Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
featured_image

Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Nedir?

11 Ocak 2026 Yazar: Tuğçe Turanlar İlişkisel Dinamikler 0 Yorum

Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kişinin düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik yoluyla içsel huzursuzluğunu yatıştırmaya çalıştığı bir karakter örgütlenmesidir. Hepimiz işlerimizin düzgün olmasını, evimizin toplu durmasını isteriz. Ancak bazıları için bu bir istekten öte, içsel bir huzursuzluğu dindirmek için başvurulan kaçınılmaz bir zorunluluktur. Eğer hayatınız detaylar arasında kayboluyorsa, “en iyisi” olsun derken hiçbir şeye başlayamıyorsanız, belki de mesele sadece titizlik değildir. Gelin, psikanalitik bir pencereden Obsesif ve Kompulsif kişilik yapısının derinliklerine inelim.

Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Karar Verememe Döngüsü

Bir restoran menüsünde dakikalarca beklemekten, hayatınızı değiştirecek kararları ertelemeye kadar… Karar vermek, aslında bir seçeneği seçerken diğer tüm ihtimalleri elemek ve geride bırakmaktır. Bu yapıdaki bireyler için yanlış karar verme ihtimali o kadar korkutucudur ki, zihin olası bir hatanın yaratacağı suçluluk duygusundan kaçmak için sistemi kilitler. Bir yolu seçmenin, diğer yollardan mahrum kalmak anlamına gelmesi bu kişilerde yas sürecine benzer bir kaygı uyandırabilir.

Genellikle obsesif bireyler bu düşünce döngüsü içinde felç olurken, kompulsif bireyler bu kaygıyı hemen bir eyleme geçerek (aceleyle karar vererek veya bir an önce işe koyularak) dindirmeye çalışırlar.

Duyguların Yalıtılması: Mantığın Kalesine Sığınmak

Bu kişilik yapısının en belirgin savunma mekanizması “yalıtma”dır. Kişi duyguları yok etmez, ancak onları düşüncelerinden ayırır. Bir olayı anlatırken son derece mantıklı ve detaylıdır; ancak ne hissettiği sorulduğunda bir boşluğa düşebilir.

Aslında bu mantığa bürünme çabası, zihnin kontrol edemediği öfke veya suçluluk gibi yoğun duygulardan korunma kalesidir. Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığı için, kişi sadece rasyonel olanı güvenli bulur. İpucu: Eğer biriyle tartışırken sadece “haklı çıkmaya” odaklanıyor ve karşı tarafın duygusal ihtiyacını duymuyorsanız, zihniniz sizi duyguların karmaşasından bu şekilde koruyor olabilir.

Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Kontrol İhtiyacı ve Mükemmeliyetçilik

Obsesif ve kompulsif bireyler için dünya, her an her şeyin ters gidebileceği tekinsiz bir yerdir. Bu belirsizlikle başa çıkmanın yolu, dış dünyayı aşırı derecede kontrol altına almaktır. Eşyaların milimetrik düzeninden, iş süreçlerinin her adımını denetleme arzusuna kadar tüm bu çaba, aslında içsel bir kaygıyı dindirme girişimidir.

Buradaki temel motivasyon genellikle “suçlanamaz” olmaktır. Mükemmeliyetçilik, bu kişiler için bir başarı arzusundan ziyade bir kusursuzluk zırhıdır. “Eğer her şeyi kontrol eder ve kusursuz yaparsam, kimse beni eleştiremez ve bana suç yükleyemez” inancı, kişiyi dışarıdan gelecek saldırılara karşı korur. Ancak bu durum, hem kişiyi hem de çevresindekileri kısıtlayan bir “mikro-yönetim” krizine dönüşebilir.

Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısında Sürekli Suçluluk ve “Meli-Malı” Sesleri

Bu karakter yapısının içinde katı bir “içsel yargıç” (süperego) vardır. Dinlenirken bile “Şu an üretken olmalıydın” gibi suçlayıcı sesler zihninde yankılanır. Bu bireyler için özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda ve bir iş başarıyla tamamlandığında kazanılan kırılgan bir ödüldür.

Bu yapıda, kendini terbiye etme ve aşırı disiplin hali kişiye gizli bir ahlaki üstünlük hissi verir. “Ben diğerleri gibi gevşek değilim, ben kurallara uyarım” düşüncesi, kişinin özsaygısını besleyen ana damarlardan biridir. Bir hata yaptıklarında sadece başarısız olmuş hissetmezler; kendilerini ahlaken “kusurlu” biri olarak görme eğilimindedirler.

Yakın İlişkilerde “Haklı Olma” Tuzağı

Obsesif yapılar, ilişkilerinde farkında olmadan partnerlerini birer “proje” veya “düzeltilmesi gereken bir düzensizlik” olarak görebilirler. Tartışmalar sırasında duygusal bağ kurmak yerine, kimin mantıksal olarak haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak ilişkiyi çıkmaza sokar. Partneri “beni anlamıyorsun” dediğinde, o “neden anladığını” mantıklı argümanlarla açıklamaya başlar; oysa ihtiyaç duyulan şey sadece duygusal bir eşlikçidir.

Sıkça Sorulan Sosular: Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısını Tanıyalım

1. Obsesif Kişilik Yapısı ile Titizlik Arasındaki Fark Nedir?

Titizlik genellikle kişisel bir tercihtir; ancak bu durum işlerinizi bitirmenize engel oluyor, sosyal ilişkilerinizi bozuyor ve esnekliğinizi tamamen yok ediyorsa bir “kişilik örgütlenmesi” halini almış demektir. Karakter yapısı, titizliğin ötesinde bir dünya algılama biçimidir.

2. Obsesif Bireylerde Erteleme Sorunu Neden Olur?

Halk arasında erteleme genellikle tembellik sanılır. Oysa obsesif-kompulsif yapıda erteleme, “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felç durumudur. Kişi hata yapıp suçluluk hissetmektense, işe hiç başlamamayı bilinçaltında daha güvenli bir liman olarak görür.

3. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısının Yakın İlişkilere Etkisi

Duygular kontrol edilemez ve tehdit edici algılanabilir. Bu yüzden sevgiyi bile “görevler, listeler ve sorumluluklar” üzerinden yaşayarak kendinizi güvende hissediyor olabilirsiniz. Partnerlere karşı mesafeli görünmenin sebebi, yakınlığın getirdiği kontrolsüz duygulardan duyulan gizli kaygıdır.

4. OKB ile Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Arasındaki Fark

OKB, genellikle kişinin yaşamına sonradan giren ve anlık ritüellerle (el yıkama, sayma vb.) kendini gösteren bir bozukluktur. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı ise kişinin çocukluktan itibaren geliştirdiği, tüm hayatına yayılan ve genellikle kendisiyle uyumlu (ego-sintonik) bulduğu bir karakter örgütlenmesidir. Ego-sintonik, kişinin bu özelliklerini kendisinin bir parçası olarak görmesi ve bunları bir sorun değil, olması gereken birer gereklilik olarak algılaması durumudur.

5. Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Tedavi Edilebilir mi?

Evet, bu durum kalıcı bir “sorun” değil, esnetilebilen bir karakter yapısıdır. Psikoterapi süreçlerinde, kişinin katı “meli-malı” kuralları yumuşatılabilir ve duygularıyla yeniden bağ kurması sağlanarak yaşam kalitesi artırılabilir.

Kendinize Sormanız Gereken 3 Soru

  1. Bir işi “mükemmel” yapamayacağımı anladığımda o işten tamamen vazgeçiyor muyum?
  2. Dinlenmeye ayırdığım vakitlerde bile “üretken olmalıyım” suçluluğu hissediyor muyum?
  3. Karar verirken mantığımın sesi, duygularımın sesini tamamen bastırıyor mu?

Okuyucu İçin Not: Eğer bu soruların çoğuna “evet” diyorsanız, bu sizin “hatalı” olduğunuzu değil; dünyayı kontrol ederek güvende kalmaya çalışan hassas bir sisteminiz olduğunu gösterir. Bir sonraki yazımızda, bu kontrol ihtiyacının tam zıttı olan, dünyadan geri çekilerek güven arayan Şizoid Kişilik yapısını inceleyeceğiz.

Bu yazı farkındalık içindir; bireysel değerlendirme klinik görüşmeyle yapılır.

Bu yazı hazırlanırken psikanalitik kişilik kuramları esas alınmıştır. Daha ayrıntılı kuramsal çerçeve için bkz.
Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı

Obsesif Kompulsif Bozukluk Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı OKB
1 Like
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Gaslighting: Kökleri ve Psikolojik Manipülasyonun Anatomisi
Gaslighting: Kökleri ve Psikolojik Manipülasyonun Anatomisi
15 Haziran 2024

Gaslighting terimi, ilk olarak İngiliz oyun yazarı Patrick Hamilton'ın 1938...

Devamı
Kırılgan Narsist Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve İlişkilerde Etkileri
Kırılgan Narsist Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve İlişkilerde Etkileri
15 Aralık 2024

Kırılgan narsisizm, kişinin kendilik değerini başkalarının onayına bağladığı,...

Devamı
İlişkilerde Kırmızı Bayraklar
İlişkilerde Kırmızı Bayraklar
9 Ocak 2025

Romantik ilişkiler, bir yanıyla mutluluk ve bağlılık getirirken, diğer...

Devamı
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler
11 Haziran 2022

Madde Bağımlılığı ve İlişkiler Madde bağımlılığını; bağımlılık yapıcı...

Devamı

Instagram

Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gi Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gibi Hissediyoruz?❤️‍🩹

Hayatınızda her şey yolunda giderken aniden bir huzursuzluk çöküyor mu? Sanki bu mutluluğun bir bedeli olacakmış gibi bir tetikte olma hali...
Aslında bu, sinir sisteminizin size bir oyunudur. Eğer kaotik bir ortamda büyüdüyseniz, sinir sisteminiz huzuru “tekinsiz bir boşluk” olarak kodlar. Çünkü sizin için tanıdık olan mutsuzluk, yabancı olan huzurdan daha “güvenli” hissettirir.

🌱Bu döngünün temelinde şunlar olabilir:

* Kaosun Konforu: Zihniniz, ne zaman ne olacağını bildiği o eski huzursuz günleri özler; çünkü krizin içinde nasıl hayatta kalacağınızı biliyorsunuzdur.

* Kontrol Çabası: Dışarıdan gelecek olası bir “darbeyi” bekleyip gerilmek yerine, kendi mutsuzluğunuzu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışırsınız.

* Ebeveyne Bilinçdışı Sadakat: Eğer mutsuz veya acı çeken ebeveynlerle büyüdüyseniz, onlardan daha mutlu olmayı onlara bir “ihanet” gibi hissedebilirsiniz. Onların yaşayamadığı o huzurlu hayatı yaşamak, bilinçdışında bir suçluluk duygusu yaratarak sizi yeniden tanıdık olan o mutsuz zemine çekebilir.

🌱Huzura tahammül etmek, sinir sistemine bu sessizliğin güvenli olduğunu ve mutlu olmanın bir suç olmadığını yeniden öğretmekle başlar.

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve makalenin tamamını okumak için web sitemdeki yazıyı inceleyebilirsiniz: tugceturanlar.com 👩🏻‍💻

Not: Psikolojiye dair farkındalık notları, hazırladığım kendi kendine yardım araçları ve topluluğa özel içerikler için “Seans Odası Sakinleri” Telegram kanalına katılabilirsiniz. Terapi sürecini desteklemek ya da bireysel içsel yolculuğuna eşlik etmek isteyen herkes bu alana davetlidir. Katılım için gerekli bağlantıya profilimden ulaşılabilir.

#psikoloji #psikoterapi
Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • İlişkisel Örüntüler
  • Bağlanma ve Yakınlık Sorunları
  • Travma ve Psikolojik İzler
  • Kişilik Yapıları
  • İçsel Çatışmalar ve Anlam Arayışı
  • Kaygı, Kontrol ve Aşırı Düşünme
  • Rüyalar ve Bilinçdışı Süreçler

Son Eklenenler

  • Tekrarlayan Rüyalar Neden Görülür? Bilinçdışının Israrı
  • Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
  • Sosyal Kaygı: Görülme Korkusuna Analitik Bir Bakış
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz