Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
featured_image

Gottman Çift Terapisi nedir ve diğer yöntemlerden farkı nedir?

19 Aralık 2024 Yazar: Tuğçe Turanlar Gottman Çift Terapisi 0 Yorum

Gottman çift terapisi yöntemi, kırk yılı aşkın süreyle yürütülen bilimsel araştırmalara dayanan ve etkinliği kanıtlanmış dünyadaki en güvenilir çift terapisi ekollerinden biridir. Bu yaklaşımın temel farkı, terapi sürecini yalnızca soyut duygular üzerinden değil; somut veriler, gözlemlenebilir etkileşimler ve ilişki odaklı beceriler üzerinden yapılandırmasıdır. Terapide hedef; partnerlerin birbirini suçladığı bir döngüden çıkarak, ilişkinin dostluk ve çatışma yönetimi sistemini bilimsel bir çerçevede onarmaktır.

İlk seanslarda çiftleri nasıl bir değerlendirme süreci beklemektedir?

Terapi süreci, ilişkinin mevcut durumunu analiz etmek amacıyla üç aşamalı ve kapsamlı bir değerlendirmeyle başlar:

  • Ortak Seans: İlk görüşmede ilişkinin tarihçesi, temel dinamikleri ve terapi hedefleri birlikte ele alınır.

  • Bireysel Görüşmeler: Her iki partnerle ayrı ayrı yapılan bu seanslarda, bireysel geçmişler ve kişisel beklentiler derinlemesine analiz edilir.

  • Bilimsel Ölçekler: Gottman Enstitüsü tarafından geliştirilen bilimsel testler aracılığıyla ilişkinin güçlü yanları ve geliştirilmesi gereken alanlar, bir nevi “ilişki röntgeni” gibi objektif bir biçimde ortaya konur.

İlişkiyi yıpratan “Dört Atlı” davranışlarıyla nasıl başa çıkılır?

Gottman ekolünde ilişkilere en büyük zararı veren dört temel davranış; eleştiri, savunmacılık, küçümseme ve duvar örme olarak tanımlanır. Terapi sürecinde bu yıkıcı davranış kalıplarını fark etmeniz ve bunları yapıcı iletişim araçlarıyla değiştirmeniz hedeflenir. Bu yıkıcı tutumların yerine “yumuşak başlangıçlar” ve “onarma girişimleri” gibi ilişkiyi koruyan teknikler, seanslarımızda birlikte pratik edilerek kalıcı birer alışkanlığa dönüştürülür.

Gottman çift terapisi yöntemi aldatma veya güven kaybı sonrası işe yarar mı?

Evet, Gottman yönteminin en başarılı olduğu alanların başında ilişki travmalarının onarılması gelmektedir. Güvenin yeniden inşası; pişmanlık, uyumlanma ve yeniden bağlanma adımlarını içeren özel bir protokol ile gerçekleştirilir. Bu süreçte yalnızca yaşanan travmatik olay değil, o olaya zemin hazırlayan duygusal kopukluklar da bilimsel bir perspektifle ele alınarak ilişkinin temelleri sağlamlaştırılır.

Partnerim terapiye gelmek istemiyorsa ne yapabilirim?

Bu, çift terapisinde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Partnerinize bu sürecin bir “suçlu arama” seansı olmadığını, aksine her iki tarafın da kendisini daha iyi ve huzurlu hissedebileceği bir alan açmayı hedeflediğimizi anlatabilirsiniz. Gerekirse ilk aşamada bilgilendirme amaçlı bir ön görüşme yaparak partnerinizin kaygılarını birlikte giderebilir ve terapiye dair önyargılarını esnetebiliriz.

Seanslar ne kadar sürer ve ne zaman sonuç alırız?

Sürecin uzunluğu çiftin ihtiyaçlarına ve getirdiği sorunların karmaşıklığına göre değişkenlik gösterir. Ancak temel gayemiz, sizi bir uzmana bağımlı kılmak değil, kendi ilişkinizin uzmanı olmanızı sağlamaktır. Şişli Fulya’daki ofisimizde veya çevrim içi ortamda yürüttüğümüz seanslarda öğrenilen tekniklerin günlük hayata aktarılmasıyla birlikte, ilişkideki olumlu değişimler kısa sürede gözlemlenmeye başlar.

Tartışmaların tamamen bitmesi mi hedefleniyor?

Hayır; çünkü sağlıklı ve mutlu ilişkilerde de çatışma olması doğaldır. Araştırmalar, ilişkilerdeki sorunların %69’unun çözülemeyen, yani daimi sorunlar olduğunu göstermektedir. Bizim temel amacımız tartışmaları tamamen bitirmek değil; bu tartışmaların yıkıcı bir hal almasını engelleyerek, onları yönetilebilir, anlaşılabilir ve partnerleri birbirinden uzaklaştırmayan bir zemine taşımaktır.

Seanslar dışında evde yapmamız gereken uygulamalar oluyor mu?

Gottman yöntemi, teoriden ziyade uygulamaya dayalı bir ekoldür. Seanslarda üzerinde çalıştığımız “sevgi haritaları oluşturma” veya “takdir sunma” gibi küçük ama etkisi büyük egzersizleri günlük hayatınızda denemeniz beklenir. Bu ev uygulamaları, terapide kazanılan farkındalıkların kalıcı davranış değişikliklerine dönüşmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Çift terapisine başvurmak için ilişkinin kopma noktasına gelmesi mi gerekir?

Kesinlikle hayır. Aksine; sorunlar henüz kronikleşmeden, karşılıklı kırgınlıklar birikmeden ve duygusal kopuş derinleşmeden sürece başlamak, terapinin başarısını ve iyileşme hızını önemli ölçüde artırır. İlişkinizi daha sağlam temellere oturtmak, mevcut iletişim becerilerinizi güçlendirmek ya da yalnızca birbirinizi daha derin bir düzeyde anlamak amacıyla da bu bilimsel yönteme başvurabilirsiniz.

Gottman çift terapisi yöntemi her türden çifte uygun mudur?

Evet; bu yöntem, dünya genelinde yürütülen ve kültürel sınırları aşan evrensel araştırmalara dayanmaktadır. Yapılan çalışmalar, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişkinin temel taşlarının her kültürde ve her türden birliktelikte benzer olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu doğrultuda; evli olan veya olmayan, her yaş grubundan ve her türlü partnerlik yapısına sahip çiftler, bu bilimsel yaklaşımdan güvenle faydalanabilirler.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar


İlişkinizde daha huzurlu bir noktaya ulaşmak ve tıkanmış döngüleri birlikte çözümlemek isterseniz; Şişli Fulya’daki ofisimizde yüz yüze veya çevrim içi seans seçenekleriyle yanınızdayım. Beşiktaş ve Nişantaşı’na yürüme mesafesinde olan çalışma alanımızda, Gottman Çift Terapisi yöntemiyle güvenli bir terapi ortamı sunuyorum.

Bilgi ve Randevu: 0532 053 3992 numaralı hattan arayabilir veya WhatsApp üzerinden mesaj atarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

E-posta: uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com

Randevu: Randevu için buraya tıklayabilirsiniz.

Merak ettiğiniz detaylar veya ilk adım için hemen iletişime geçebilirsiniz.


 

Çift Terapisi Gottman Çift Terapisi ilişki İstanbul Psikolog Online psikolog Şişli Psikolog
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Hangi Terapi Yöntemi Bana Uygun?
Hangi Terapi Yöntemi Bana Uygun?
21 Eylül 2025

Terapiye başlamak, hayatımızda önemli bir dönüm noktasıdır. Fakat birçok kişi ilk...

Devamı
İlişkilerde Şiddet Türleri ve Gottman Çalışmaları
İlişkilerde Şiddet Türleri ve Gottman Çalışmaları
18 Kasım 2024

John Gottman’ın çift laboratuvarında şiddet içeren ilişkilerle yapılan...

Devamı
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
9 Kasım 2024

İlişkilerde anlaşmazlıklar (mahşerin dört atlısı), duygusal kopukluklar ve...

Devamı
İlişkilerde Değişim ve Güçlü Bağların Sırları
İlişkilerde Değişim ve Güçlü Bağların Sırları
1 Ekim 2025

İlişkiler, durağan bir yapıya sahip değildir. Tıpkı doğadaki döngüler gibi...

Devamı

Instagram

Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dı Travmatik ya da yıkıcı aile ortamlarında çocuk, dış koşulları değiştiremeyeceği için hayatta kalma stratejisi olarak çoğu zaman suçu kendine yükler. Bu durum, “kontrol yanılsaması” yaratarak çaresizlik duygusunu hafifletir. Ancak çocuklukta geliştirilen bu mekanizma, yetişkinlikte de ilişkilerde kendini gösterir: partneri yüceltmek, sürekli özür dilemek ya da terk edilme korkusu yaşamak gibi örüntüler bu geçmiş stratejinin izleridir.

Bu durum özellikle kaygılı bağlanma eğiliminde ve narsisistik ilişkilerde çok görülür ❤️‍🩹

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
İlişkilerde sınır koymak çoğu zaman “bencillik” ol İlişkilerde sınır koymak çoğu zaman “bencillik” olarak algılansa da, aslında hem kişinin hem de ilişkinin sağlığını koruyan bir adımdır. 

Sınır, duyguları, zamanı, enerjiyi ve değerleri koruyan görünmez bir çizgidir; sevgiyi azaltan bir duvar değil, ilişkiyi daha güvenli ve saygılı kılan bir çerçevedir. Sağlıklı sınırlar duygusal, fiziksel, dijital ya da değer temelli olabilir ve iletişime kapıyı kapatmaz; tam tersine beklentileri netleştirerek çatışmaları azaltır, iletişimi güçlendirir ve güvenli bağlanmayı destekler.

Bencillik algısının kökeninde genellikle kaygılı bağlanma örüntüleri, “fedakârlık = sevgi” gibi kültürel kalıplar ve çocuklukta “hayır” demeyle ilişkilenen suçluluk duyguları vardır. Oysa sınır koyabilen kişi, partnerine de alan tanır; bu da saygıyı ve güveni artırır. 

Gottman Çift Terapisi’nde de vurgulandığı gibi, mutlu çiftler hem “biz” olmayı hem de “ben” kalabilmeyi başarır ❤️

Kısacası, sınır koymak sevgisizliğin değil özsaygının göstergesidir; gerçek yakınlık ise sınırların yok sayılmasıyla değil, kabul edilip saygı duyulmasıyla mümkündür.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

#psikoloji
Günümüzde ayrılıklar artık sadece yüz yüze yaşanan Günümüzde ayrılıklar artık sadece yüz yüze yaşanan bir deneyim değil; sosyal medya da bu sürecin önemli bir parçası haline geldi 💔

Eski partnerin paylaşımlarını görmek, hikâyelerini takip etmek ya da ortak fotoğraflarla karşılaşmak, duygusal toparlanmayı zorlaştırabilir. 

Kaygılı bağlanan kişiler ayrılık sonrası sosyal medyada daha yoğun “takip” davranışı gösterirken; kaçınan bağlanan kişiler genellikle tüm dijital izleri silmeyi tercih eder. 

Modern ilişki dinamikleri arasında yer alan “ghosting” (aniden ortadan kaybolma) ve “breadcrumbing” (ufak mesajlarla umut verip ilişkiyi sürüncemede bırakma) gibi davranışlar ise bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir.

🔗 Yazının tamamını www.tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz 🩵

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

#psikoloji
Görmezden Gelen Ebeveynin Çocuğu Olmak ❤️‍🩹Çocuklu Görmezden Gelen Ebeveynin Çocuğu Olmak ❤️‍🩹Çocuklukta ebeveyn tarafından duygusal olarak görülmemek, yani duygusal ihmal, bireyin benlik algısı, duygularını düzenleme becerisi ve ilişkilerinde derin izler bırakır.

* Çocuklukta: Temel ihtiyaçlar karşılanır ama duygusal sıcaklık, aynalanma ve düzenleyici ilişki deneyimi eksik kalır. Çocuk, sessizlikle kabul edilmeyi öğrenir. Bu da içe kapanma, yalnızlık ve yetersizlik duygularına yol açar.

* Yetişkinlikte: Duygularını ifade etmekte zorlanma, ya bastırma ya da yoğun ve kontrolsüz dışavurum şeklinde görülür. İlişkilerde aşırı uyum sağlama veya duygusal mesafe koyma eğilimleri gelişebilir. Karar vermede güçlük, onay arayışı, kaygı ve depresyon gibi sorunlar sık görülür.

* Onay ihtiyacı: Görülmeyen çocuk, yetişkin olduğunda değeri onay üzerinden tanımlar. Bu ya pasif bir uyum (sessizlik, memnun etme) ya da aktif bir onay arayışı (mükemmeliyetçilik, sürekli doğru olma çabası) olarak ortaya çıkar.

* İyileşme: Duyguların fark edilmesi, adlandırılması, öz-şefkat, sınır koyma ve kendini ifade etme becerilerinin güçlendirilmesiyle mümkündür. Güvenli ve düzenleyici ilişkiler, özsaygıyı ve duygu düzenleme kapasitesini destekler.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • Narsisizm
  • İstismar ve Manipülasyon
  • Bağlanma Stilleri
  • Psikodinamik Terapi
  • EMDR
  • Şema Terapi
  • Gottman Çift Terapisi

Son Eklenenler

  • Aşırı düşünmeyi (overthinking) nasıl durdurabilirim?
  • Rüya Çalışması, Freud ve Bilinçdışının Dilsel Yapısı
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir? Sürekli Endişelenmek Normal mi?
  • Yetişkinlerde DEHB: Gizli Belirtiler ve Başa Çıkma Stratejileri
  • Bağlanma Stilleri: Neden Zıt Kişiliklere Çekiliriz?
  • Maladaptive Daydreaming – Aşırı Hayal Kurmak Bir Hastalık mı?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz