
Borderline Kişilik Yapısı: DSM-5 Tanı Ölçütlerine Klinik Bir Bakış
Borderline kişilik yapısı, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM-5’te belirli tanı ölçütleri çerçevesinde tanımlanmaktadır. Bu ölçütler, klinik değerlendirme süreçlerinde kullanılan betimleyici ve sınıflayıcı bir çerçeve sunar. DSM-5’te yer alan tanımlar, bireylerin yaşantılarını anlamaya yardımcı olmayı amaçlayan bir referans sistemi niteliğindedir; tek başına tanı koyma amacı taşımaz.
DSM-5’e göre borderline kişilik yapısına ilişkin örüntüler; erken erişkinlik döneminde başlayan, farklı yaşam bağlamlarında ortaya çıkan ve kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda belirgin tutarsızlıklarla karakterize edilen bir yapı içinde ele alınır. Tanı ölçütleri, bu örüntülerin en az beşinin bir arada bulunması durumunda değerlendirilir.
Aşağıda yer alan maddeler, DSM-5’te tanımlanan ölçütlerin bilgilendirici ve klinik bir özetini sunmaktadır. Bu ölçütler, bireyleri etiketlemekten ziyade, belirli ruhsal süreçleri anlamaya yönelik bir okuma alanı açmayı amaçlar.
DSM-5’te Borderline Kişilik Yapısı İçin Tanımlanan Tanı Ölçütleri
1. Gerçek ya da hayali terk edilme olasılığına karşı yoğun tepkiler
Bazı bireylerde, ayrılık ya da ihmal edilme ihtimali güçlü bir duygusal tehdit olarak algılanabilir. Bu durum, ilişkisel bağın korunmasına yönelik yoğun tepkilerle kendini gösterebilir.
2. Kişilerarası ilişkilerde idealizasyon ve değersizleştirme uçları arasında gidip gelen örüntüler
İlişkilerde karşıdaki kişinin algılanışı zaman zaman keskin biçimde değişebilir. Bu durum, ilişkisel istikrarsızlık hissini artırabilir.
3. Süreklilik göstermeyen benlik algısı
Kişinin kendisine, hedeflerine ya da yaşam yönelimlerine dair algısı dönemsel olarak değişkenlik gösterebilir. Bu değişkenlik, kimlik sürekliliğinde zorlanmalarla ilişkilendirilebilir.
4. Kendine zarar verme potansiyeli taşıyan dürtüsel davranış alanları
Duygusal zorlanma anlarında, bazı davranış alanlarında sınırların zorlanması gözlenebilir.
5. İntihar düşünceleri ya da kendine zarar verme davranışlarının yineleyici biçimde ortaya çıkması
Bu örüntüler, çoğunlukla yoğun ilişkisel stres ve duygusal yüklenme dönemleriyle ilişkilidir.
6. Duygudurumda hızlı ve yoğun dalgalanmalar
Duygular kısa süreler içinde belirgin biçimde değişebilir ve bu değişimler yoğun yaşantılar eşliğinde ortaya çıkabilir.
7. Süreğen boşluk hissi
Bazı bireyler, içsel bir doluluk ya da anlam hissinde süreklilik sağlamakta zorlanabilir.
8. Yoğun öfke duyguları ve öfke düzenleme güçlükleri
Öfke, zaman zaman dışa ya da içe yönelerek sonrasında suçluluk veya utanç duygularını tetikleyebilir.
9. Stresle ilişkili geçici kuşkucu düşünceler ya da dissosiyatif yaşantılar
Yüksek stres altında, gerçeklik algısında geçici kopukluklar ve bedensel yabancılaşma deneyimleri ortaya çıkabilir.
Bu ölçütlerin şiddeti, sıklığı ve yaşanma biçimi bireyden bireye farklılık gösterir. Klinik değerlendirme, her zaman kişinin bütüncül yaşam öyküsü ve ruhsal bağlamı içinde ele alınmalıdır.
Psikodinamik Perspektiften Borderline Kişilik Yapısı
Psikodinamik literatürde borderline kişilik yapısı, DSM-5 tanı ölçütlerinin ötesinde, erken dönem ilişkisel deneyimler bağlamında ele alınır. Bu ölçütler betimleyici bir çerçeve sunarken; psikodinamik yaklaşımlar, yapının ardındaki ilişkisel ve gelişimsel süreçlere odaklanır.
Bu çerçevede borderline yapılanma; erken nesne ilişkilerinde yaşanan süreksizlikler, ayrışma-bireyleşme süreçlerindeki kırılmalar ve duygulanım düzenleme güçlükleriyle ilişkilendirilir. Tanı kriterlerinde tanımlanan örüntüler, sabit kişilik özellikleri olarak değil; ilişkisel bağlam içinde şekillenen savunucu ruhsal düzenekler olarak ele alınır.
Bu bakış açısı, borderline kişilik yapısının yalnızca davranışsal belirtiler üzerinden değil, ruhsal sürekliliği koruma çabasının kırılgan biçimleri üzerinden anlaşılmasına olanak tanır.
İlişkisel Deneyim, İçsel Nesneler ve Duygulanım
Psikodinamik yazarlar, borderline kişilik yapılanmasında sıkça gözlenen idealizasyon ve değersizleştirme salınımlarını, içsel nesne temsillerindeki bölünmeler ile ilişkilendirir. Bu çerçevede kişilerarası ilişkilerde yaşanan yoğun iniş çıkışlar, benlik algısındaki tutarsızlıklar ve süreğen boşluk duygusu; yalnızca belirtiler olarak değil, içsel çatışmalarla başa çıkma girişimleri olarak değerlendirilir.
Bu örüntüler, ilişkisel bağlamda ele alındığında ilişkisel dinamikler üzerinden daha anlaşılır hâle gelir. Bu yaklaşım, borderline kişilik yapısını etiketleyici bir dilden uzaklaştırarak, bireyin ilişkisel dünyasına ve içsel deneyimine dair anlamlandırıcı bir alan açmayı hedefler.
Bu bağlamda borderline kişilik yapısı, tekil belirtiler üzerinden değil, bütüncül bir ruhsal örüntü olarak değerlendirilmelidir.
Not: Bu metin, DSM-5’te yer alan tanı ölçütlerini ve psikodinamik literatürdeki yaklaşımları bilgilendirici ve klinik bir çerçevede ele alan bir okuma yazısıdır. Tanı koyma, tedavi önerme ya da yönlendirme amacı taşımaz.
Podcast:
Borderline kişilik yapısı kavramının ilişkisel bağlamda ele alındığı “Borderline Annenin Çocuğu Olmak” başlıklı bölüm, Seans Odası Sakinleri podcast serisinde bu tema çerçevesinde tartışılmaktadır.
Seans Odası Sakinleri (S.O.S.) Spotify Podcast
Seans Odası Sakinleri (S.O.S.) Apple Podcast
Seans Odası Sakinleri (S.O.S.) Youtube
Kaynak
İlgili Makaleler
Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir?
Depresyon Nedir Kişinin hayatındaki aktivitelerde ilgi kaybı ve sürekli bir...
EMDR Terapisinin Kuramsal Temelleri
EMDR terapisinin kuramsal temelleri, bireyin geçmişte yaşadığı rahatsız edici...
Çocuklar için Ölüm ve Kaybı Anlama
Çocuklar için Ölüm Kavramı Çocuğun ölümün anlamını kavraması; yaşına, gelişim...
Karakterolojik Şiddet: Derinlemesine Bir İnceleme
Karakterolojik şiddet, ilişkilerde partnerlerden birinin diğerine karşı...



