Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Narsisizm Nedir? Belirtileri, Türleri ve Kişilik Bozukluğundan Farkı

28 Aralık 2023 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

Narsisizm, kişinin kendilik değerini koruma ve düzenleme biçimini anlatan psikolojik bir kavramdır. Belirli bir düzeyde her insanda bulunur ve kendine değer verebilmenin temelidir. Sorun, bu düzenlemenin dışarıdan gelen hayranlığa bağımlı hâle geldiği, eleştirinin kişiliğin tümünü tehdit ettiği ve ilişkilerin bu ihtiyacın etrafında şekillendiği noktada başlar. Narsisistik özelliklere sahip olmak ile narsisistik kişilik bozukluğu tanısı almak aynı şey değildir.

Narsisizm, son yıllarda gündelik dilde en çok yıpranan psikoloji kavramlarından biri oldu. Bencil davranan, dinlemeyen ya da kendini beğenmiş görünen herkes kolaylıkla “narsist” olarak adlandırılıyor. Oysa klinik anlamda narsisizm bir karakter suçlaması değil; kişinin kendilik değerini nasıl ayakta tuttuğunu anlatan bir düzenleme biçimidir. Bu yazıda kavramın kökenini, sağlıklı ve patolojik biçimlerini, narsisistik kişilik bozukluğunun tanı ölçütlerini ve bu örüntülerin ilişkilerde nasıl göründüğünü ele alıyoruz.

Narsisizm Nedir?

Narsisizm, kişinin kendilik değerini kurma, koruma ve onarma biçimidir. Kavram adını, Yunan mitolojisinde suda kendi yansımasına âşık olan Narkissos’tan alır. Psikanalitik literatüre ise Freud’un 1914 tarihli “Narsisizm Üzerine Bir Giriş” metniyle girmiştir. Freud burada narsisizmi bir hastalık değil, ruhsal gelişimin olağan bir aşaması olarak ele alır.

Sonraki dönemde Heinz Kohut, narsisizmi patolojinin değil kendilik gelişiminin merkezine yerleştirdi. Kohut’a göre çocuk, bakım verenden gelen aynalanma yani görülme, değerli bulunma ve karşılık alma deneyimiyle sağlam bir kendilik duygusu geliştirir. Bu deneyim yeterince yaşanmadığında kişi, yetişkinlikte bu işlevi dışarıdan sürekli talep etmek zorunda kalabilir.

Bu nedenle klinikte narsisizm, “kendini çok sevmek” olarak değil, kendini sevebilmek için sürekli dışarıya ihtiyaç duymak olarak anlaşılır.

Sağlıklı Narsisizm ile Patolojik Narsisizm Arasındaki Fark Nedir?

Sağlıklı narsisizm, kişinin kendi değerini içeriden üretebilmesidir. Patolojik narsisizmde ise bu üretim durur ve değer duygusu tümüyle dış onaya bağlanır.

Sağlıklı narsisizm Patolojik narsisizm
Değer kaynağı Ağırlıklı olarak içeriden; onay hoşa gider ama zorunlu değildir Dışarıdan; onay kesildiğinde değer duygusu çöker
Eleştiri karşısında Rahatsız eder, düşünülebilir Kişiliğin tümüne yönelik bir saldırı gibi yaşanır
Empati Karşıdakinin deneyimi ayrı bir gerçeklik olarak tanınır Karşıdaki, kendi ihtiyacını karşılayan bir işlev olarak görülür
Hata karşısında Sorumluluk alınabilir Sorumluluk dışarı yansıtılır
İlişkiler Karşılıklılık taşır Değer sağlama işlevi üzerinden kurulur

Bu tablo bir sınıflandırma aracı değildir. İkisi arasındaki sınır keskin değildir ve aynı kişi farklı dönemlerde farklı noktalarda durabilir. Baskı, kayıp ya da başarısızlık dönemlerinde herkeste narsisistik savunmalar belirginleşebilir.

Narsisistik Kişilik Bozukluğu Tanı Ölçütleri Nelerdir?

Narsisistik kişilik bozukluğu, büyüklenmeci bir kendilik algısı, aşırı beğenilme ihtiyacı ve empati eksikliğinin ergenlik ya da erken erişkinlikte başlayıp farklı bağlamlarda süreklilik gösterdiği bir tanıdır. DSM-5’te dokuz ölçüt tanımlanır ve tanı için bunlardan en az beşinin bulunması aranır:

  1. Kendi önemine dair büyüklenmeci bir duygu; başarıların ve yeteneklerin abartılması
  2. Sınırsız başarı, güç, parlaklık, güzellik ya da ideal aşk düşlemleriyle zihnin meşgul olması
  3. Kendini özel ve benzersiz görme; yalnızca özel ya da yüksek konumdaki kişilerce anlaşılabileceğine inanma
  4. Aşırı beğenilme ihtiyacı
  5. Hak ettiği duygusu; özel muamele göreceğine dair mantıksız beklenti
  6. İlişkilerde karşıdakini kendi amaçları için kullanma
  7. Empati eksikliği; başkalarının duygu ve ihtiyaçlarını tanımada isteksizlik
  8. Sık sık başkalarını kıskanma ya da başkalarının kendisini kıskandığına inanma
  9. Kibirli, küstah tutum ve davranışlar

Toplum örneklemlerinde tanının yaygınlığı düşüktür; çalışmalar arasında belirgin farklılık bulunmakla birlikte oran genellikle yüzde bir civarında bildirilir. Bu, gündelik dilde kullanılan “narsist” ifadesinin ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösterir.

Tanı yalnızca ruh sağlığı uzmanının değerlendirmesiyle konur. Bir ölçütü ya da birkaçını taşımak tanı anlamına gelmez.

Narsisizmin İki Görünümü: Büyüklenmeci ve Kırılgan

Narsisizm tek bir görünümde ortaya çıkmaz. Araştırmalarda en tutarlı biçimde ayrışan iki biçim büyüklenmeci ve kırılgan narsisizmdir. İkisinin ortak zemini aynıdır: kendilik değerinin dışarıdan gelene bağımlı olması. Farklılık, bu bağımlılığın nasıl gizlendiğindedir.

Büyüklenmeci narsisizm, dışarıdan görünür olan biçimdir. Kişi kendinden emin, iddialı ve baskındır; ilgi ve hayranlık açıkça talep edilir. Eleştiri karşısında tepki genellikle öfke ya da küçümsemedir.

Kırılgan narsisizm ise içe dönük ve fark edilmesi güç biçimdir. Kişi dışarıdan çekingen, alıngan ve kendinden emin olmayan biri gibi görünür; ancak aynı yoğunlukta bir onay ihtiyacı ve eleştiriye aşırı duyarlılık taşır. Tepki öfkeden çok içe çekilme, küskünlük ve kendini geri çekme biçiminde ortaya çıkar. Bu görünümü ayrıntılı olarak kırılgan narsisizm yazısında ele aldık.

Bu iki biçimin kadın ve erkeklerde nasıl farklı ifade bulduğu ve toplumsal beklentilerin bu görünümü nasıl şekillendirdiği için dişi narsisizm ve erkek narsisizmi yazısına bakabilirsiniz.

Narsisistik Yaralanma ve Öfke Nedir?

Narsisistik yaralanma, kişinin kendilik değerini ayakta tutan algının beklenmedik biçimde sarsılmasıdır. Dışarıdan bakıldığında önemsiz görünen bir olay, bir eleştiri, unutulmak, sözü kesilmek ya da hak ettiğini düşündüğü ilgiyi görmemek, bu yaralanmayı tetikleyebilir.

Bu yaralanmaya verilen ani ve orantısız tepki narsisistik öfke olarak adlandırılır. Tepkinin şiddeti olayla değil, olayın kişide açtığı değersizlik hissiyle orantılıdır. Bu nedenle çevredekiler çoğu zaman “ne oldu da böyle tepki verdi” sorusunu sorar.

Bu tepkiyi anlamak, onu haklı çıkarmak anlamına gelmez. Ancak nereye dokunulduğunu görmek, karşı tarafın kendini sürekli suçlu hissetmesini engelleyebilir.

Narsisistik Örüntüler İlişkilerde Nasıl Görünür?

Narsisistik örüntülerin ilişkilerdeki en belirgin izi, karşılıklılığın zamanla kaybolmasıdır. İlişki, bir tarafın değer duygusunu ayakta tutma işlevi etrafında örgütlenir.

  • Yoğun başlangıç: İlişkinin olağandışı hızda ve idealize edilmiş biçimde başlaması.
  • Değerin dalgalanması: Karşı tarafın kısa süre içinde çok değerliden değersize savrulması.
  • Duyguların sürekli ikinci sırada kalması: Karşı tarafın anlattığının hızla konuşan kişiye dönmesi.
  • Sorumluluğun yer değiştirmesi: Tartışmaların sonunda karşı tarafın kendini açıklamak zorunda hissetmesi.
  • Sınır konusunda zorlanma: Sınır koymanın reddedilme olarak yaşanması ve tepkiyle karşılanması.

Bu örüntülerin içinde kalan kişi zamanla kendi algısından şüphe etmeye başlayabilir. Sınır koymanın neden bu kadar zorlaştığı için ilişkilerde sınır koymak yazısına bakabilirsiniz.

Narsisistik Örüntüler Değişebilir mi?

Değişim mümkündür; ancak kolay değildir ve kişinin kendi rahatsızlığını fark etmesini gerektirir. Narsisistik savunmaların işlevi, dayanılması güç bir değersizlik duygusundan korumaktır. Bu nedenle savunma çözülmeye başladığında kişi önce daha kötü hisseder. Terapötik çalışmanın en kırılgan aşaması burasıdır.

Terapiye başvuru genellikle narsisizm nedeniyle değil; depresyon, boşluk hissi, tükenmişlik ya da art arda biten ilişkiler nedeniyle olur. Örüntü çoğu zaman bu başvurunun içinden görünür hâle gelir.

Klinik çalışmada amaç, kişinin özgüvenini kırmak değil; değer duygusunun dışarıdan gelen onaya bu kadar bağımlı olmadan da ayakta durabileceği bir zemin kurmasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Narsist biriyle ilişki yürür mü?

Bu soruya genel bir yanıt vermek doğru olmaz. Belirleyici olan, narsisistik özelliklerin şiddeti, kişinin kendi örüntüsünü fark edip edemediği ve değişime açık olup olmadığıdır. İlişkide sürekli sorumluluk almak zorunda kalan, kendi algısından şüphe eden ve tükenen taraf için profesyonel destek almak önemlidir.

Kendimde narsisistik özellikler görüyorum, narsist miyim?

Bu soruyu sorabiliyor olmak, tablonun klinik anlamda narsisistik kişilik bozukluğu olma olasılığını azaltır; çünkü bu tanıda kendi örüntüsünü sorgulama eğilimi belirgin biçimde düşüktür. Narsisistik özelliklere sahip olmak yaygındır ve tek başına tanı anlamına gelmez.

Narsisizm ile özgüven aynı şey midir?

Değildir. Özgüven, kişinin kendi yeterliliğine dair içeriden gelen bir güvendir ve eleştiriyle sarsılmaz. Narsisistik değer duygusu ise dış onaya bağlıdır; onay kesildiğinde çöker. Dışarıdan benzer görünen bu iki hâl, eleştiri karşısındaki tepkiyle ayrışır.

Narsisizm çocuklukta mı oluşur?

Erken dönem ilişkilerinin kendilik duygusunun kurulmasında önemli rolü olduğu kabul edilir. Ancak tek bir nedene indirgemek doğru değildir; mizaç, sonraki ilişkiler ve kültürel etkenler de rol oynar. “Ailenin suçu” biçiminde bir okuma klinik olarak yanlıştır.

Narsisist kişiler empati kurabilir mi?

Empati kapasitesi tümüyle yok olmaz; daha çok işlevsel biçimde kullanılır. Kişi karşısındakinin ne hissettiğini anlayabilir, ancak bu anlayış çoğu zaman bağ kurmaktan çok kendi ihtiyacını karşılamaya yönelir. Bu ayrıma bilişsel ve duygusal empati farkı denir.

Kapanış

Narsisizmi anlamak, kimin narsist olduğuna karar vermekten daha zor ve daha yararlıdır. Kavram bir etiket olarak kullanıldığında, ilişkideki asıl dinamiği görünmez kılar.

Narsisistik örüntülerin merkezinde, çoğu zaman büyüklük değil kırılganlık bulunur. Kişi kendini büyütmek zorunda kalıyorsa, bu genellikle olduğu hâliyle yeterli olabileceğine dair bir güvenin kurulamamış olmasıyla ilgilidir. Terapi süreci, bu güvenin neden kurulamadığını ve bugün nasıl sürdüğünü anlamak için bir alan açabilir.

Görüşme talepleri ve sorularınız için İletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.

Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Psikoterapi Yaklaşımları Nelerdir?
Psikoterapi Yaklaşımları Nelerdir?
5 Eylül 2021

Psikoterapi yaklaşımları, kişinin yaşadığı duygusal, düşünsel, davranışsal ve...

Devamı
Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?
Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?
10 Ağustos 2024

Psikoterapi ve koçluk arasındaki farkları anlamak, kişisel gelişim, mental sağlık...

Devamı
Duygusal Yeme
Duygusal Yeme
6 Ağustos 2022

Duygusal yeme: Stres, öfke, korku, can sıkıntısı, üzüntü ve yalnızlık gibi...

Devamı
Mikro Aldatma ve İlişkiler
Mikro Aldatma ve İlişkiler
19 Ağustos 2025

Mikro aldatma, fiziksel bir ihanet olmasa da ilişkideki sadakat sınırını zorlayan...

Devamı
Instagram YouTube
  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.

Onayı Yönet
En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Tercihleri görüntüle
  • {title}
  • {title}
  • {title}