Site icon Tuğçe Turanlar

Ne Hissettiğini Bilememek: Aleksitimi Nedir?

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar aleksitimi yazısı için pencere kenarında oturan, içe dönük görünen erkek figürü ve açık defter içeren illüstrasyon

Aleksitimiyi; duyguları adlandırmakta zorlanma, içe dönüklük ve duyguların bedende hissedilmesi temalarıyla temsil eden suluboya illüstrasyon.

Bazen insan üzgün mü, öfkeli mi, kırgın mı yoksa yalnız mı olduğunu ayırt etmekte zorlanır. İçeride bir şey vardır; bedende ağırlık, boğazda düğüm, göğüste sıkışma ya da zihinde huzursuzluk hissedilir. Ama bu duygunun adı bir türlü konamaz. Bu durum yalnızca “kendini iyi ifade edememek ya da ne hissettiğini bilememek” değildir. Bazı kişiler duygularını fark etmekte, adlandırmakta ve başkalarına anlatmakta belirgin biçimde zorlanır. Psikolojide bu tür duyguları tanıma ve ifade etme güçlükleri aleksitimi kavramı ile ele alınır.

Aleksitimi Nedir?

Aleksitimi, kişinin duygularını tanımakta ve söze dökmekte zorlanması anlamına gelir. Aleksitimi yaşayan kişiler çoğu zaman “Ne hissettiğimi bilmiyorum”, “İçimde bir sıkıntı var ama adını koyamıyorum” ya da “Duygularımı anlatmakta zorlanıyorum” diyebilir.

Bu kişiler duygularını bedensel belirtiler üzerinden fark edebilir. Örneğin kaygıyı “midemde sıkışma”, öfkeyi “baş ağrısı”, üzüntüyü “yorgunluk” gibi yaşayabilir. Duygunun kendisi yerine bedenin verdiği tepki daha görünür hale gelir.

Aleksitimi bir duygu yokluğu değildir. Kişi duygusuz değildir; aksine yoğun duygular yaşayabilir. Ancak bu duyguları tanımak, ayırt etmek ve ifade etmek zor gelir.

Ne Hissettiğini Bilememek İlişkileri Nasıl Etkiler?

Duyguları adlandıramamak ilişkilerde yanlış anlaşılmalara yol açar. Kişi kırıldığını fark edemediği için uzaklaşabilir. Öfkelendiğini anlayamadığı için susabilir ya da bir anda sert tepki verebilir. Üzüntüsünü anlatamadığı için partneri tarafından ilgisiz, soğuk ya da mesafeli algılanabilir.

İlişkilerde duygular yalnızca kişinin iç dünyasında kalmaz; iletişimin de parçası olur. “Ben şu anda incindim”, “kaygılandım”, “kendimi yalnız hissettim” diyememek, karşı tarafın ne olduğunu anlamasını zorlaştırır. Bu durumda ilişki içinde mesafe, kırgınlık ve tekrar eden çatışmalar oluşur.

Bazı kişiler için duyguları konuşmak zayıflık gibi gelir. Bazıları ise çocuklukta duygularını ifade ettiğinde anlaşılmamış, küçümsenmiş ya da susturulmuştur. Böyle bir geçmişte kişi zamanla duygularını bastırmayı, yok saymayı ya da yalnızca bedensel belirtiler üzerinden yaşamayı öğrenir.

Aleksitimi ve Kendini Anlamak

Kendini anlamak, yalnızca ne düşündüğünü bilmek değildir. İnsan bazen düşüncelerini çok iyi anlatır ama duygusuna temas etmekte zorlanır. “Mantıken biliyorum ama içimde ne oluyor anlamıyorum” cümlesi bu ayrımı iyi anlatır.

İçgörü, kişinin kendi duygu, düşünce ve davranış örüntülerini daha derin bir yerden fark etmesidir. Aleksitimide ise bu farkındalığın duygusal kısmı zayıflar. Kişi ne yaşadığını anlatır, ama yaşananın kendisinde nasıl bir duygu uyandırdığını seçmekte zorlanır.

Duyguları Tanımak Nasıl Gelişir?

Duyguları tanımak öğrenilen ve zamanla gelişen bir beceridir. Bunun için önce bedendeki sinyalleri fark etmek gerekir. “Göğsüm sıkışıyor”, “boğazım düğümleniyor”, “omuzlarım geriliyor” gibi işaretler, çoğu zaman bir duygunun bedendeki izidir.

Sonra bu bedensel duyumlara eşlik eden düşünceler ve durumlar incelenir. “Bu sıkışma ne zaman geliyor?”, “Kimin yanında artıyor?”, “Hangi konuşmadan sonra belirginleşiyor?” gibi sorular duyguyu anlamaya yardım eder.

Terapi sürecinde de kişi duygularını daha yakından tanımaya başlar. Amaç kişiyi zorla duygusal olmaya itmek değildir. Daha çok, bedensel duyumlar, düşünceler, ilişkiler ve tekrar eden tepkiler arasında bağ kurarak iç dünyayı daha anlaşılır hale getirmektir.

Ne hissettiğini bilememek, kişinin duygusuz olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman duygu vardır; sadece adı henüz bulunmamıştır. Aleksitimiyi anlamak, kişinin kendisiyle ve ilişkileriyle kurduğu bağı daha dikkatli değerlendirmesi için önemli bir başlangıçtır.

Ek Kaynak: Aleksitimi kavramı, duygusal farkındalık ve duyguları tanıma güçlüğü hakkında daha ayrıntılı bilgi için Hogeveen ve arkadaşlarının Alexithymia başlıklı derleme makalesini okuyabilirsiniz.

Exit mobile version