Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Klinik Okumalar
    • İlişkisel Dinamikler
    • Bedensel Bellek
    • Jungiyen Okumalar
  • İletişim
featured_image

Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri

21 Aralık 2024 Yazar: Tuğçe Turanlar Jungiyen Okumalar 0 Yorum

Carl Gustav Jung, İsviçreli bir psikiyatrist ve psikanalist, psikolojiye özellikle analitik psikoloji alanındaki katkılarıyla tanınır. Kolektif bilinçdışı, arketipler ve bireyselleşme gibi kavramları birçok kişi tarafından bilinse de, Jung’un yaşamı ve çalışmalarının daha az bilinen yönleri, onun etkisinin derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyar.

1. Jung’un Okült ve Mistik Geleneklere İlgisi

Jung, okült ve mistik geleneklere derin bir ilgi duyuyordu. Bilinçdışını keşfetmenin, genellikle onun “numinosum” olarak adlandırdığı ilahi ya da ruhsal deneyimlere dalmayı içerdiğine inanıyordu. Jung’un kütüphanesi, simya metinleri, astroloji yazmaları ve mistik eserlerle doluydu; bunları psikolojik teorilerine entegre etti. Kırmızı Kitap (The Red Book) üzerindeki çalışmaları, onun mistik ve sembolik imgeler üzerindeki araştırmalarına canlı bir örnek sunar. 

Numinous kavramı, Carl Gustav Jung tarafından sıklıkla kullanılan bir terimdir ve ilahi ya da ruhsal deneyimlerle bağlantılı olarak bilinçdışının derinliklerini ifade eder. Bu terim, din bilimci Rudolf Otto’nun eserlerinden alınmıştır ve “büyüleyici bir korku ve saygı” uyandıran, insanın varoluşunun ötesinde bir gücü hissettiği deneyimleri tanımlar. Jung’a göre, numinous deneyimler, bireyin bilinçdışıyla bağlantı kurarak psikolojik ve ruhsal dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynar.

Bu kavramı açıklamak gerekirse, bir kişi numinous bir deneyim yaşadığında, bu genellikle açıklanamayan ama güçlü bir ruhsal ya da duygusal çekim hissiyle kendini gösterir. Örneğin, bir kutsal mekânda hissettiklerimiz ya da bir sanat eserine baktığımızda duyduğumuz derin anlam duygusu, bu tür deneyimlere örnek olabilir.

Jung’un çalışmalarında bu kavram, hem bireysel hem de kolektif bilinçdışıyla bağlantının önemli bir parçası olarak görülür ve bireyin kendi varoluşunu daha geniş bir bağlama oturtmasına yardımcı olur.

2. Modern Fiziğe Katkıları

Carl Gustav Jung, kuantum mekaniğinin öncülerinden fizikçi Wolfgang Pauli ile uzun süreli bir yazışma yürüttü. Tartışmaları, psikoloji ve kuantum fiziği arasındaki ilişkiyi, özellikle neden-sonuç ilişkisi olmayan anlamlı rastlantılar olarak tanımladığı senkronisite kavramını keşfetmeyi içeriyordu. Bu iş birliği, bilim ve beşeri bilimler arasındaki boşluğu doldurarak benzersiz bir disiplinler arası perspektif sundu.

3.  Jung’un Sanatsal ve Yaratıcı İfadeleri

Jung, karmaşık resimler ve mandalalar oluşturan yetenekli bir sanatçıydı. Kırmızı Kitap’ta yer alan birçok eser, onun için yalnızca terapötik bir yöntem olmakla kalmayıp, aynı zamanda bilinçdışı zihni keşfetme ve anlama yöntemi olarak da hizmet etti. Jung’un sanatsal girişimleri, yaratıcılık ve psikolojinin iyileşme yaklaşımındaki entegrasyonunu vurgular.

4. Sigmund Freud ile Tartışmalı İlişkisi

Freud ve Jung başlangıçta yakın bir profesyonel ilişki paylaşırlarken, bilinçdışının doğasına dair farklı görüşleri dramatik bir ayrılığa yol açtı. Freud, öncelikle cinsel dürtülere odaklanırken, Jung daha geniş kavramları, özellikle ruhsallık ve kolektif arketipleri vurguladı. Bu farklılık, psikanaliz tarihindeki önemli bir anı işaret eden ilişkilerinde gerilim yarattı.

5. Jung’un Kültürler Arası Psikolojide Öncü Rolü

Jung, farklı kültürlerdeki mitleri, sembolleri ve psikolojik uygulamaları keşfetmeye derin bir ilgi duyuyordu. Afrika, Hindistan ve Yerli Amerikan topraklarına yaptığı seyahatler, arketipler ve kolektif bilinçdışına dair teorilerini önemli ölçüde etkiledi. Jung’un çalışmaları, insan deneyiminin evrenselliğini vurgularken kültürel farklılıklara saygı duyuyordu.

6. Jung’un Gölge Çalışmalarına Odaklanması

Jung’un gölge kavramı bugün geniş çapta tartışılmakla birlikte, gölge çalışmasının pratik uygulamaları daha az bilinir. Jung, bireylerin kişiliklerinin karanlık yönleriyle yüzleşmelerini ve bunları bastırmak yerine entegre etmelerini teşvik etti. Bu sürecin, bütünlük ve bireyselleşmeye ulaşmak için gerekli olduğunu savundu.

7. Popüler Kültür Üzerindeki Etkisi

Jung’un fikirleri, edebiyat, sanat ve sinema üzerinde derin bir etki bıraktı. Örneğin, arketip teorisi, modern hikaye anlatımında karakterlerin ve anlatıların inşa edilme şeklini şekillendirdi. Joseph Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu (The Hero with a Thousand Faces) ve George Lucas’ın Star Wars serisi gibi eserler, Jungcu kavramlara çok şey borçludur.

Sonuç

Carl Jung’un çalışmaları, geleneksel psikolojinin sınırlarını aşar. Onun mistisizm, sanat, fizik ve kültüre yönelik araştırmaları, insan durumunu anlamaya adanmış çok yönlü bir zihni ortaya koyar. Jung’un yaşamının ve katkılarının bu daha az bilinen yönlerini inceleyerek, onun mirasını ve fikirlerinin kalıcı önemini daha derinlemesine takdir edebiliriz.

Carl Gustav Jung ve Bilinmeyen Yönleri

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar

Yule Psikoloji

Kaynaklar

  • Jung, C. G. (2009). The Red Book: Liber Novus. W. W. Norton & Company.
  • Main, R. (2004). The Rupture of Time: Synchronicity and Jung’s Critique of Modern Western Culture. Routledge.
  • Shamdasani, S. (1998). Jung and the Making of Modern Psychology: The Dream of a Science. Cambridge University Press.
  • Campbell, J. (2008). The Hero with a Thousand Faces. New World Library.
  • Pauli, W., & Jung, C. G. (1955). The Interpretation of Nature and the Psyche. Pantheon Books.
  • Stevens, A. (1990). On Jung. Penguin Books.
Analitik Psikoloji Bireysel psikoterapi Freud Gölge arketipi Jung
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Rüya Analizi: Freud ve Jung’un Karşılaştırmalı Görüşleri
Rüya Analizi: Freud ve Jung’un Karşılaştırmalı Görüşleri
29 Ekim 2023

Rüya Analizi Freud'a Göre Rüyalar Ne Anlama Geliyor? Hepimiz rüya görüyoruz,...

Devamı
Freud’un Rüya Analizi: Psikanalizin Kapısı
Freud’un Rüya Analizi: Psikanalizin Kapısı
10 Ocak 2024

"Rüyalar, bastırılmış arzuların gerçekleşmesidir." – Freud İnsanlık tarihinin...

Devamı
Freud Okuma Listesi
Freud Okuma Listesi
9 Şubat 2022

Sigmund Freud'un devasa külliyatı, hem psikoloji meraklıları hem de uzmanlar için...

Devamı
Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
16 Şubat 2026

İnsan yaşamında bazı dinamiklerin farklı bağlamlarda yeniden ortaya çıktığı...

Devamı

Instagram

Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gi Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gibi Hissediyoruz?❤️‍🩹

Hayatınızda her şey yolunda giderken aniden bir huzursuzluk çöküyor mu? Sanki bu mutluluğun bir bedeli olacakmış gibi bir tetikte olma hali...
Aslında bu, sinir sisteminizin size bir oyunudur. Eğer kaotik bir ortamda büyüdüyseniz, sinir sisteminiz huzuru “tekinsiz bir boşluk” olarak kodlar. Çünkü sizin için tanıdık olan mutsuzluk, yabancı olan huzurdan daha “güvenli” hissettirir.

🌱Bu döngünün temelinde şunlar olabilir:

* Kaosun Konforu: Zihniniz, ne zaman ne olacağını bildiği o eski huzursuz günleri özler; çünkü krizin içinde nasıl hayatta kalacağınızı biliyorsunuzdur.

* Kontrol Çabası: Dışarıdan gelecek olası bir “darbeyi” bekleyip gerilmek yerine, kendi mutsuzluğunuzu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışırsınız.

* Ebeveyne Bilinçdışı Sadakat: Eğer mutsuz veya acı çeken ebeveynlerle büyüdüyseniz, onlardan daha mutlu olmayı onlara bir “ihanet” gibi hissedebilirsiniz. Onların yaşayamadığı o huzurlu hayatı yaşamak, bilinçdışında bir suçluluk duygusu yaratarak sizi yeniden tanıdık olan o mutsuz zemine çekebilir.

🌱Huzura tahammül etmek, sinir sistemine bu sessizliğin güvenli olduğunu ve mutlu olmanın bir suç olmadığını yeniden öğretmekle başlar.

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve makalenin tamamını okumak için web sitemdeki yazıyı inceleyebilirsiniz: tugceturanlar.com 👩🏻‍💻

Not: Psikolojiye dair farkındalık notları, hazırladığım kendi kendine yardım araçları ve topluluğa özel içerikler için “Seans Odası Sakinleri” Telegram kanalına katılabilirsiniz. Terapi sürecini desteklemek ya da bireysel içsel yolculuğuna eşlik etmek isteyen herkes bu alana davetlidir. Katılım için gerekli bağlantıya profilimden ulaşılabilir.

#psikoloji #psikoterapi
Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • İlişkisel Örüntüler
  • Bağlanma ve Yakınlık Sorunları
  • Travma ve Psikolojik İzler
  • Kişilik Yapıları
  • İçsel Çatışmalar ve Anlam Arayışı
  • Kaygı, Kontrol ve Aşırı Düşünme
  • Rüyalar ve Bilinçdışı Süreçler

Son Eklenenler

  • Tekrarlayan Rüyalar Neden Görülür? Bilinçdışının Israrı
  • Tekrar Eden Yaşam Örüntüleri ve Bilinçdışı: Semboller Ne Anlatır?
  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı: Sürekli Tehdit Algısı ve Güven Sorunu
  • Sosyal Kaygı: Görülme Korkusuna Analitik Bir Bakış
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz