<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bağımlılık arşivleri - Tuğçe Turanlar</title>
	<atom:link href="https://www.tugceturanlar.com/tag/bagimlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Uzman Klinik Psikolog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Sep 2025 06:43:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.tugceturanlar.com/wp-content/uploads/2021/09/cropped-psikoloji-32x32.png</url>
	<title>Bağımlılık arşivleri - Tuğçe Turanlar</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Duygusal Bağımlılık: İçsel Özgürlüğünüzü Geri Kazanın</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/duygusal-bagimlilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 07:52:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bireysel psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Psikodinamik Psikoterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duygusal bağımlılık, bireyin kendini tamamlanmış hissetmek için belirli duygulara ya da ilişkilere bağımlı hale gelmesidir. Bu bağımlılık genellikle çözülmemiş duygusal yaralardan, karşılanmamış ihtiyaçlardan ya da çocukluktan gelen davranış kalıplarından kaynaklanır. Duygusal bağımlılıktan kurtulmak, bu bağımlılığın doğasını anlamayı, etkilerini fark etmeyi ve duygusal bağımsızlık ile içsel şifaya yönelik bilinçli adımlar atmayı gerektirir. Bu yazıda, duygusal bağımlılığın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/duygusal-bagimlilik/">Duygusal Bağımlılık: İçsel Özgürlüğünüzü Geri Kazanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duygusal bağımlılık, bireyin kendini tamamlanmış hissetmek için belirli duygulara ya da ilişkilere bağımlı hale gelmesidir. Bu bağımlılık genellikle çözülmemiş duygusal yaralardan, karşılanmamış ihtiyaçlardan ya da çocukluktan gelen davranış kalıplarından kaynaklanır. Duygusal bağımlılıktan kurtulmak, bu bağımlılığın doğasını anlamayı, etkilerini fark etmeyi ve duygusal bağımsızlık ile içsel şifaya yönelik bilinçli adımlar atmayı gerektirir.</p>
<p>Bu yazıda, duygusal bağımlılığın ne olduğunu, nedenlerini, belirtilerini ve bundan kurtulmanın yollarını ele alacağız.</p>
<hr />
<h4><strong>Duygusal Bağımlılık Nedir</strong></h4>
<p>Duygusal bağımlılık, bireyin belirli duygusal deneyimleri bilinçsizce tekrar aradığı bir döngüyü ifade eder. Bu deneyimler zarar verici ya da yıkıcı olsa bile, birey kendini bu duygulara çekilmiş hisseder. Örneğin, bazı kişiler çatışma, reddedilme ya da drama dolu ilişkilere sürekli çekilir çünkü bu duygular onlara tanıdık gelir ve geçmişten gelen köklü bir duygusal kalıbı yeniden güçlendirir.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/madde-bagimliligi-ve-iliskiler/">Madde bağımlılığından</a> farklı olarak, duygusal bağımlılık dışsal bir madde yerine içsel deneyimlere dayanır. Çoğu zaman geçmiş travmalar ya da karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarla bağlantılıdır.</p>
<hr />
<h4><strong>Duygusal Bağımlılık Belirtileri</strong></h4>
<p>Duygusal bağımlılıkla mücadele ettiğinizi gösteren bazı yaygın belirtiler şunlardır:</p>
<ol>
<li><strong>Zararlı Kalıpların Tekrarı:</strong> Sürekli olarak duygusal acıya neden olan ilişkilere ya da durumlara çekilmek.</li>
<li><strong>Aşırı Bağlılık:</strong> Terk edilme korkusu ya da sürekli başkalarından onay bekleme ihtiyacı.</li>
<li><strong>Duygusal Yükseliş ve Düşüşler:</strong> Pozitif ya da negatif, yoğun duyguları arzulamak.</li>
<li><strong>Yalnızlıkla Baş Edememek:</strong> Başkalarının onayı olmadan rahat ya da tatmin olmuş hissedememek.</li>
<li><strong>Kırmızı Bayrakları Görmezden Gelmek:</strong> Sağlıksız ilişkilere zararını bildiğiniz halde devam etmek.</li>
</ol>
<hr />
<h4><strong>Duygusal Bağımlılıktan Kurtulmanın Yolları</strong></h4>
<ol>
<li><strong>Kalıbı Fark Edin</strong><br />
İlk adım, duygusal bağımlılığı fark etmek ve kabul etmektir. İlişkilerinizi ve duygusal deneyimlerinizi gözden geçirin. Sürekli çatışma, reddedilme ya da ihtiyaç hissi gibi tekrar eden temalar var mı? Bu kalıpları tespit etmek değişim için temel bir adımdır.</li>
<li><strong>Kök Nedenleri Anlayın</strong><br />
Duygusal bağımlılık genellikle çocuklukta yaşanan ihmal, terk edilme ya da duygusal güven eksikliğinden kaynaklanır. Terapinin ya da öz farkındalığın yardımıyla bu kökenleri keşfedebilir ve bağımlılıklarınıza anlam kazandırabilirsiniz.</li>
<li><strong>Duygusal Farkındalık Geliştirin</strong><br />
Farkındalık uygulamaları yaparak, duygusal tetikleyicilerinizi yargılamadan gözlemleyin. Eski kalıplara çekildiğinizi fark ettiğinizde, farklı bir seçim yapma gücünüz olduğunu hatırlayın.</li>
<li><strong>Duygusal Bağımsızlık İnşa Edin</strong><br />
Kendilik değerini dışsal onaya dayandırmadan geliştirin. Size mutluluk ve tatmin getiren hobiler, öz bakım rutinleri ya da yeni becerilerle dolu bir yaşam oluşturun. Amaç, başkalarına bağımlı olmadan anlamlı bir yaşam yaratmaktır.</li>
<li><strong>Sağlıklı Sınırlar Belirleyin</strong><br />
Duygusal bağımlılığı sürdüren ilişkilere ya da durumlara “hayır” demeyi öğrenin. Sınır koymak, duygusal enerjinizi korur ve daha sağlıklı etkileşimler için alan yaratır.</li>
<li><strong>Profesyonel Destek Alın</strong><br />
Bir terapistle çalışmak, duygusal bağımlılığı kırmada son derece değerli olabilir. <strong>EMDR</strong> ya da <b><a href="https://www.tugceturanlar.com/psikodinamik-psikoterapi/">Psikodinamik Psikoterapi</a>, <a href="https://www.tugceturanlar.com/sema-terapi/">Şema Terapi </a></b>gibi yöntemler, derin yaraları ele alarak olumsuz kalıpları yeniden şekillendirebilir.</li>
<li><strong>Sağlıklı İlişkilerle Çevrenizi Sarın</strong><br />
Büyümenizi destekleyen ve sınırlarınıza saygı duyan insanlarla bir arada olun. Sağlıklı ilişkiler, duygusal bağımlılıktan kurtulmanız için gerekli olan dengeyi ve desteği sağlar.</li>
<li><strong>Kendinize Şefkat Gösterin</strong><br />
Bu süreç boyunca kendinize karşı nazik olun. Duygusal bağımlılığı aşmak zordur ve ilerlemenizi takdir etmek, küçük zaferleri kutlamak önemlidir.</li>
</ol>
<hr />
<h4><strong>Terapinin Duygusal Bağımlılıktaki Rolü</strong></h4>
<p>Terapiler, duygusal bağımlılığı besleyen kalıpları anlamanıza ve çözmenize yardımcı olabilir. <strong>Psikodinamik terapi</strong>, bağımlılığınızın bilinçdışı kökenlerine inerken, <strong>bilişsel-davranışçı terapi (BDT)</strong> olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmek için araçlar sunar. Ayrıca, <strong>mindfulness tabanlı yaklaşımlar</strong> duygusal tetikleyicilere daha sağlıklı bir şekilde yanıt vermenizi öğretir.</p>
<hr />
<h4><strong>Sonuç</strong></h4>
<p>Duygusal bağımlılıktan kurtulmak, duyguları bastırmak değil, onları anlamak ve iyileştirmekle ilgilidir. Bu, öz farkındalık, öz şefkat ve kişisel gelişim yolculuğudur. Zararlı kalıplardan kurtulup duygusal bağımsızlık geliştirdikçe, içsel özgürlüğün ve tatminin sizi nasıl bulduğunu göreceksiniz.</p>
<p>İlk adımı atmaya hazırsanız, uzman bir terapistten <a href="https://www.doktortakvimi.com/tugce-turanlar/psikoloji/mugla?utm_id=278226&amp;utm_source=widget-doctor-278226&amp;utm_medium=big-with-opinion&amp;utm_campaign=&amp;utm_content=#highlight-calendar">destek almayı</a> düşünebilirsiniz. Unutmayın, şifa bir süreçtir ve atılan her küçük adım sizi özgürlüğünüze biraz daha yaklaştırır.</p>
<hr />
<p>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/yulepsikoloji/">Yule Psikoloji</a></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Carnes, P. (2018). <em>The Betrayal Bond: Breaking Free of Exploitive Relationships</em>. Health Communications, Inc.</li>
<li>Levine, A., &amp; Heller, R. (2010). <em>Attached: The New Science of Adult Attachment and How It Can Help You Find &#8211; and Keep &#8211; Love</em>. Penguin Publishing Group.</li>
<li>Van der Kolk, B. (2014). <em>The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma</em>. Viking.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/duygusal-bagimlilik/">Duygusal Bağımlılık: İçsel Özgürlüğünüzü Geri Kazanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kumar Bağımlılığı Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/kumar-bagimliligi-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Nov 2024 13:53:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kumar Bağımlılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kumar bağımlılığı, bireylerin hayatını ciddi şekilde etkileyen, kontrolsüz kumar oynama davranışı ile karakterize edilen bir bozukluktur. DSM-5’te “Madde ile İlişkili Olmayan Bozukluklar” kategorisinde yer alması, bu durumun bağımlılık spektrumunda değerlendirildiğini göstermektedir. Bu yazıda kumar bağımlılığının belirtilerinden, nedenlerinden ve tedavi yöntemlerinden detaylı bir şekilde bahsedilecektir. Kumar Bağımlılığı Nedir? &#160; Kumar bağımlılığı, bireylerin kumar oynama davranışını kontrol [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/kumar-bagimliligi-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir/">Kumar Bağımlılığı Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kumar bağımlılığı, bireylerin hayatını ciddi şekilde etkileyen, kontrolsüz kumar oynama davranışı ile karakterize edilen bir bozukluktur. <strong>DSM-5’te “Madde ile İlişkili Olmayan Bozukluklar” kategorisinde yer alması</strong>, bu durumun bağımlılık spektrumunda değerlendirildiğini göstermektedir. Bu yazıda kumar bağımlılığının belirtilerinden, nedenlerinden ve tedavi yöntemlerinden detaylı bir şekilde bahsedilecektir.</p>
<h4><strong>Kumar Bağımlılığı Nedir?</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı, bireylerin kumar oynama davranışını kontrol edemediği, bu nedenle sosyal, mesleki ve ailevi alanlarda ciddi işlev kaybına neden olan bir bağımlılık türüdür. Diğer bağımlılıklar gibi, kumar bağımlılığı da kronik, tekrarlayan bir seyir izler ve bireylerin kendi başlarına bu durumdan kurtulmaları genellikle zordur.</p>
<p>DSM-5’e göre kumar bağımlılığının tanı ölçütleri arasında şunlar bulunur:</p>
<ul>
<li><strong>Dürtü kontrolü kaybı:</strong> Kumar oynama davranışını kontrol edememe,</li>
<li><strong>Tolerans geliştirme:</strong> Daha fazla heyecan hissi için artan miktarlarda parayla kumar oynama ihtiyacı,</li>
<li><strong>Yoksunluk belirtileri:</strong> Kumar oynayamadığında huzursuzluk ve sinirlilik,</li>
<li><strong>Sosyal ve mesleki kayıplar:</strong> Kumar oynama nedeniyle işten veya aile ilişkilerinden kopma,</li>
<li><strong>Maddi kayıpların telafisi:</strong> Kaybedilen parayı geri kazanma çabası (kayıpları kovalamak).</li>
</ul>
<p>Bu ölçütlerden en az dördünün bulunması, kumar bağımlılığı tanısı için yeterlidir.</p>
<h4><strong>Kumar Bağımlılığının Epidemiyolojisi</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı, toplumun %0,1 ile %2,7’sinde görülmektedir. <strong>Risk faktörleri</strong> arasında şunlar yer alır:</p>
<ul>
<li>Erkek cinsiyet,</li>
<li>Genç yaş,</li>
<li>Düşük sosyoekonomik düzey,</li>
<li>Psikiyatrik eş tanılar (örneğin, depresyon, anksiyete),</li>
<li>Olumsuz çocukluk deneyimleri.</li>
</ul>
<p>Kadınlar genellikle kumar davranışını kişisel sorunlardan kaçış amacıyla sergilerken, erkekler stratejik oyunlara ve daha yüksek risk içeren kumar türlerine yönelme eğilimindedir. Ayrıca, kumar bağımlılığı olan bireylerin intihar riski, genel nüfusa kıyasla önemli ölçüde daha yüksektir.</p>
<h4><strong>Kumar Bağımlılığının Nedenleri</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenleri daha ayrıntılı inceleyelim:</p>
<p><strong>Biyolojik Faktörler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Dopamin ve serotonin sistemleri:</strong> Beyindeki ödül mekanizmalarını etkileyen bu nörotransmitterlerin düzensizliği, kumar bağımlılığını tetikleyebilir.</li>
<li><strong>Genetik yatkınlık:</strong> Kumar bağımlılığı olan bireylerin birinci derece akrabalarında bu tür davranışların görülme sıklığı daha yüksektir.</li>
</ul>
<p><strong>Psikolojik Faktörler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Bilişsel çarpıtmalar:</strong> Kumar oynayan bireyler genellikle “şans döngüsü” veya “kayıpları kovalamak” gibi irrasyonel düşüncelere sahiptir.</li>
<li><strong>Dürtüsellik:</strong> Riskli kararlar alma ve ani dürtülere karşı koyamama eğilimi, kumar bağımlılığı ile ilişkilidir.</li>
</ul>
<p><strong>Çevresel Faktörler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Erişim kolaylığı:</strong> Kumar oynama imkanlarının yaygın olduğu bölgelerde bağımlılık riski daha yüksektir.</li>
<li><strong>Sosyal etkiler:</strong> Aile veya arkadaş çevresinde kumar oynama davranışının yaygın olması bağımlılığı artırabilir.</li>
</ul>
<h4><strong>Tedavi Yöntemleri</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı tedavisinde kullanılan yöntemler, bireyin ihtiyaçlarına ve bağımlılık düzeyine göre değişiklik gösterebilir. Bu yöntemler arasında farmakoterapi, psikoterapi ve bireyin kendi kendine baş etme mekanizmalarını geliştirebileceği yöntemler yer alır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Farmakoterapi</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Opioid Reseptör Antagonistleri:</strong> Naltrekson ve nalmefen gibi ilaçlar, kumar oynama dürtüsünü baskılayarak bireyin bağımlılık döngüsünü kırmasına yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>SSRI’lar (Selektif Serotonin Geri Alım İnhibitörleri):</strong> Depresyon ve anksiyete gibi eşlik eden rahatsızlıklarda yarar sağlayabilir.</li>
<li><strong>Lityum ve Diğer Glutamaterjik İlaçlar:</strong> Bipolar bozukluk gibi eşlik eden durumlarda kullanılabilir.</li>
<li><strong>Antipsikotikler:</strong> Aşırı dürtüsellik veya kontrol kaybı yaşayan bireylerde yardımcı olabilir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Psikoterapi Yöntemleri</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Psikoterapi, kumar bağımlılığı tedavisinde en etkili yöntemlerden biridir. Farklı terapi yaklaşımları bireyin bağımlılık davranışlarını anlamasına ve değiştirmesine yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):</strong></p>
<p>BDT, kumar bağımlılığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bireyin kumar davranışını sürdüren irrasyonel düşünceleri (örneğin, “Bir sonraki elde kazanacağım” gibi) tanımlamasına ve bu düşünceleri değiştirmesine odaklanır. Ayrıca, bireyin stresle başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/motivasyonel-gorusme/"><strong> Motivasyonel Görüşme (MG):</strong></a></p>
<p>Değişim motivasyonunu artırmaya odaklanan bu terapi yöntemi, özellikle değişime direnci olan bireylerde etkili olabilir. Bireyin kumar oynamayı bırakma isteğini güçlendirir.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/online-emdr-terapisi/"><strong> EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme):</strong></a></p>
<p>EMDR terapisi, özellikle travma ve stresle ilişkili kumar bağımlılığı vakalarında etkili bir yöntemdir. Kumar bağımlılığı genellikle geçmişteki duygusal travmalarla ilişkili olabileceğinden, EMDR, bireyin bu travmalarını yeniden işlemesine ve tetikleyici durumlara karşı duyarsızlaşmasına yardımcı olabilir.</p>
<ul>
<li>EMDR, bağımlılığın altında yatan stresörleri hedef alır. Örneğin, bir bireyin kumara başlama nedeni travmatik bir kayıp veya yoğun duygusal stres olabilir. Bu terapiyle, birey bu travmayı yeniden işleyecek ve kumar dürtüsüne karşı dayanıklılık geliştirecektir.</li>
<li>EMDR ayrıca bağımlılık döngüsüne katkıda bulunan olumsuz inançları (“Yetersizim,” “Başarısızım”) yeniden çerçeveleyerek bireyin özgüvenini artırabilir.</li>
</ul>
<p><strong><a href="https://www.tugceturanlar.com/sema-terapi/"> Şema Terapi</a>:</strong></p>
<p>Kumar bağımlılığına yol açabilecek duygusal ve davranışsal örüntüleri ele alır. Özellikle “duygusal yoksunluk” veya “başarısızlık” gibi temel şemalar üzerinde çalışarak bireyin bağımlılık davranışını sürdüren duygusal ihtiyaçlarını anlamasına yardımcı olur.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/grup-terapisi/"><strong> Grup Terapisi:</strong></a></p>
<p>Bireylerin benzer deneyimler yaşayan kişilerle etkileşim kurmasını sağlar. Grup desteği, yalnızlık hissini azaltır ve bireylerin tedavi sürecine bağlı kalmasını teşvik eder.</p>
<p><strong> Aile Terapisi:</strong></p>
<p>Kumar bağımlılığı, bireyin aile dinamiklerini de etkiler. Aile terapisinde, aile üyeleri bağımlılık davranışının etkilerini anlamaya ve bireye destek olmaya odaklanır.</p>
<p><strong> Diyalektik Davranış Terapisi (DDT):</strong></p>
<p>Bu terapi, dürtü kontrol sorunları üzerinde çalışır ve bireye duygusal regülasyon becerileri kazandırır. Özellikle, bireyin stresle başa çıkmasını ve kumar oynama dürtüsüne direnmesini sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Kumar Bağımlılığı ile Kendi Kendine Baş Etme Yöntemleri</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireylerin tedavi sürecine ek olarak kendi kendine uygulayabileceği yöntemler de iyileşme sürecinde önemlidir:</p>
<p><strong>Tetikleyicilerden Uzak Durun:</strong></p>
<p>Kumar dürtüsünü tetikleyen yerlerden, kişilerden veya durumlardan kaçının. Örneğin, kumar mekanlarından uzak durmak veya kumarla ilgili sosyal çevreyi değiştirmek önemlidir.</p>
<p><strong>Sağlıklı Alışkanlıklar Geliştirin:</strong></p>
<p>Egzersiz, meditasyon, hobi edinme gibi aktiviteler, stresle başa çıkmayı ve kumar dürtüsünü kontrol etmeyi kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Finansal Sorumluluğu Devredin:</strong></p>
<p>Mali kaynaklarınızı bir aile üyesine veya güvendiğiniz bir kişiye devrederek kumar oynamayı engelleyebilirsiniz. Ayrıca, kumar sitelerine erişimi sınırlandıran uygulamaları kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Günlük Tutun:</strong></p>
<p>Kumar oynama isteğinizi tetikleyen durumları yazın ve bunlarla başa çıkmak için kullandığınız yöntemleri kaydedin. Bu, ilerlemenizi görselleştirmenizi sağlar.</p>
<p><strong>Sosyal Destek Alın:</strong></p>
<p>Kendi kendine yardım grupları, bağımlılıkla mücadelede etkili bir destek sağlayabilir.</p>
<p><strong>Alternatif Ödül Sistemleri Kurun:</strong></p>
<p>Kumar yerine hedef odaklı bir ödül sistemi geliştirin. Örneğin, kumar oynamadığınız bir hafta boyunca kendinizi küçük bir ödülle motive edin (örneğin, bir kitap veya sevdiğiniz bir aktivite).</p>
<p><strong>Bilişsel Çalışmalar Yapın:</strong></p>
<p>Kumar bağımlılığına yol açan irrasyonel düşünceleri fark etmeye çalışın. “Bu sefer şans dönecek” gibi düşünceler yerine daha mantıklı değerlendirmeler yapmayı öğrenin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Sonuç</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı, bireylerin yaşamını derinden etkileyen ve çözümü genellikle profesyonel destek gerektiren bir sağlık sorunudur. Tedavi sürecinde <strong>Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)</strong>, güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenen en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu terapi, bireyin irrasyonel düşünce kalıplarını değiştirmesine ve kumar davranışını tetikleyen durumlarla başa çıkmasına yardımcı olur. <strong>EMDR Terapisi</strong>, özellikle bağımlılığın altında yatan travmatik deneyimlerin ele alınmasında etkili bir araçtır ve bağımlılığın tetikleyicilerine karşı bireyin duyarsızlaşmasını sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireysel terapi yöntemlerinin yanı sıra, <strong>Grup Terapisi</strong> gibi destek grupları, sosyal izolasyonu azaltarak bireyin iyileşme sürecine bağlılığını artırabilir. <strong>Motivasyonel Görüşme (MG)</strong> ise, değişim isteği düşük olan bireylerde motivasyonu güçlendiren bir yöntem olarak tedavi sürecine değer katar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tedavi süreci boyunca bireylerin kendi kendine uygulayabileceği yöntemler de önemli bir rol oynar. Tetikleyicilerden uzak durmak, sağlıklı alışkanlıklar geliştirmek, mali sorumluluğu devretmek ve günlük tutmak gibi stratejiler, bireyin bağımlılık davranışını kontrol altına almasına yardımcı olabilir. Ancak, bu yöntemler genellikle profesyonel terapi desteği ile birleştiğinde daha etkili sonuçlar verir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kumar bağımlılığı tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım, bireyin bağımlılık döngüsünü kırmasına, daha sağlıklı bir yaşam sürmesine ve sosyal ilişkilerini yeniden inşa etmesine olanak tanır. Bilimsel kanıtlara dayalı tedavi yöntemlerinin yanı sıra bireysel ve toplumsal farkındalığın artırılması, bu bağımlılığın neden olduğu sağlık ve sosyal sorunların azaltılmasında kritik öneme sahiptir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, bağımlılık bir irade zayıflığı değil, bir sağlık problemidir. Bu nedenle, bireylerin destek aramaktan çekinmemeleri ve toplumun bu süreçte bireylere empati ile yaklaşması, tedavi sürecinin başarısını artıracaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Türkiye’de Destek Grupları</strong></h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’de kumar bağımlılığıyla mücadele eden bireyler için çeşitli destek grupları ve kurumlar bulunmaktadır:</p>
<ul>
<li><strong>Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM):</strong> YEDAM, kumar bağımlılığı konusunda ücretsiz psikolojik ve sosyal destek hizmetleri sunmaktadır. Ayrıca, ailelere yönelik bilgilendirme ve destek programları da düzenlemektedir. (<a href="https://www.yedam.org.tr/kumar-bagimliligi">Yedam</a>)</li>
<li><strong>Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM):</strong> TBM, bağımlılıklarla mücadelede farkındalık oluşturmak amacıyla eğitim programları ve kaynaklar sunmaktadır. (<a href="https://tbm.org.tr/">TBM</a>)</li>
</ul>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/hakkimda/"><em>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</em></a></p>
<p><em>Yule Psikoloji</em></p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<ol>
<li>Çakmak, S., &amp; Tamam, L. (2018). Kumar Oynama Bozukluğu: Genel Bir Bakış. <em>Bağımlılık Dergisi – Journal of Dependence.</em></li>
<li>American Psychiatric Association. (2013). <em>Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5).</em></li>
<li>Potenza, M. N. (2014). Gambling disorder. <em>JAMA Psychiatry.</em></li>
<li>Shapiro, F. (2001). <em>Eye Movement Desensitization and Reprocessing: Basic Principles, Protocols, and Procedures.</em></li>
<li>Kim, S. W., &amp; Grant, J. E. (2001). Pharmacotherapy for pathological gambling. <em>CNS Drugs.</em></li>
<li>Grant, J. E., &amp; Potenza, M. N. (2006). Pathological gambling: Clinical and neurobiological features. <em>American Journal of Psychiatry.</em></li>
<li>Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM). (n.d.). Kumar bağımlılığı hakkında bilgi ve destek. <em>https://yedam.org.tr</em></li>
<li>Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM). (n.d.). <em>https://tbm.org.tr</em></li>
</ol>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/kumar-bagimliligi-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir/">Kumar Bağımlılığı Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dopamin Nedir</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/dopamin-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jun 2024 07:06:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[Nörobilim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dopamin, beynimizdeki sinir hücreleri arasında sinyaller taşıyan önemli bir nörotransmitterdir. Beynin ödül ve motivasyon sistemlerinde kritik bir rol oynar ve bu sistemlerin işleyişi için gereklidir. Dopaminin işlevleri arasında şunlar bulunur: Ödül ve Zevk: Ödül ve zevk alma duygularını tetikler. Hoşumuza giden bir şey yaptığımızda (örneğin, lezzetli bir yemek yemek, başarılı bir iş yapmak), beynimiz dopamin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/dopamin-nedir/">Dopamin Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="flex flex-grow flex-col max-w-full">
<div class="min-h-[20px] text-message flex flex-col items-start whitespace-pre-wrap break-words [.text-message+&amp;]:mt-5 juice:w-full juice:items-end overflow-x-auto gap-2" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="0d67e932-a9aa-4a53-85e3-4c77659a96e2">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 juice:empty:hidden juice:first:pt-[3px]">
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p><strong>Dopamin</strong>, beynimizdeki sinir hücreleri arasında sinyaller taşıyan önemli bir nörotransmitterdir. Beynin ödül ve motivasyon sistemlerinde kritik bir rol oynar ve bu sistemlerin işleyişi için gereklidir. Dopaminin işlevleri arasında şunlar bulunur:</p>
<ol>
<li><strong>Ödül ve Zevk:</strong> Ödül ve zevk alma duygularını tetikler. Hoşumuza giden bir şey yaptığımızda (örneğin, lezzetli bir yemek yemek, başarılı bir iş yapmak), beynimiz dopamin salgılar ve bu bizi motive eder.</li>
<li><strong>Motivasyon:</strong> Motivasyon ve hedefe yönelik davranışları yönlendirmede önemlidir. Bir hedefe ulaşmak için çalıştığımızda, dopamin bizi bu hedefe ulaşmaya teşvik eder.</li>
<li><strong>Hareket Kontrolü:</strong> Motor kontrol ve hareketlerin koordinasyonunda da görev alır. Parkinson hastalığı gibi bazı nörolojik bozukluklar, dopamin seviyelerindeki dengesizliklerden kaynaklanır.</li>
<li><strong>Öğrenme ve Hafıza:</strong> Öğrenme süreçlerinde ve bellek oluşumunda önemli bir rol oynar. Özellikle ödül ile ilişkili öğrenmede dopaminin etkisi büyüktür.</li>
</ol>
<h3>Dopaminin Çalışma Mekanizması</h3>
<p>Dopamin, beyindeki belirli bölgelerden salgılanır ve sinir hücreleri arasındaki sinapslara yayılır. Bu süreç, belirli bir olayın ya da davranışın ödüllendirici olup olmadığını beyin tarafından değerlendirilmesini sağlar. Dopaminin etkilediği ana beyin bölgeleri şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Ventral Tegmental Alan (VTA):</strong> Dopamin salgısının başladığı bölgedir.</li>
<li><strong>Nucleus Accumbens:</strong> Ödül ve motivasyon ile ilgili dopamin sinyallerinin alındığı bölgedir.</li>
<li><strong>Prefrontal Korteks:</strong> Karar verme, planlama ve sosyal davranışların düzenlenmesinde dopaminin etkili olduğu bölgedir.</li>
</ul>
<h3>Dopamin ve Bağımlılık</h3>
<p>Dopamin, aynı zamanda <a href="https://www.tugceturanlar.com/madde-bagimliligi-ve-iliskiler/">bağımlılık</a> süreçlerinde de kritik bir rol oynar. Bağımlılık yaratan maddeler (örneğin, alkol, uyuşturucu) ve davranışlar (örneğin, kumar, sosyal medya kullanımı) dopamin seviyelerinde ani artışlara neden olur. Bu durum, beynin ödül sistemini aşırı derecede uyarır ve zamanla kişinin bu maddelere ya da davranışlara bağımlı hale gelmesine yol açar. Sürekli yüksek dopamin seviyeleri, kişinin daha fazla uyarıcıya ihtiyaç duymasına ve normal aktivitelerden zevk alamamasına neden olur.</p>
<h3>Dopamin Detoksu</h3>
<p><strong>Dopamin detoksu</strong>, dopamin salgısını artıran alışkanlıklardan kısa bir süreliğine uzak durarak beynin doğal dengeye dönmesine yardımcı olmayı amaçlar. Bu yöntem, sürekli uyarıcıların etkisini azaltarak kişinin daha dengeli ve sağlıklı bir yaşam sürmesine katkıda bulunur.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/hakkimda/"><em>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</em></a></p>
<p><em>Yule Psikoloji</em></p>
<h3>Kaynaklar</h3>
<ul>
<li><a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26276628/">Volkow, N. D., &amp; Morales, M. (2015). The Brain on Drugs: From Reward to Addiction. Cell, 162(4), 712-725.</a></li>
<li>Hyman, S. E., Malenka, R. C., &amp; Nestler, E. J. (2006). Neural mechanisms of addiction: The role of reward-related learning and memory. Annual Review of Neuroscience, 29, 565-598.</li>
</ul>
<h3>Daha Fazla Bilgi İçin Öneriler</h3>
<h4>Kitaplar</h4>
<ol>
<li><strong>&#8220;Beyin: Senin Hikayen&#8221; &#8211; David Eagleman</strong>
<ul>
<li>Bu kitap, beynimizin nasıl çalıştığını anlamak için harika bir başlangıçtır.</li>
</ul>
</li>
<li><strong>&#8220;Beyindeki Hayaletler&#8221; &#8211; V.S. Ramachandran</strong>
<ul>
<li>Bu kitap, nöroloji alanında önemli keşifleri ve dopamin gibi nörotransmitterlerin beyin fonksiyonlarındaki etkilerini keşfetmek isteyenler için.</li>
</ul>
</li>
</ol>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="mt-1 flex gap-3 empty:hidden juice:-ml-3"></div>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/dopamin-nedir/">Dopamin Nedir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motivasyonel Görüşme</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/motivasyonel-gorusme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:50:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.tugceturanlar.com/?p=2213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Motivasyonel Görüşme: Değişim İçin İçsel Gücünüzü Keşfedin Değişim, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır; ancak bazen bu değişimi kabul etmek ve üzerinde çalışmak zor olabilir. İster madde bağımlılığı, ister sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri olsun, Motivasyonel Görüşme bireyin kendi değişim yolculuğunda güçlü ve yetkin hissetmesine yardımcı olur. Motivasyonel Görüşmenin Temelleri MG, William Miller tarafından 1980&#8217;lerde, özellikle alkol ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/motivasyonel-gorusme/">Motivasyonel Görüşme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">Motivasyonel Görüşme: Değişim İçin İçsel Gücünüzü Keşfedin</p>
<p class="p1">Değişim, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır; ancak bazen bu değişimi kabul etmek ve üzerinde çalışmak zor olabilir. İster madde bağımlılığı, ister sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri olsun, Motivasyonel Görüşme bireyin kendi değişim yolculuğunda güçlü ve yetkin hissetmesine yardımcı olur.</p>
<h4 class="p2"><b>Motivasyonel Görüşmenin Temelleri</b></h4>
<p class="p1">MG, William Miller tarafından 1980&#8217;lerde, özellikle alkol ve <a href="https://www.tugceturanlar.com/metamfetamin-ve-beyin-uzerindeki-etkileri/">madde kullanımı ve bağımlılığı</a> tedavisinde etkili bir yöntem olarak geliştirilmiştir. MG, motivasyonu bir kişilik özelliği değil, bir durum olarak görür ve bireyin kendi değişimine hazır olup olmadığını önemser. Motivasyon eksikliği veya değişime direnç, müdahale edilebilecek ve dönüştürülebilecek bir durum olarak ele alınır.</p>
<h4 class="p2"><b>Nasıl Çalışır</b></h4>
<p class="p1">MG, danışanın ambivalansını (kararsızlığını) çözerek değişim için içsel motivasyonu güçlendirir. Danışmanlar, bireyin kendi değerleri ve hedefleri doğrultusunda, değişime yönelik kararlar almasına yardımcı olur. Bu süreçte, empati kurma, dirençle çalışma, öz yeterlilik inancını güçlendirme ve çelişkileri ortaya çıkarma gibi temel ilkeler devreye girer.</p>
<h4 class="p2"><b>Uygulama Alanları</b></h4>
<p class="p1">Başlangıçta madde bağımlılığı tedavisinde kullanılan MG, zamanla obezite, diyabet yönetimi, sigara bırakma ve hatta kronik ağrı gibi geniş bir yelpazede sağlık davranışlarının değiştirilmesi amacıyla da uygulanmaya başlanmıştır. Araştırmalar, MG&#8217;nin bireyleri sağlıklı davranış değişikliklerine teşvik etmede etkili olduğunu göstermektedir.</p>
<h4 class="p2"><b>Motivasyonel Görüşme Teknikleri</b></h4>
<p class="p1">MG, açık uçlu sorular sorma, aktif dinleme, danışanın değişime dair konuşmalarını teşvik etme ve onların değişim sürecine aktif katılımını sağlama gibi teknikler üzerine kuruludur. Bu yaklaşım, bireyin kendi değişim sürecinde aktif bir rol almasını ve kendine olan inancını güçlendirmesini teşvik eder.</p>
<h4 class="p2"><b>Türkiye&#8217;deki Durum</b></h4>
<p class="p1">Türkiye&#8217;de de motivasyonel görüşme, sağlık profesyonelleri tarafından giderek daha fazla kabul görmekte ve uygulanmaktadır. Çeşitli sağlık alanlarında yapılan araştırmalar ve uygulamalar, MG&#8217;nin bireylerin sağlıklı davranış değişiklikleri yapmalarına önemli ölçüde yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p class="p3">Motivasyonel Görüşme, bireyin kendi iç dünyasında bir keşif yolculuğudur. Bu yolculuk, bireyin kendi değişimine liderlik etmesi, kendi kararlarını alması ve hayatında olumlu değişiklikler yapması için gerekli desteği ve rehberliği sağlar. Eğer siz de hayatınızda bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız, motivasyonel görüşme sizin için doğru bir adım olabilir.</p>
<h4 class="p4"><b>Motivasyonel Görüşme Nasıl Fark Yaratır?</b></h4>
<p class="p5">Değişim sürecinde bireyler sık sık kararsızlık, korku ve ambivalans ile karşılaşır. MG, bu duyguları tanımak ve onlarla çalışmak için güvenli bir alan sağlar. Danışan merkezli yaklaşımıyla, bireyin kendi içsel motivasyonunu keşfetmesine ve güçlendirmesine yardımcı olur. Bu süreçte, bireylerin kendi hedeflerine ulaşma yolunda özgür ve desteklenmiş hissetmeleri sağlanır.</p>
<h4 class="p4"><b>Değişime Hazırsanız</b></h4>
<p class="p5">Eğer siz de bir alışkanlığı bırakmak, daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek veya hayatınızda olumlu değişiklikler yapmak istiyorsanız, motivasyonel görüşme bu süreçte size rehberlik edebilir. Bu yöntemle çalışmak, hedeflerinize ulaşma konusunda daha bilinçli ve motive olmanıza yardımcı olur.</p>
<h4 class="p4"><b>Uzman Bir Danışman Bulun</b></h4>
<p class="p5">Motivasyonel görüşme, eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından uygulanır. Bu alanda uzmanlaşmış bir danışman veya terapist bulmak, değişim yolculuğunuzda size özel ve etkili bir destek sağlayacaktır. Türkiye&#8217;de bu alanda hizmet veren birçok profesyonel bulunmaktadır. İhtiyaçlarınıza en uygun desteği alabilmek için, danışmanınızın eğitim ve deneyimlerini göz önünde bulundurun.</p>
<h4 class="p4"><b>Kendi Değişim Hikayenizi Yazın</b></h4>
<p class="p5">Motivasyonel görüşme, bireyin kendi hikayesinin yazarı olabileceği bir fırsat sunar. Kendi değişim hikayenizi yazarken, bu yolculuğun size öğreteceği dersler ve kazandıracağı içgörüler sizi daha güçlü ve bilinçli bir birey yapacaktır. Hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikler ne olursa olsun, motivasyonel görüşme, bu değişimi gerçekleştirmek için ihtiyacınız olan içsel gücü bulmanıza yardımcı olabilir.</p>
<h4 class="p4"><b>Sonuç</b></h4>
<p class="p6">Değişim, zaman zaman zorlayıcı ve korkutucu olabilir, ancak aynı zamanda büyüme ve gelişme için de bir fırsattır. Motivasyonel görüşme, bireylerin kendi içlerindeki değişim gücünü keşfetmelerine ve kullanmalarına yardımcı olur. Kendi potansiyelinizin farkına varmak ve hayatınızı istediğiniz yönde şekillendirmek için motivasyonel görüşmeyi deneyimleyin. Değişim yolculuğunuzda size başarılar dileriz.</p>
<p>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/motivasyonel-gorusme/">Motivasyonel Görüşme</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esrar (Cannabis) Kullanımının Olumsuz Etkileri</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/esrar-cannabis-kullaniminin-olumsuz-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 20:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://18.185.194.186/?p=1189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Esrar Kullanımının Psikolojik Etkileri ve Yoksunluk Belirtileri Psikolojik Etkileri Bilinçlilik halinin farklılaşması, ışığa ve müziğe aşırı hassasiyet Neşeli olma hali, karşı konulamaz konuşma ve gülme isteği (Good trip durumunda) Gevşeme, sakinleşme, hafifleme hissi (Good trip durumunda) Zaman algısının bozulması, reaksiyon süresinin azalması Dikkat ve konsantrasyon sorunları Kaygı, panik, huzursuzluk, aklını yitirme düşünceleri (Bad trip durumunda) [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/esrar-cannabis-kullaniminin-olumsuz-etkileri/">Esrar (Cannabis) Kullanımının Olumsuz Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Esrar Kullanımının Psikolojik Etkileri ve Yoksunluk Belirtileri</strong></h2>
<h3><strong>Psikolojik Etkileri</strong></h3>
<p>Bilinçlilik halinin farklılaşması, ışığa ve müziğe aşırı hassasiyet</p>
<p>Neşeli olma hali, karşı konulamaz konuşma ve gülme isteği (Good trip durumunda)</p>
<p>Gevşeme, sakinleşme, hafifleme hissi (Good trip durumunda)</p>
<p>Zaman algısının bozulması, reaksiyon süresinin azalması</p>
<p>Dikkat ve konsantrasyon sorunları</p>
<p>Kaygı, panik, huzursuzluk, aklını yitirme düşünceleri (Bad trip durumunda)</p>
<h3><strong>Yoksunluk Belirtileri</strong></h3>
<p>Uyku problemleri (Sürekli uykulu olma hali, uyku düzeninin bozulması)</p>
<p>Gevşeyememe</p>
<p>Sinirlilik</p>
<p>Öfke Kontrol Problemleri</p>
<p>Demotivasyon Sendromu (Tembellik)</p>
<p>Hafıza bozuklukları</p>
<p>Odaklanma problemleri</p>
<p>Şüphecilik (Paranoya)</p>
<p>Sonunu düşünmeden hareket etme eğilimi</p>
<p>Bu belirtilerin hepsi bir arada görülmeyebilir. Yoksunluk belirtilerinin esrar kullanımını bıraktıktan sonraki 6 hafta içinde görülmesi beklenir, bu süre kişiden kişiye farklılık gösterebilir.</p>
<h3><strong>Cannabis (esrar) kullanımı ölüme neden olur mu</strong></h3>
<p>Cannabis&#8217;in (esrarın) temel psikoaktif maddesi THC’nin öldürücü doza ulaşması için toplam 680 kg bitkinin yaklaşık 15 dk içinde tüketilmesi gerekir. Bu da pek mümkün değildir.</p>
<p>Ancak <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30703255/">Cannabis</a> (esrar) kullanımına bağlı gelişen psikoz vakaları intihara neden olabilmektedir.</p>
<p>Uzun süreli esrar kullanımı depresyon ve psikoz için risk oluşturmaktadır.</p>
<p>Kannabinoid içeren ürünler yüksek dozlarda kullanıldığında şiddetli anksiyete ve paranoid düşünceler ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Dünyanın en itibarlı bilim dergisi Lancet’te yayınlanan bir araştırmada esrar içen bireylerde şizofreni riskinin %40’lara çıkabileceği bildirildi.</p>
<p>Amerika’da yapılan başka bir araştırmada ise esrarın şizofreni riskini en az 7 kat artırdığı bulundu.</p>
<h3><strong>Cannabis kullanımı ile ilgili yanlış inanışlar</strong></h3>
<h4><strong>Yanlış</strong></h4>
<p>Bitki olduğu için zararlı değildir</p>
<p>Bağımlılık yapmaz</p>
<p>Etkisi sadece birkaç saat sürer</p>
<p>Stresi azaltır</p>
<p>Sigara ve alkolden daha az zararlıdır</p>
<p>Günümüzde esrar eskiden olduğundan daha güvenlidir</p>
<h4><strong>Doğru</strong></h4>
<p>Birçok bitki insan için zehirlidir</p>
<p>Psikolojik <a href="https://www.tugceturanlar.com/methamphetamine-and-its-effects-on-the-brain/">bağımlılık</a> yapar. Ayrıca kullanımın dozu ve sıklığına bağlı olarak fiziksel bağımlılık potansiyeli vardır</p>
<p>Vücutta yağ hücrelerinde depolandığı için etkisi günlerce, haftalarca sürebilir</p>
<p>&#8220;Sigara olarak içildiğinde kanda birkaç dakikada etkisi en üst düzeye çıkar ve saatler içinde hızla düşer. Vücuttan idrarla atılır, atılması da günler sürer.&#8221;</p>
<p>Diğer uyuşturucularda olduğu gibi sadece problemlerle yüzleşmeyi geciktirir ve depresyona da neden olabilir</p>
<p>412 adet kimyasal madde içermektedir. Sigara şeklinde içildiği zaman sigaradan 5 kat daha zararlıdır</p>
<p>Zirai gelişmeler esrarın potansını arttırmış ve başka tehlikeli bileşikler eklemiştir</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/hakkimda/"><em>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</em></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/esrar-cannabis-kullaniminin-olumsuz-etkileri/">Esrar (Cannabis) Kullanımının Olumsuz Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Metamfetamin ve Beyin Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>https://www.tugceturanlar.com/metamfetamin-ve-beyin-uzerindeki-etkileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2021 20:38:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlişkiler ve Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Metamfetamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://18.185.194.186/?p=1185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metamfetamin Metamfetamin, santral sistemde sinir uçlarında dopamin, noradrenalin ve serotonin salınmasına ve bu maddelerin sinir uçlarına geri alınmasını engelleyip etkilerinin artmasına sebep olan uyarıcı bir maddedir. Metamfetamin kan-beyin bariyerini kolayca geçerek beyine hızla nüfuz edebilmektedir. Beynin kimyasını bozup ağır depresyona ve bağımlılarda kalıcı anhedoniye (haz yitimi) neden olmaktadır. Uyanıklık, motivasyon ve kısa dönem beyin aktivitesini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/metamfetamin-ve-beyin-uzerindeki-etkileri/">Metamfetamin ve Beyin Üzerindeki Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Metamfetamin</strong></h2>
<p>Metamfetamin, santral sistemde sinir uçlarında dopamin, noradrenalin ve serotonin salınmasına ve bu maddelerin sinir uçlarına geri alınmasını engelleyip etkilerinin artmasına sebep olan uyarıcı bir maddedir.</p>
<p>Metamfetamin kan-beyin bariyerini kolayca geçerek beyine hızla nüfuz edebilmektedir.</p>
<p>Beynin kimyasını bozup ağır depresyona ve bağımlılarda kalıcı anhedoniye (haz yitimi) neden olmaktadır.</p>
<p>Uyanıklık, motivasyon ve kısa dönem beyin aktivitesini artıran metamfetamin yüksek dozda öforiye (kendini iyi hissetme hali) neden olmaktadır. Uykusuzluk ve yorgunluğu erteleyerek öfori durumu oluşturmaktadır. Uzun süre uyumayan birey beklenmedik bir zamanda birdenbire uyuya kalabilmektedir.</p>
<p>Metamfetamin kısa süreli kullanım durumunda, bireyin dikkatini ve kendine güvenini artırır, bellek fonksiyonlarını ve öğrenmeyi kolaylaştırır, cinsel istekte artışa yol açar.</p>
<p>Fiziksel performansı artırması nedeniyle de yarışmalarda doping yapmak için kötüye kullanılabilmektedir.</p>
<p>Metamfetamin kullanımı kişinin <a href="https://www.tugceturanlar.com/ofke-nedir-neden-olur-ve-nasil-yonetilir/">şiddet</a>e eğilimini artırabilir.</p>
<p>İştahı azaltıp, bazal metabolizmayı artırarak kişinin kilo vermesine neden olabilir.</p>
<p>Kullanıcılar bir takım psikotik özellikler, paranoya, tensel ve işitsel halüsinasyonlar, duygu durum dengesizlikleri, saplantılar, kuruntular sergileyebilirler.</p>
<p>Uzun süre metamfetamin kullanan kişilerin beyinlerindeki dopamin hücrelerinin zarar görmesi ve seviyesinin azalması sebebiyle Parkinson Hastalığındaki gibi ciddi hareket bozuklukları oluşabilir.</p>
<p><strong><em>Parkinson Hastalığı</em></strong>: <em>(Substansiya nigra) Siyah çekirdekteki hücre grubu “dopamin” denilen bir kimyasal maddeyi üretir. Dopamin, hareketlerimizin başlatılmasını, akıcı ve ahenkli olmasını sağlar. Parkinson hastalığında siyah çekirdekteki hücrelerin azalması sonucunda dopamin eksikliği olmakta ve bu nedenle hastalığın belirtileri ortaya çıkmaktadır.</em> <em>Hastaların hareketleriyle ilişkili olan bu bulguların yanında birçok farklı şikayeti de olabilir. Yorgunluk, bilişsel fonksiyonlarda azalma, depresyon, anksiyete, davranış bozuklukları, görme ile ilgili bozulmalar, kilo kaybı, uyku anormallikleri ve ağrı gibi.</em></p>
<h3><strong>Beyin Üzerindeki Zararları Nelerdir</strong></h3>
<p>Uzun süreli metamfetamin kullanımı beyne hem işlevsel hem de yapısal olarak zarar vermektedir.</p>
<p>Bağımlılık sürecinde kullanıcının beyni maddeye alışmaktadır. Bu sebeple değişen biyokimyasal aktivitenin, madde kullanımı bırakıldıktan sonra normale dönmesi zaman alabilmektedir. Ancak meth beyin hücrelerine zarar verdiği için hasarın tersine çevrilebilmesi tamamen zarar gören yere bağlıdır. Diğer beyin hücrelerinin telafi edebileceği bir bölgede zarar meydana gelirse, kişinin semptomları iyileşebilmektedir. Hücrelerin daha özel ve az olduğu yerlerde ise onarım imkansız olmasa bile oldukça zor olabilmektedir.</p>
<h3><strong>Uzun Süreli Metamfetamin Kullanımı Beyne 3 Şekilde Zarar Vermektedir</strong></h3>
<p><strong>Akut nörotransmiter değişikliklerine neden olması</strong>: Uzun süreli meth kullanımı, beynin hücresel taşıyıcılarını ve reseptörlerini doğrudan değiştirmektedir. Bu taşıyıcılar ve reseptörler ruh halini düzenlemede rol oynar. Bu sebeple <strong>kronik bozulma, sinirlilik, ilgisizlik, öfke, depresyon, uykusuzluk ve anksiyete semptomlarına</strong> yol açabilmektedir.</p>
<p><strong>Beyin hücresi ölümü</strong>: Ağır meth kullanımının beynin frontal lob, kaudat nükleus ve hippokampus dahil olmak üzere kendi kendini kontrol etmekle ilişkili bölümlerinde hücre ölümüne neden olduğu bilinmektedir. Bu alandaki hasar çeşitli psikiyatrik semptomlarla kendini gösterebilmektedir. Bu bölgelerdeki hücre ölümleri telafi edilemez. Bu bölgelere verilen hasarlar uzun süreli değişikliklere yol açabilmektedir.</p>
<p><strong>Beyin ödül sistemini yeniden oluşturması</strong>: Metamfetamin bağımlılığı beynin ödül merkezine de zarar vermektedir ve beynin bu bölgelerindeki değişiklikler genelde kalıcıdır. (ventral tegmental alan (VTA), nükleus akumbens, frontal lob). Ödül merkezindeki değişiklikler, kişinin bıraktığı zamanki madde arzusundan da sorumlu olmaktadır.</p>
<h3><strong>Beyin Üzerinde Oluşan Hasarın Tersine Çevrilme Olasılığı Nedir</strong></h3>
<p>Temple Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve Madde Bağımlılığı Araştırma Merkezi tarafından yürütülen bir çalışmada;</p>
<p>Metamfetaminden 6 ay yoksun kalan kullanıcılar; motor, sözel beceriler ve psikolojik görevler konusunda hiç kullanmamış bir gruba kıyasla daha düşük puan aldılar. Bununla birlikte 12-17 ay sonra motor ve sözel becerileri hiç kullanmayanların puanlarıyla eşitlendi. Ancak psikolojik görevleri yerine getirme konusunda sorun yaşamaya devam ettiler; depresyon, ilgisizlik ve saldırganlık sergileme olasılıkları daha yüksek bulundu.</p>
<h3><strong>Metamfetamin Kullanmayı Bıraktıktan Sonra Ne Beklenmeli</strong></h3>
<p>Normal beyin fonksiyonlarının eski haline gelebilme durumu kişiden kişiye değişmektedir. Bu durumdaki belirleyici etkenler; madde kullanım süresi ve sıklığıdır. Madde kullanımı bıraktıktan sonra 6-12 ay içinde aşağıdaki işlevlerde ve/veya semptomlarda iyileşme beklenebilir;</p>
<p><em>Daha az kabus, Depresyon ve anksiyetede iyileşme, Odaklanma ve dikkatte gelişme, Beyin reseptörlerinin ve taşıyıcılarının normalleşmesi, Gerginlik ve duygusal öfkede azalma, Beynin kişiliği düzenleyen bölümlerinde nörotransmitter aktivitesinin restorasyonu, Ruh hali değişimlerinin stabilizasyonu.</em></p>
<p>Kolayca iyileşemeyebilecek tek şey, bir kişinin yaşayabileceği ve yıllarca yoksun bırakıldıktan sonra bile devam edebilen uyuşturucu arzusudur. Bu özel sorun genellikle beynin ödül sistemine verilen hasardan kaynaklanır</p>
<p><strong>Dopamin ve serotonin taşıyıcılarının seviyelerinde azalma</strong></p>
<p>Metamfetamin kullanımı sebebiyle dopamin ve serotonin tükenmesi; başlangıçtaki aşırı coşku ve ardından aşırı depresyon, ilgisizlik ve umutsuzluk dönemleri gibi bir dizi aşırı duygudurum değişikliklerine neden olabilmektedir.</p>
<p><iframe title="Brain and Behavior" width="940" height="529" src="https://www.youtube.com/embed/T-duk-PiIXo?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=T-duk-PiIXo">https://www.youtube.com/watch?v=T-duk-PiIXo</a></p>
<h3><strong>Metamfetamin Etkileri</strong></h3>
<p>Araştırmalar, dopamin taşıyıcı sistemdeki hasarın zamanla önemli ölçüde yoksunluk ile onarılabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, CNS&#8217;deki nöron kaybı tam olarak düzeltilemez. CNS, nöral plastisite olarak bilinen bir mekanizma nedeniyle önemli ölçüde kaybolan bazı kısmi işlevleri kurtarabilir. (Beyindeki nöronların ve diğer yapıların aşırı yaralanmalar nedeniyle işlevlerini değiştirme ve genişletme yeteneği, çünkü önemli çevresel uyarılar beyindeki kalan nöronları başka işlevleri üstlenmeye zorlar). Bununla birlikte, bu işlev sınırlıdır ve kurtarma sürecinde ortaya çıkan oldukça fazla bireysel değişkenlik vardır. Metamfetamini kronik olarak kullanan kişiler, bir dizi kalıcı nörolojik ve bilişsel etkiye maruz kalabilir.</p>
<h3><strong>Metamfetamin Kullanımıyla İlişkili Uzun Vadeli Bilişsel Etkiler</strong></h3>
<p>Kronik meth kullanımı sonucu ortaya çıkan bilişsel ve duygusal etkilerin listesi, araştırmalara dayalı olarak genişlemeye devam ediyor. Aşağıdaki bilişsel alanlar kronik metamfetamin kullanımının sonucunda önemli ölçüde etkilendiğini göstermektedir:</p>
<p><strong>Dikkat</strong></p>
<p>Frontal ve Prefrontal korteksdeki nöronlarda meydana gelen hasarın bir sonucu olarak; uzun süreli odaklanma, odak değiştirme ve konsantre olabilme ile ilgili kronik sorunlar, genellikle önemli bir yoksunluktan sonra bile kalır.</p>
<p><strong>Yargı ve problem çözme</strong></p>
<p>Meth kullanımının bir sonucu olarak ortaya çıkan hasar, <strong>bireyin dürtüleri bastırma yeteneğini etkiler ve bu durum zayıf muhakeme ve problem çözme</strong>ye yol açabilir. Bu işlev bozukluğunun boyutu kişiden kişiye değişecektir. Bazı bireyler daha çok dürtüsel olabilir ve davranışlarını kontrol etmek için başlangıçta biraz yardıma ihtiyaç duyabilirken, diğerlerinin daha derin eksiklikleri olabilir.</p>
<p><strong>Hafıza</strong></p>
<p>Araştırma çalışmaları, kronik metamfetamin kullanımının ardından hem hayvanlarda hem de insanlarda bilgiyi kodlama ve hatırlama yeteneğinin önemli ölçüde azaldığını göstermiştir.</p>
<p><strong>Hareket sorunları</strong></p>
<p>Beyindeki beyaz madde yollarındaki bir dizi nöronda meydana gelen hasar, reaksiyon süresi, çok ince ve karmaşık becerilerde koordinasyon ve yürüme gibi çok temel işlevler dahil olmak üzere motor işlevlerdeki değişikliklerle de ilişkilidir.</p>
<p><strong>Duygusal kontrol</strong></p>
<p>Bir kişinin duygusal durumları ve / veya gerçek duygu deneyimleri kendi kendini düzenleme ve kontrol etme becerisidir.</p>
<p>Kronik olarak metamfetamini kullanan bireyler, ruh hali değişiklikleri, kronik depresyon, kronik ilgisizlik, motivasyon kaybı, saldırganlık sorunları, düşmanlık, sinirlilik ve hatta kendine zarar verme ve/veya intihar davranışlarına neden olabilecek duygusal dengesizlikler yaşayabilirler.</p>
<p>Bu, hem nörotransmitterlerin tükendiğini hem de kronik metamfetamin  kullanımının bir sonucu olarak ortaya çıkan yapısal hasarın olduğunu yansıtır.</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/hakkimda/"><em>Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar</em></a></p>
<p><em>Metamfetamin ve Beyin Üzerindeki Etkileri</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>METAMFETAMİN HAKKINDAKİ DAHA DETAYLI AKADEMİK BİLGİYE İHTİYAÇ DUYANLAR İÇİN</strong></h3>
<h3><strong>Metamfetaminin Farmakolojisi</strong></h3>
<p>Metamfetaminin net sonucu, santral ve periferik sinir sistemindeki monoaminerjik yolakların aşırı uyarılmasıdır, bu da <strong>striatum, prefrontal korteks ve hipokampus</strong> dahil olmak üzere <strong>birçok beyin bölgesinde ciddi disfonksiyona ve hatta nöronal dejenerasyona yol açabilmektedir.</strong></p>
<p>Monoamin nörotransmiterlerin periferal salınımı<strong>, öfori, artmış zihinsel keskinlik, pozitif ruh hali, sosyal ve cinsel disinhibisyonun yanı sıra sistemik sempatomimetik etkiler de dahil olmak üzere akut etkilere neden olur.</strong></p>
<p>Dopaminerjik, noradrenerjik, Serotonerjik ve opioiderjik nörotransmitter sistemler üzerindeki metamfetamin etkileri, <strong>kullanımından hemen sonra davranışsal ve bilişsel değişikliklere yol açar.</strong></p>
<h3><strong>Metamfetaminin Farmakokinetik Özellikleri</strong></h3>
<p>Metamfetaminin sigara olarak içilmesi ve damar içi enjeksiyonu birkaç dakika sürecek <strong>öfori hissinin neredeyse anında başlamasına yol açar</strong>.</p>
<p>İntranazal ve oral uygulamadan sonra, pik öforik duruma ulaşmak sırasıyla yaklaşık 5 ve 20 dakika sürer ve etkinin 8 ila 12 saat sürdüğü bildirilmiştir.</p>
<p>Madde büyük ölçüde karaciğerde metabolize edilir ve daha sonra böbrekler tarafından atılır.</p>
<h3><strong>Metamfetaminin Etkileri</strong></h3>
<p>MSS’de tekrarlanan monoamin salınımı, metamfetamin kullananlarda görülen <strong>çeşitli nörolojik ve psikiyatrik sorunlardan sorumludur.</strong></p>
<p>Aşırı dopaminerjik işlev, psikotik semptomlara yol açarken, glutamaterjik, GABAerjik, kolinerjik ve opioiderjik iletimdeki bozulma, <strong>saldırganlık, depresyon, motor bozukluklar ve uyku bozukluğu gibi diğer semptomlara yol açar .</strong></p>
<p><strong>Metamfetaminin kısa süreli etkileri öfori, atiklik, uyanıklık, artan güven, hiperaktivite ve iştahsızlığı kapsar.</strong></p>
<p>Dopamin salınımı, metamfetaminin öforik etkilerinden sorumludur, ancak metamfetaminin uzun süreli kullanımı, <strong>dopamin sisteminde moleküler değişikliklere neden olmakta ve beyindeki sinir ucu terminal hasarına katkıda bulunmaktadır</strong>. Bu durum <strong>motor becerilerin bozulmasına, hızlı bilişsel gerileme, artan kaygı, psikotik bozukluklar, şiddet davranışları, halüsinasyon, sanrı ve depresyona yol açmaktadır.</strong></p>
<p>Daha yüksek dozda metamfetamin <strong>saldırganlık, huzursuzluk, tekrarlı davranışlar, ajitasyon, konfüzyon, kaygı, sinirlilik, disfori, şiddet davranışları, psikomotor bozukluklar, stereotipi, işitsel halüsinasyonlar, panik ve paranoyaya neden olmaktadır.</strong></p>
<p>Metamfetaminin <strong>yüksek doz kullanımının son aşamasında, öfori negatif semptomlarla (örneğin, anksiyete, boşluk hisleri) ve yukarıda tanımlanan semptomların çoğuyla yer değiştirmektedir.</strong></p>
<h3><strong>Metamfetaminin Yoksunluğu</strong></h3>
<p>Metamfetaminin yoksunluk dönemi öznel olarak oldukça rahatsız edicidir, ancak yaşamı tehdit eden bir durum değildir.</p>
<p>Yoksunluk sendromu, yoğunluğa ve süreye göre değişkendir. Depresyon, yorgunluk, hipersomni ve artan iştah, sinirlilik, anksiyete, saldırganlık ve metamfetamin için yoğun istek sık görülen semptomlardır.</p>
<p>Depresif semptomlar metamfetamin yoksunluğunun en belirgin özelliğidir ve 2 haftalık ayıklık döneminden sonra da devam edebilmektedir.</p>
<p>Bu dönemde depresyon ve anksiyete intihar düşüncelerine de yol açabilir. Aşermenin en az 5 hafta sürdüğü gözlemlenirken, kullanıcıların ayıklığın 7-14. günlerinde relapsa karşı özellikle savunmasız olduğu görülmektedir.</p>
<h3><strong>Metamfetamin Psikozu</strong></h3>
<p>Tek doz kullanım ya da yoksunluk sırasında ortaya çıkan psikoz genellikle geçici olsa da kronik metamfetamin kullanımı ile psikotik bozukluklara yatkınlık artar.</p>
<p>Tayland’da yapılan bir izlem çalışması, metamfetamin psikozu olan hastaların dörtte birinin, ilk yatışlarını takiben 5 yıl içinde şizofreni tanısı aldığını göstermiştir.</p>
<p>Metamfetamin kullananlarda depresyon, intihar davranışı, şiddet, psikoz, kötü fiziksel sağlık ve aşırı zayıflık ile ilişkili sorunlar vurgulanmaktadır.</p>
<p>Depresyon ve intihar düşüncesi aktif ilaç kullanımı, yoksunluk hatta ayıklık dönemlerinde görülebilir.</p>
<p>Duygudurum geçişleri ve dürtüsel davranış, metamfetaminle ilişkili psikiyatrik sendromların bir bileşeni olarak görünmektedir; bunların en ciddi sonucu intihar eğiliminde artıştır.</p>
<p>Normal popülasyon ile karşılaştırıldığında yüksek riskli metamfetamin kullanıcılarında kaza ve intihar riski üst düzeylerde rapor edilmiştir.</p>
<h3><strong>Metamfetamin Kullanım Bozukluğunun Farmakoterapisi</strong></h3>
<p>Metamfetamin kullanım bozukluğunu tedavi etmek için onaylanmış bir ilaç bulunmamaktadır ve tedavinin birincil bileşeni olmaktan ziyade psikososyal müdahalelere ek olarak farmakoterapi önerilmektedir. Metamfetamin kullanım bozukluğu için araştırılan ilaçlar arasında asetilsistein, antidepresanlar, antiepileptik ilaçlar, atipik antipsikotik ilaçlar, kalsiyum antagonistleri, kas gevşeticiler, opioid antagonistleri, psikostimülanlar ve vareniklin bulunmaktadır. Metamfetaminle ilişkili psikoz, depresif sendromlar, anksiyete ve uyku bozuklukları gibi metamfetaminle ilişkili persistan veya eşlik eden sendromlar, genellikle semptom odaklı bir şekilde tedavi edilir.</p>
<p>İlaç uygulaması, diğer maddelerin de tüketilmiş olabileceği düşünülerek, dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Hastanın belirgin ajitasyon, agresiflik veya psikotik semptomlar için tedaviye ihtiyacı varsa, ilk tercih edilen ajan olarak benzodiazepinler kullanılmalıdır.</p>
<p>Eğer benzodiazepinler hastayı sakinleştirmek için yeterli değilse, özellikle hastanın sanrıları veya halüsinasyonları varsa, bir antipsikotik ilaç eklenmesi düşünülebilir. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalara en az üç hafta süreyle kalifiye bir yoksunluk tedavisi önerilmelidir ve akut tedavi mümkün olan en kısa sürede davranışsal terapi veya pekiştireç odaklı terapi (contingency) gibi diğer psikoterapötik yöntemler ile birleştirilmelidir.&#8221;</p>
<p>KAYNAK</p>
<p><em><a href="https://dusunenadamdergisi.org/">Dusunen Adam</a> The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences 2018;31:1-10 Editoryal / Editorial DOI: 10.5350/DAJPN20183101001</em> makalesinden alıntılanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.tugceturanlar.com/metamfetamin-ve-beyin-uzerindeki-etkileri/">Metamfetamin ve Beyin Üzerindeki Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.tugceturanlar.com">Tuğçe Turanlar</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
