Kişisel verilerin yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme
  • Eksik veya yanlış işlenmiş kişisel verilerin düzeltilmesini isteme
  • İşlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığında kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme
  • Düzeltme, silme veya yok etme işlemlerinin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme
  • Münhasıran otomatik sistemler aracılığıyla analiz edilme nedeniyle aleyhe bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme
  • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi nedeniyle zarara uğranması halinde zararın giderilmesini talep etme

Bu haklara ilişkin talepler info@tugceturanlar.com adresine iletilebilir. Başvurular, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç 30 gün içinde değerlendirilir.

8. Yürürlük ve Güncelleme

Bu politika; veri işleme süreçlerinde, web sitesinin teknik altyapısında, kullanılan hizmetlerde veya ilgili mevzuatta değişiklik olması halinde güncellenebilir.

Güncel metin, web sitesinde yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yani, “Yaşamın anlamı nedir?” sorusu her zaman cev Yani, “Yaşamın anlamı nedir?” sorusu her zaman cevaplanmak için sorulmuyor. Bazen merakla, bazen de hayattan kopunca soruluyor. Hangisi olduğunu soru değil, soranın hayatı gösteriyor.
Son zamanlarda insanların okumakta ve okuduklarını Son zamanlarda insanların okumakta ve okuduklarını anlamakta zorlandığını görüyorum. Ve bunu genellikle ADHD’ye bağlıyorlar. Fakat her odaklanma güçlüğü ADHD değil. ADHD nörogelişimsel bir tablo; bambaşka bir şey. Benim gördüğüm şey daha çok bir alışkanlık meselesi: Sürekli hızlı, değişken ve yüksek uyarımlı içeriklere maruz kalmak, dikkatimizi kullanma biçimimizi değiştiriyor.
Bir de yapay zekâyla birlikte insanlar düşünmeye daha az ihtiyaç duymaya başladı. Üzerine çok düşünmeden her sorunun cevabını ondan alabiliyorsunuz.  Düşünsenize, sizin yerinize düşünen bir zekâ.
Ama esas kaybettiğimiz şeyin düşünme alışkanlığından çok “bilmeme halinde durabilmek” olduğunu düşünüyorum.
Eskiden metacognition, yani ne düşündüğünü düşünme kavramı benim çok hoşuma giderdi. İlişkisel psikanaliz üzerine aldığım eğitimlerde de seans odasında bunun nasıl işlediğini çok konuşurduk. Ne düşünüyorum? Neden böyle düşünüyorum? Bu düşünce nereden geliyor? Gördüğüm şey gerçekten orada mı, yoksa ben mi ona bir anlam yüklüyorum?
Ve ben bu kavramla etrafa baktığımda insanların bundan ne kadar uzaklaştığını görüyorum.
Biz düşünmezsek nasıl var olacağız? :)
Okumazsak nasıl neden-sonuç ilişkisi kuracağız? Bir fikrin nereden geldiğini, hangi düşünceye dayandığını, neyle çeliştiğini nasıl anlayacağız?
Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.