Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim

Online Çift Terapisi

Klinik Psikolog Tuğçe TuranlarOnline çift terapisi, çift terapisi sürecinin görüntülü görüşmeler aracılığıyla, eşlerin bulunduğu yerden sürdürülmesidir. Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından katılabileceğiniz bu görüşmeler; iletişim sorunları, tekrarlayan tartışmalar, güven kırılmaları ve duygusal uzaklaşma gibi konularda, yüz yüze çift terapisiyle aynı çerçevede ilerler. Amaç kimin haklı olduğunu bulmak değil; çiftin tekrar eden döngüsünü fark etmesi ve birbirini yeniden duyabileceği bir zemin kurmasıdır.

Çift terapisi hangi durumlarda destek olabilir?

  • Sık tekrarlayan, bir türlü çözülmeyen tartışmalar
  • İletişimin tıkanması, konuşamamak ya da sürekli yanlış anlaşılmak
  • Güven kırılmaları ve aldatma sonrası onarım süreci
  • Duygusal ya da cinsel uzaklaşma
  • Ebeveynlik, ailelerle ilişkiler ya da yaşam geçişlerinde yaşanan zorlanmalar
  • Ayrılma ile devam etme arasında kararsızlık

Uzaktan da olsa aynı masada olmak

Bazı çiftler aynı evde yaşar ama iş, seyahat ya da farklı şehirlerde/ülkelerde olmak yüz yüze bir araya gelmeyi zorlaştırır. Online çift terapisi, iki kişinin nerede olursa olsun aynı sürece, aynı çerçevede katılabilmesini sağlar. Eşlerden biri yurt dışında, diğeri İstanbul’da olsa bile görüşme birlikte sürdürülebilir. Fiziksel mesafe, ilişki üzerine birlikte düşünmenin önünde bir engel olmak zorunda değildir.

Çift terapisine yaklaşımım

Çift terapisinde, tartışmaların içeriğinden çok tekrar eden etkileşim örüntülerine ve bu örüntülerin altındaki bağlanma ihtiyaçlarına bakarım. Gottman çift terapisi, bağlanma kuramı ve psikodinamik yaklaşımdan yararlanarak; çiftin birbirini suçlama döngüsünden çıkıp, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını birbirine duyurabildiği bir zemin kurmaya çalışırız. Süreç, çiftin ihtiyacına ve durumuna göre birlikte şekillenir.

Online çift görüşmesi nasıl işler?

Görüşmeler görüntülü olarak, önceden belirlenen gün ve saatte yapılır. Eşler aynı mekândan tek bir ekran üzerinden katılabileceği gibi, farklı yerlerden ayrı ayrı da bağlanabilir. Görüşme için sessiz, kesintisiz ve mahremiyeti gözeten bir alanda bulunmak yeterlidir. Gizlilik, tıpkı yüz yüze görüşmede olduğu gibi sürecin temel çerçevesidir. Dilerseniz İstanbul Beyoğlu’ndaki ofiste yüz yüze görüşme de mümkündür; süreç hakkında daha fazla bilgi için hakkımda sayfasını inceleyebilirsiniz.

Yurt dışında yaşıyorsanız yurt dışında Türkçe online terapi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eşler farklı şehirlerde/ülkelerde olsa da olur mu?

Evet. Eşler ayrı ayrı bağlanarak aynı görüşmeye katılabilir; görüşme saati, saat farkı gözetilerek birlikte belirlenir.

Online çift terapisi yüz yüze kadar etkili mi?

Online görüşme, yüz yüze görüşmeyle aynı çerçevede, düzende ve gizlilikte sürdürülür; birçok çift için uygun ve sürdürülebilir bir seçenektir.

Çift terapisine birlikte mi katılmalıyız?

Çift terapisi genellikle iki eşin birlikte katılımıyla yürür. Bazı durumlarda süreç içinde bireysel görüşmelere de yer verilebilir; bu, birlikte değerlendirilir.

Görüşmeler ne sıklıkla yapılır?

Görüşmeler genellikle haftada bir yapılır. Süreç çiftin ihtiyacına göre şekillenir ve ne kadar süreceği birlikte değerlendirilir.

Randevu ve iletişim

Online çift terapisi süreci hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için iletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilirsiniz.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi ya da acil destek yerine geçmez.

Yani, “Yaşamın anlamı nedir?” sorusu her zaman cev Yani, “Yaşamın anlamı nedir?” sorusu her zaman cevaplanmak için sorulmuyor. Bazen merakla, bazen de hayattan kopunca soruluyor. Hangisi olduğunu soru değil, soranın hayatı gösteriyor.
Son zamanlarda insanların okumakta ve okuduklarını Son zamanlarda insanların okumakta ve okuduklarını anlamakta zorlandığını görüyorum. Ve bunu genellikle ADHD’ye bağlıyorlar. Fakat her odaklanma güçlüğü ADHD değil. ADHD nörogelişimsel bir tablo; bambaşka bir şey. Benim gördüğüm şey daha çok bir alışkanlık meselesi: Sürekli hızlı, değişken ve yüksek uyarımlı içeriklere maruz kalmak, dikkatimizi kullanma biçimimizi değiştiriyor.
Bir de yapay zekâyla birlikte insanlar düşünmeye daha az ihtiyaç duymaya başladı. Üzerine çok düşünmeden her sorunun cevabını ondan alabiliyorsunuz.  Düşünsenize, sizin yerinize düşünen bir zekâ.
Ama esas kaybettiğimiz şeyin düşünme alışkanlığından çok “bilmeme halinde durabilmek” olduğunu düşünüyorum.
Eskiden metacognition, yani ne düşündüğünü düşünme kavramı benim çok hoşuma giderdi. İlişkisel psikanaliz üzerine aldığım eğitimlerde de seans odasında bunun nasıl işlediğini çok konuşurduk. Ne düşünüyorum? Neden böyle düşünüyorum? Bu düşünce nereden geliyor? Gördüğüm şey gerçekten orada mı, yoksa ben mi ona bir anlam yüklüyorum?
Ve ben bu kavramla etrafa baktığımda insanların bundan ne kadar uzaklaştığını görüyorum.
Biz düşünmezsek nasıl var olacağız? :)
Okumazsak nasıl neden-sonuç ilişkisi kuracağız? Bir fikrin nereden geldiğini, hangi düşünceye dayandığını, neyle çeliştiğini nasıl anlayacağız?
Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.