
İlişkilerde Şiddet Türleri Nelerdir?
İlişkilerde şiddet yalnızca fiziksel zarar vermekle sınırlı değildir. Kontrol etme, korkutma, tehdit, aşağılama, ekonomik baskı, sosyal çevreden uzaklaştırma ve kişinin kararlarını kısıtlama da şiddet döngüsünün parçası haline gelebilir. Bu nedenle ilişkide şiddeti anlamak, yalnızca tartışmanın şiddetlenmesine değil, ilişkide güç, kontrol ve güvenlik dengesine de bakmayı gerektirir.
John Gottman ve Neil Jacobson, şiddet içeren ilişkiler üzerine yaptıkları çalışmalarda şiddetin farklı örüntülerle ortaya çıkabildiğini vurgular. Bu ayrım özellikle çift terapisi açısından önemlidir; çünkü her şiddet dinamiği aynı şekilde ele alınmaz.
Karakterolojik Şiddet Nedir?
Karakterolojik şiddet, ilişkide güç ve kontrol kurma amacıyla ortaya çıkan, tekrar eden ve çoğu zaman korkutma ile sürdürülen bir şiddet örüntüsüdür. Bu tür ilişkilerde şiddet yalnızca bir tartışma anında kontrolün kaybedilmesi değildir; partneri denetleme, sindirme ve bağımlı hale getirme işlevi taşır.
Bu durumda fail ve zarar gören kişi arasındaki güç dengesi belirgin biçimde bozulur. Tehdit, takip, kıskançlık adı altında kontrol, sosyal çevreden uzaklaştırma, ekonomik baskı ve fiziksel şiddet aynı döngünün parçaları haline gelebilir. Bu tür ilişkilerde çift terapisi çoğu zaman uygun değildir; çünkü çift terapisi karşılıklı sorumluluk varsayımıyla çalışır, oysa karakterolojik şiddette öncelik ilişkiyi onarmak değil, güvenliği sağlamaktır. Gottman Enstitüsü de şiddet değerlendirmesinde şiddet ile baskı/kontrol örüntülerinin ayırt edilmesinin önemli olduğunu vurgular.
Durumsal Şiddet Nedir?
Durumsal şiddet, sürekli bir kontrol ya da korkutma amacı olmadan, yoğun tartışma anlarında ortaya çıkan şiddet davranışlarıdır. Örneğin tartışma sırasında eşyalara zarar verme, kolu sertçe tutma ya da ani bir öfke patlaması bu başlık altında değerlendirilebilir.
Ancak “durumsal” olması, davranışın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Şiddetin her türü ciddiye alınmalıdır. Buradaki ayrım, ilişkinin genelinde korkutma, denetleme ve sistematik kontrol olup olmadığıyla ilgilidir. Eğer güvenlik riski, tekrar eden şiddet, tehdit veya baskı varsa süreç çift terapisi üzerinden değil, güvenlik ve bireysel destek üzerinden değerlendirilmelidir.
Çift Terapisi Ne Zaman Uygun Değildir?
Şiddet içeren ilişkilerde en önemli soru “bu ilişki nasıl onarılır?” değil, “kişiler güvende mi?” sorusudur. Fiziksel şiddet, tehdit, korkutma, takip, cinsel zorlama, ekonomik kontrol ya da partnerin sosyal çevreden izole edilmesi varsa çift terapisi uygun bir ilk seçenek değildir.
Bu tür durumlarda zarar gören kişinin güvenli bir plan yapması, yakın çevresinden ve ilgili kurumlardan destek alması önem taşır. Türkiye’de kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet ve taciz gibi durumlarda acil destek amacıyla KADES uygulaması resmi bir seçenek olarak sunulmuştur. Acil tehlike durumlarında 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurulmalıdır.
Şiddet Döngüsünü Fark Etmek Neden Önemlidir?
İlişkide şiddeti fark etmek bazen zordur; çünkü şiddet her zaman açık bir fiziksel saldırıyla başlamaz. Sürekli kontrol edilmek, küçük düşürülmek, korkutulmak, suçlanmak, yalnızlaştırılmak ya da karar alma hakkının elinden alınması da kişinin güvenlik ve özgürlük duygusunu zedeler.
Sağlıklı ilişkilerde çatışma olabilir; ancak çatışma korku, tehdit ve kontrol üzerine kurulmaz. Bir ilişkide kişi kendini sürekli tetikte, suçlu, değersiz ya da güvensiz hissediyorsa bu durum ciddiye alınmalıdır. Şiddet içeren ilişkilerde öncelik, ilişkiyi sürdürmek ya da düzeltmek değil, güvenliği sağlamak ve uygun destek kanallarına ulaşmaktır.
Ek Kaynak: İlişkilerde şiddet ve çift terapisi açısından güvenlik değerlendirmesi hakkında ek bilgi için Gottman Institute’un V is for Violence yazısı inceleyebilirsiniz.
İlgili Makaleler
Metamfetamin ve Beyin Üzerindeki Etkileri
Metamfetamin Metamfetamin, santral sistemde sinir uçlarında dopamin,...
Psikoterapi Yaklaşımları Nelerdir?
Psikoterapi yaklaşımları, kişinin yaşadığı duygusal, düşünsel, davranışsal ve...
İnsanlar Değişir mi? Romantik İlişkilerde Değişimin Rolü
İnsanların gerçekten değişip değişemeyeceği, psikoloji alanında uzun süredir...
Mutluluk Korkusu: Neden Bazı İnsanlar Mutluluk Hissinden Kaçar?
Mutluluk, insanlar için evrensel bir arzu gibi görünür. Çoğu birey daha huzurlu,...



