Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
featured_image

Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek

27 Ocak 2026 Yazar: Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Psikoloji 0 Yorum

Her Şey Yolundayken Neden Kendimi Mutsuz Hissediyorum?

Her şey yolundayken mutsuz hissetmek, genellikle kişinin içsel huzuru bir tehdit veya yabancı bir durum olarak algılamasıyla ilişkili psikolojik bir savunma mekanizmasıdır. Klinik perspektiften bu durum; erken dönem bağlanma modelleri, bilinçdışı suçluluk duyguları ve kişinin alışık olduğu “kaos” ortamına geri dönme eğilimi olan kendini sabote etme süreçleriyle açıklanabilir. Birey, huzurlu anlarda farkında olmadan kaygı düzeyini artırarak bildiği duygusal zemine geri dönmeye çalışıyor olabilir.

İçsel Huzur Bazı İnsanlar İçin Neden Kaygı Vericidir?

Birçok kişi için kaosun içindeki zorluklar tanıdık ve yönetilebilirken, huzurun sessizliği tekinsiz bir boşluk gibi hissedilebilir. “İşler yolundayken neden huzursuz oluyorum?” sorusunun yanıtı, genellikle sinir sisteminin güvenliği nasıl tanımladığıyla ilgilidir. Literatürde bu durum şu dinamiklerle ilişkilendirilir:

  • Felaket Beklentisi ve Kontrol Çabası: Kişi, mutluluğun mutlaka bir bedeli olacağına dair köklü bir inanca sahip olabilir. “Bu kadar iyiliğin sonu kötü biter” düşüncesiyle, dış dünyadan gelecek olası bir darbeyi beklemek yerine, kendi mutsuzluğunu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışır.
  • Duygusal Aşinalık (Tanıdık Güven): Eğer gelişim döneminde sinir sistemi sürekli bir kriz, belirsizlik veya reddedilme ortamına maruz kalmışsa, huzur “yabancı” ve dolayısıyla “tehlikeli” bir kavram haline gelir. Kaos, bu bireyler için ne zaman ne olacağının öngörülebildiği bir konfor alanıdır.
  • Bilinçdışı Suçluluk Duygusu: Başarıya veya mutluluğa ulaşmak, bazı kuramsal yaklaşımlara (özellikle psikanalitik ekol) göre geçmişteki mutsuz bir aile üyesine “ihanet etmek” gibi deneyimlenebilir. Kişi, o figüre olan sadakatini sürdürmek adına mutluluğu reddedebilir.

Kendini Sabote Etme Süreçleri Nasıl İşler?

Kendini sabote etme psikolojisi, bireyin bilinçli olarak arzuladığı hedeflere, bilinçdışı korkuları nedeniyle ulaşamaması durumunu ifade eder. Bu mekanizma, kişiyi olası hayal kırıklıklarından korumak için devreye giren ancak uzun vadede potansiyeli kısıtlayan bir savunmadır. Klinik gözlemlerde bu süreçler şu şekillerde belirginleşir:

  1. Başarıyı Erteleme ve Dağılma: Önemli bir fırsat yakalandığında dikkatin kasıtlı olmayarak dağılması.
  2. Destek Mekanizmalarını Devre Dışı Bırakma: İnsanların yardım tekliflerini geri çevirip, ardından yalnızlık ve kurban rolü döngüsüne girme.
  3. Yıkıcı İlişki Dinamikleri: Yakınlık ve bağlılık arttığında, mesafeyi korumak adına çatışma yaratma eğilimi.

Mazoşistik Karakter Örgütlenmesi Ne Anlama Gelir?

Klinik literatürde mazoşistik kişilik özellikleri, fiziksel acıdan ziyade, duygusal acıyı bir iletişim dili ve savunma stratejisi olarak kullanmayı ifade eder. Bu yapıdaki bireyler için acı çekmek, aslında bir hayatta kalma ve ötekiyle bağ kurma yoludur.

Bu yapının temel savunmaları şunlardır:

  • İçe Atım: Çevredeki olumsuzlukları kendi hatası gibi içselleştirme.
  • Ahlaki Üstünlük Arayışı: Yaşanan haksızlıklar üzerinden bir “ahlaki otorite” kazanma çabası.
  • Yansıtmalı Özdeşim: Çevreyi kendisine kızmaya veya acımaya zorlayarak “Kimse beni anlamıyor” inancını doğrulama.

“Toksik” İlişkiler ve Kurban Rolü Arasındaki Bağlantı Nedir?

Popüler kültürde “toksik” olarak adlandırılan ilişkiler, klinik açıdan genellikle “disfonksiyonel” veya “yıpratıcı” döngüler olarak tanımlanır. Bu döngülerde kurban rolünü üstlenmek, kişinin kendi içindeki yetersizlik ve suçluluk duygularını dindirme çabasının bir uzantısı olabilir. Kişi, partnerinin sergilediği olumsuz tutumlara katlanmayı bir “dayanıklılık testi” veya “vazgeçilmezlik kanıtı” olarak görebilir. Ancak bu durum, öz-yıkıcı bir süreci beraberinde getirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sağlıklı Fedakarlık ile Mazoşizm Arasındaki Fark Nedir?

Sağlıklı fedakarlık, kişinin kendi sınırlarını ve ihtiyaçlarını koruyarak, ortak bir amaç uğruna ve gönüllü yaptığı bir eylemdir. Mazoşistik yapıda ise fedakarlık bir “ilişkiyi sürdürme garantisi” gibidir. Kişi, acı çekmediği takdirde terk edileceğine veya cezalandırılacağına inanır; bu nedenle fedakarlık sonucunda gizli bir öfke ve tükenmişlik hisseder.

Mutluluk Neden Bazen Suçluluk Duygusu Yaratır?

Buna klinik literatürde “başarı nevrozu” veya “bilinçdışı sadakat” denebilir. Eğer kişi, geçmişinde mutsuz olan ebeveynlerine veya bakım verenlerine karşı derin bir empati ve özdeşim geliştirmişse, onlardan daha mutlu olmayı bilinçdışı düzeyde bir “ihanet” olarak algılayabilir. Mutsuzluk, bu kişiler için geçmişteki bağlarını korumanın güvenli bir yoludur.

Kendini Sabote Etme Döngüsünden Kurtulmak Mümkün müdür?

Evet, ancak bu süreç sabır ve profesyonel rehberlik gerektirir. Psikoterapi süreci, bu savunma mekanizmalarının (sabotajın) başlangıçta kişiyi hangi “hayali tehlikeden” koruduğunu anlamayı sağlar. Farkındalık arttıkça ve sinir sistemi huzuru güvenli olarak kodlamaya başladıkça, bu otomatik tepkiler yerini daha sağlıklı baş etme yöntemlerine bırakır.

Huzursuzluk Hissiyle Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Her şey yolundayken mutsuz hissetmekle baş etmek, öncelikle bu duygunun bir “tehlike sinyali” olmadığını fark etmekle başlar.

  • Duyguyu Gözlemleyin: Kaygı yükseldiğinde, bunun o anki gerçeklikle mi yoksa geçmiş bir alışkanlıkla mı ilgili olduğunu ayırt etmeye çalışın.
  • Huzura Tahammül Etmeyi Öğrenin: İyi giden şeylerin yarattığı o “boşluk” hissiyle eyleme geçmeden kalabilmek, sinir sistemini regüle etmek için önemlidir.
  • Profesyonel Destek Alın: Bu döngülerle çalışırken; düşünce kalıplarını değiştirmede güçlü kanıtları olan Bilişsel Davranışçı Terapi, kronik şemaları ele alan Şema Terapi veya kökenleri anlamada yaygın kabul gören Psikodinamik yaklaşımlar klinik uygulamada güvenle tercih edilmektedir.

Kaynakça ve Not: Bu içerik Nancy McWilliams‘ın Psikanalitik Tanı eserindeki karakter yapıları üzerine yaptığı klinik gözlemler ve genel psikoloji literatürü referans alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi süreçleri için mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır.

başarı nevrozu bilinçdışı suçluluk kurban rolü Mutluluk Korkusu Nancy McWilliams psikanalitik tanı Psikodinamik Psikoterapi savunma mekanizmaları Şema Terapi toksik ilişki dinamikleri
Önceki

İlgili Makaleler

Çocuk – Ebeveyn Güç Çatışması
Çocuk – Ebeveyn Güç Çatışması
27 Mart 2022

Çocuk - Ebeveyn Güç Çatışması: Kazan kaybet yaklaşımı ebeveynlerin zaman zaman...

Devamı
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?
12 Mart 2022

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi...

Devamı
Maladaptive Daydreaming – Aşırı Hayal Kurmak Bir Hastalık mı?
Maladaptive Daydreaming – Aşırı Hayal Kurmak Bir Hastalık mı?
9 Ekim 2025

Hayalleriniz Hayatınızı Kontrol mü Ediyor? Saatlerce, hatta günün büyük bir...

Devamı
Freud Okuma Listesi
Freud Okuma Listesi
9 Şubat 2022

Sigmund Freud'un devasa külliyatı, hem psikoloji meraklıları hem de uzmanlar için...

Devamı

Instagram

Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dı Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dış koşulları değiştiremeyeceği için hayatta kalma stratejisi olarak çoğu zaman suçu kendine yükler. Bu durum, “kontrol yanılsaması” yaratarak çaresizlik duygusunu hafifletir. Ancak çocuklukta geliştirilen bu mekanizma, yetişkinlikte de ilişkilerde kendini gösterir: partneri yüceltmek, sürekli özür dilemek ya da terk edilme korkusu yaşamak gibi örüntüler bu geçmiş stratejinin izleridir.

Bu durum özellikle kaygılı bağlanma eğiliminde ve narsisistik ilişkilerde çok görülür ❤️‍🩹

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • Narsisizm
  • İstismar ve Manipülasyon
  • Bağlanma Stilleri
  • Psikodinamik Terapi
  • EMDR
  • Şema Terapi
  • Gottman Çift Terapisi

Son Eklenenler

  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı
  • Sosyal Fobi Nedir?
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?
  • Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Nedir?
  • Aşırı düşünmeyi (overthinking) nasıl durdurabilirim?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz