Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
featured_image

Kişilik Bozukluklarında EMDR Terapisi

3 Ekim 2025 Yazar: Tuğçe Turanlar Bedensel Bellek 0 Yorum

Kişilik bozuklukları çoğu zaman sadece “zor kişilik özellikleri” olarak görülse de, aslında geçmişte yaşanan travmaların derin izlerini taşır. EMDR terapisi, bu izlerle çalışmak için geliştirilen güçlü yöntemlerden biridir. Başlangıçta travma sonrası stres bozukluğunda kullanılan EMDR, son yıllarda kişilik bozukluklarında da dikkat çekici sonuçlar vermektedir. Peki bu yöntem nasıl işler, hangi zorluklarla karşılaşılır ve farklı kişilik bozukluklarında nasıl uyarlanır?


EMDR Terapisi Nedir?

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, travmaların etkilerini azaltmak için geliştirilmiş bir yöntemdir. Terapide danışan, rahatsız edici bir anıyı düşünürken göz hareketleri ya da çift yönlü uyarım (dokunma, ses) yapılır. Bu süreç, beynin anıyı yeniden işlemesine yardımcı olur. Başlangıçta travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) için geliştirilmiş olsa da son yıllarda kişilik bozukluklarında da etkili bir yöntem olarak kullanılmaya başlanmıştır.


Travma ve Kişilik Bozuklukları Arasındaki Bağlantı

Kişilik bozuklukları sadece “zor kişilik özellikleri” değildir; çoğu zaman geçmişte yaşanan derin yaraların izlerini taşır. Özellikle çocuklukta yaşanan ihmal, istismar ya da güvensiz bağlanma deneyimleri, kişinin kendilik algısını ve başkalarıyla ilişkilerini şekillendirir. Bu nedenle EMDR, kişilik bozukluklarının altında yatan travmatik yaşantıları çalışmak için güçlü bir araç haline gelmiştir.


EMDR’nin Kişilik Bozukluklarındaki Yaklaşımı

Klasik psikiyatrik yaklaşımlar genellikle “belirtilere” odaklanır: kaygı varsa kaygı için, öfke varsa öfke için müdahale edilir. EMDR ise farklı bir bakış açısı sunar. Bu yönteme göre kişinin bugünkü sorunları çoğunlukla geçmişte yaşadığı ama tam olarak işlenememiş deneyimlerden kaynaklanır.

Bu yüzden EMDR’de üç alan ele alınır:

  • Geçmiş: Çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanmış zorlayıcı anılar
  • Şimdi: Bu anıların bugün tetiklediği durumlar
  • Gelecek: Kişinin kendini daha sağlıklı bir şekilde hayal edebilmesi

Bu yaklaşım kişilik bozukluğu yaşayan bireyin sadece semptomlarını değil, sorunların kökenini de hedefler.


EMDR’de Zorluklar: Kişilik Bozukluklarına Özel Dinamikler

Kişilik bozukluklarıyla çalışan terapistler bilir: süreç çoğu zaman dalgalıdır. Seanslar yoğun duygularla geçebilir, danışan bazen savunmaya çekilebilir ya da geçmişle bağlantı kurmakta zorlanabilir.

Bunun birkaç nedeni vardır:

  • Yoğun duygular: Özellikle borderline kişilik yapısında öfke, kaygı ya da çaresizlik aniden yükselebilir.
  • Savunma mekanizmaları: Bazı danışanlar acı verici gerçeklerle yüzleşmek yerine idealize etme ya da kendini suçlama gibi stratejilere başvurur.
  • “İşlevsiz olumlu duygular”: Bazen kişi, aslında sağlıklı görünmeyen ama koruyucu hissettiren anılara tutunur. Örneğin, sevgisiz bir ilişkide “en azından yalnız değilim” düşüncesi gibi.

Terapide bu noktaları fark etmek çok önemlidir. Çünkü bazen asıl travmaya ulaşmadan önce, kişinin kullandığı bu savunmaları işlemek gerekir.


Terapi Sürecinde Hedef Belirleme

EMDR’de en önemli adımlardan biri, hangi anı ya da deneyimle çalışılacağını belirlemektir. Kişilik bozukluğu olan bireylerde bu her zaman kolay değildir. Çünkü genellikle birçok acı verici deneyim bir arada bulunur ve aralarındaki bağlantılar karmaşıktır.

Terapistler genelde şu noktalara odaklanır:

  • Yoğun rahatsızlık veren anılar: Sürekli akla gelen, kabuslara ya da ani tepkilere yol açan sahneler.
  • Riskli davranışlarla ilişkili anılar: Örneğin kendine zarar verme eğilimini tetikleyen olaylar.
  • Güncel tetikleyiciler: Bugün yaşanan ve kişinin dengesini bozan durumlar.
  • Daha basit travmalar: Bazen karmaşık aile öyküsüne girmeden önce, örneğin bir kaza gibi daha sınırlı bir olayı işlemek, sürece güven kazandırır.

Bu adımda amaç, danışanın hem dayanabileceği hem de ilerleme sağlayabileceği bir başlangıç noktası bulmaktır.


Farklı Kişilik Bozuklukları İçin EMDR Uygulamaları

Her kişilik bozukluğu kendine özgü dinamikler taşır. Bu yüzden EMDR terapisi de kişiden kişiye uyarlanır.

Borderline Kişilik
Duygular çok yoğun yaşanır. Kimi zaman öfke, kimi zaman da büyük bir terk edilme korkusu gündeme gelir. EMDR burada, kişinin bu duyguları yönetmesine ve geçmişteki terk edilme ya da ihmal deneyimlerini işlemesine yardımcı olur.

Narsisistik Kişilik
Dışarıdan güçlü görünen ama içeride kırılgan bir benlik vardır. “Narsisistik yaralanma” denilen, kişinin kusurlu ya da yetersiz hissettiği anılar çalışılır. Böylece “sürekli en iyi olmalıyım” baskısının altında yatan acılar fark edilir.

Antisosyal Kişilik
Bu kişiler genellikle savunmalarını çok güçlü kullanır ve duygularına yaklaşmakta zorlanırlar. EMDR’de küçük adımlarla ilerlemek, önce savunmaları çalışmak ve kişinin güvenli bir şekilde duygulara temas etmesini sağlamak önemlidir.


EMDR’nin Sekiz Aşamalı Protokolü

EMDR terapisi belli bir sırayla ilerleyen sekiz aşamadan oluşur. Bu sayede süreç hem yapılandırılmış hem de güvenli olur.

  1. Geçmişi Anlama: Danışanın öyküsü dinlenir, hangi olayların bugününü etkilediği keşfedilir.
  2. Hazırlık: Terapist, kişiye sürecin nasıl işleyeceğini anlatır ve güvenli bir ilişki kurar.
  3. Hedef Seçimi: Rahatsız edici bir anı belirlenir. Bu anıya dair olumsuz düşünce, duygu ve beden duyumları not edilir.
  4. Duyarsızlaştırma: Danışan anıyı aklında tutarken göz hareketleri ya da çift yönlü uyarım yapılır. Beyin bu anıyı yeniden işler.
  5. Olumlu İnanç Pekiştirme: “Ben güçsüzüm” yerine “Kendimi koruyabilirim” gibi daha sağlıklı bir düşünceyle anı bağdaştırılır.
  6. Beden Taraması: Anı hatırlandığında bedende kalan rahatsızlıklar da işlenir.
  7. Kapanış: Seans güvenli bir şekilde sonlandırılır, kişi kendini toparlar.
  8. Yeniden Değerlendirme: Bir sonraki görüşmede önceki çalışmanın etkileri gözden geçirilir.

Kişilik bozukluklarında bu aşamalar bazen daha fazla sabır ve uyarlama gerektirir. Ama temel yapı hep aynıdır: geçmişin yükünü azaltmak ve bugünü daha sağlıklı yaşamak.


EMDR ile Terapide Karşılaşılan Yaygın Güçlükler

Kişilik bozukluğu olan bireylerle çalışırken EMDR her zaman düz bir çizgide ilerlemez. Terapide bazı zorluklarla karşılaşmak doğaldır:

  • Güven kurmak: Travmatik geçmişi olan kişiler, terapiste güvenmekte zorlanabilir.
  • Anıları hatırlamak: Bazı danışanların geçmişi parçalı ya da unutulmuş olabilir.
  • Savunmalar: Kimi danışan, acı verici gerçekleri fark etmemek için öfkeye, inkâra ya da “ben güçlüyüm” söylemlerine sığınabilir.
  • Yoğun duygular: Seans sırasında ortaya çıkan duygular bazen kişiyi zorlayabilir. Bu yüzden terapist süreci dikkatle yönetir.

Bu zorluklar terapinin bir parçasıdır. Önemli olan, kişinin kendi hızında ilerlemesine izin vermektir.


EMDR’nin Potansiyeli

EMDR, sadece travmalarla değil kişilik bozukluklarının altında yatan köklü yaralarla da çalışmayı mümkün kılar. Borderline, narsisistik veya antisosyal kişilik özelliklerinde farklı uyarlamalar gerekse de yöntem genel olarak umut verici sonuçlar vermektedir.

Kısacası, EMDR kişilik bozukluğu olan bireylere “geçmişin ağırlığını hafifletme” ve “bugünü daha sağlıklı yaşama” fırsatı sunar. Terapi yolculuğu bazen zorlayıcı olabilir, ama doğru yönlendirme ile kişinin yaşamında kalıcı değişiklikler yaratabilir.

Kaynakça

Mosquera, D. (2018). Treating personality disorders with EMDR therapy. Clinical Neuropsychiatry, 15(3), 187–193.

Çocukluk Travmaları
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Duygusal Yeme
Duygusal Yeme
6 Ağustos 2022

Duygusal yeme: Stres, öfke, korku, can sıkıntısı, üzüntü ve yalnızlık gibi...

Devamı
Çocukluk Çağı Travmalarının Olumsuz Etkileri
Çocukluk Çağı Travmalarının Olumsuz Etkileri
7 Eylül 2021

Çocukluk Çağı Travmalarının Olumsuz Etkileri  Çocukluk çağı travmaları...

Devamı
EMDR Terapisi
EMDR Terapisi
25 Mart 2024

EMDR Terapisi Nedir? EMDR terapisi hakkında bilgi arayan birçok kişi, bu...

Devamı
Travma Sonrası Tepkiler
Travma Sonrası Tepkiler
22 Aralık 2023

Travma Sonrası Tepkiler Travma, insan davranışını derinden etkiler ve hayatta...

Devamı

Instagram

Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gi Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gibi Hissediyoruz?❤️‍🩹

Hayatınızda her şey yolunda giderken aniden bir huzursuzluk çöküyor mu? Sanki bu mutluluğun bir bedeli olacakmış gibi bir tetikte olma hali...
Aslında bu, sinir sisteminizin size bir oyunudur. Eğer kaotik bir ortamda büyüdüyseniz, sinir sisteminiz huzuru “tekinsiz bir boşluk” olarak kodlar. Çünkü sizin için tanıdık olan mutsuzluk, yabancı olan huzurdan daha “güvenli” hissettirir.

🌱Bu döngünün temelinde şunlar olabilir:

* Kaosun Konforu: Zihniniz, ne zaman ne olacağını bildiği o eski huzursuz günleri özler; çünkü krizin içinde nasıl hayatta kalacağınızı biliyorsunuzdur.

* Kontrol Çabası: Dışarıdan gelecek olası bir “darbeyi” bekleyip gerilmek yerine, kendi mutsuzluğunuzu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışırsınız.

* Ebeveyne Bilinçdışı Sadakat: Eğer mutsuz veya acı çeken ebeveynlerle büyüdüyseniz, onlardan daha mutlu olmayı onlara bir “ihanet” gibi hissedebilirsiniz. Onların yaşayamadığı o huzurlu hayatı yaşamak, bilinçdışında bir suçluluk duygusu yaratarak sizi yeniden tanıdık olan o mutsuz zemine çekebilir.

🌱Huzura tahammül etmek, sinir sistemine bu sessizliğin güvenli olduğunu ve mutlu olmanın bir suç olmadığını yeniden öğretmekle başlar.

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve makalenin tamamını okumak için web sitemdeki yazıyı inceleyebilirsiniz: tugceturanlar.com 👩🏻‍💻

Not: Psikolojiye dair farkındalık notları, hazırladığım kendi kendine yardım araçları ve topluluğa özel içerikler için “Seans Odası Sakinleri” Telegram kanalına katılabilirsiniz. Terapi sürecini desteklemek ya da bireysel içsel yolculuğuna eşlik etmek isteyen herkes bu alana davetlidir. Katılım için gerekli bağlantıya profilimden ulaşılabilir.

#psikoloji #psikoterapi
Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • İlişkisel Örüntüler
  • Bağlanma ve Yakınlık Sorunları
  • Travma ve Psikolojik İzler
  • Kişilik Yapıları
  • İçsel Çatışmalar ve Anlam Arayışı
  • Kaygı, Kontrol ve Aşırı Düşünme
  • Rüyalar ve Bilinçdışı Süreçler

Son Eklenenler

  • Tekrarlayan Rüyalar Neden Görülür? Bilinçdışının Israrı
  • Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
  • Sosyal Kaygı: Görülme Korkusuna Analitik Bir Bakış
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz