Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Aşk Bağımlılığı Nedir?

4 Şubat 2022 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

Aşk bağımlılığı, kişinin âşık olma hâlinin yarattığı yoğunluğa bağlanması ve bu yoğunluk olmadan kendini eksik hissetmesi olarak tanımlanır. Belirleyici olan sevginin derinliği değil, ilişkinin kişinin öz değer duygusunu ayakta tutan tek kaynak hâline gelmesi ve sakinleşen bir ilişkinin bitmiş gibi yaşanmasıdır. Aşk bağımlılığı bir tanı değildir; klinikte bir örüntü olarak ele alınır.

Bazı kişiler için ilişkinin en canlı yanı, ilişkinin kendisi değil başlangıcıdır. Belirsizlik, bekleyiş, mesajın gelip gelmeyeceği, karşıdakinin ne düşündüğü. İlişki sakinleştiğinde ve öngörülebilir hâle geldiğinde ise bir şeyin bittiği hissi belirir. Bu yazıda aşk bağımlılığı olarak adlandırılan örüntünün ne olduğunu, neden yoğunluğun huzura tercih edildiğini ve bu döngünün nasıl kırılabileceğini ele alıyoruz.

Aşk Bağımlılığı Nedir?

Aşk bağımlılığı, kişinin romantik ilişkiye ya da belirli bir kişiye yönelik ihtiyacının, kendilik değerini ve duygusal dengesini tek başına taşıyacak ölçüde büyümesidir. Kişi ilişkiyi sevdiği için değil, ilişkisiz kaldığında dayanılmaz bir boşluk hissettiği için sürdürür.

Bu tablo psikiyatrik sınıflandırmalarda ayrı bir tanı olarak yer almaz. Ne DSM-5’te ne de ICD sınıflandırmasında “aşk bağımlılığı” başlığı bulunur. Klinikte ise gözlemlenebilir ve üzerinde çalışılabilir bir ilişki örüntüsü olarak ele alınır. Tanı olmaması, yaşanan zorlanmanın gerçek olmadığı anlamına gelmez.

Bağımlılık benzetmesinin nedeni, örüntünün maddeye benzer bir döngü izlemesidir: yoğunlaşan arayış, geçici doyum, doyumun hızla azalması ve daha fazlasına duyulan ihtiyaç.

Aşk Bağımlılığı ile Duygusal Bağımlılık Arasındaki Fark Nedir?

İki kavram iç içe geçer ama odakları farklıdır. Duygusal bağımlılık, kişinin duygu düzenleme kapasitesini bir başkasına devretmesidir ve romantik ilişkilerle sınırlı değildir; aile, arkadaşlık ve iş ilişkilerinde de görülebilir. Aşk bağımlılığı ise özellikle romantik yoğunluğun kendisine yönelmiştir.

Duygusal bağımlılık Aşk bağımlılığı
Odak Belirli bir kişiye duygusal olarak yaslanmak Âşık olma hâlinin yarattığı yoğunluğa yaslanmak
İlişki alanı Romantik ilişkiyle sınırlı değildir Ağırlıklı olarak romantik ilişkilerde görülür
İlişki sakinleşince Bağlılık sürer, kaygı devam eder İlgi düşer, ilişki bitmiş gibi hissedilir
Temel korku Yalnız kalmak, terk edilmek Sıradanlaşmak, canlılığı kaybetmek

Duygusal bağımlılığın belirtileri ve bağlanma kökenleri için duygusal bağımlılık yazısına bakabilirsiniz.

Aşk Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?

Örüntü, tek tek davranışlarda değil bunların birlikte oluşturduğu döngüde görünür. Sık rastlanan işaretler şunlardır:

  • İlişkinin ilk döneminde olağandışı bir yoğunluk yaşamak, ilişki dengelendiğinde ilginin düşmesi
  • Karşıdaki kişiyi tanımadan idealize etmek, sonra fark edilen kusurlarla hızla hayal kırıklığına uğramak
  • Zihnin gün içinde büyük bölümünü o kişiyle meşgul olması ve bu meşguliyetin iş, uyku ya da sosyal yaşamı daraltması
  • Belirsizliğin ve ulaşılamazlığın çekiciliği artırması; ilgi gösteren kişinin hızla değerini yitirmesi
  • İlişkiler arasında boşluk bırakmakta zorlanmak, biri biterken diğerini başlatmak
  • Yalnız kalındığında ortaya çıkan yoğun huzursuzluk ve boşluk hissi
  • Kendi sınırlarını, ilgi alanlarını ve arkadaşlık ilişkilerini ilişkiye göre sürekli yeniden düzenlemek

Bu belirtilerden birkaçını taşımak tek başına bir tablo oluşturmaz. Belirleyici olan, örüntünün tekrarlaması ve kişinin yaşamını daraltmasıdır.

Yoğunluk Neden Huzura Tercih Edilir?

Çünkü tanıdık olan, çoğu zaman rahat olandan daha güvenli hissettirir. Erken dönem ilişkileri öngörülemez olan bir kişi için, sakin ve istikrarlı bir ilişki huzur değil belirsizlik yaratabilir. Duygusal yoğunluk ise bilinen bir zemindir.

İkinci bir etken, âşık olma hâlinin doğası gereği geçici olmasıdır. İlişkinin ilk döneminde yaşanan yoğun odaklanma, uyku ve iştahtaki değişim, sürekli düşünme hâli olağandır ve zamanla yerini daha dengeli bir bağlanmaya bırakır. Aşk bağımlılığında bu geçiş bir kayıp olarak yaşanır; kişi ilişkinin derinleştiğini değil, bittiğini düşünür.

Psikanalitik açıdan bakıldığında, idealize edilen figüre yönelen bu yoğunluk çoğu zaman kişinin kendinde bulamadığı bir bütünlük arayışıdır. Karşıdaki kişi, eksik hissedilen parçayı tamamlayacak biri olarak kurulur. Bu kuruluş gerçek kişiyle temas ettikçe çöker; çünkü hiçbir gerçek insan bir düşlemi karşılayamaz. Hayal kırıklığının bu kadar keskin olmasının nedeni budur.

Bu Örüntü Neden Kurulur?

Tek bir neden yoktur, ancak klinikte tekrarlayan birkaç zemin görülür.

Bağlanma öyküsü: Bakım verenin ilgisinin öngörülemez olduğu, bazen çok yakın bazen erişilemez olduğu bir ilişki, çocukta ilgiyi sürekli kollama refleksi geliştirebilir. Yetişkinlikte bu refleks, belirsiz ilişkilere yönelme biçiminde sürebilir.

Kendilik değerinin dış onaya bağlı olması: Kişi kendi değerini içeriden üretemiyorsa, sevilme deneyimi bir kanıt işlevi görür. İlişki bittiğinde kaybedilen yalnızca bir kişi değil, o kanıttır.

Boşlukla kalamamak: Yalnızlık, bazı kişiler için dinlenme değil dayanılması güç bir hâldir. İlişki, bu boşluğu doldurma işlevi üstlendiğinde niteliği ikinci plana düşer.

Bu zeminlerin hiçbiri “aile suçludur” biçiminde okunmamalıdır. Anlatılan şey, kişinin duygusal düzenleme repertuvarının hangi koşullarda kurulduğudur.

Döngü Nasıl Kırılabilir?

Değişim, ilişkiden uzak durmakla değil; ilişkinin taşıdığı işlevi görmekle başlar. Aşağıdaki yönler klinik çalışmada sık ele alınır:

  • Örüntüyü haritalamak: Hangi tür kişilere yönelindiği, ilginin hangi noktada düştüğü ve bunun neyle örtüştüğü.
  • Boşlukla kalmayı denemek: İlişkiler arasına bilerek zaman bırakmak, ortaya çıkan huzursuzluğun kalıcı olmadığını deneyimlemeyi sağlar.
  • Değer kaynaklarını çoğaltmak: Kendilik değerini tek bir ilişkiye değil; işe, üretime, arkadaşlığa ve kendi tarihine yaymak.
  • Yoğunluk ile yakınlığı ayırt etmek: Kaygının yarattığı canlılık ile bağlanmanın yarattığı yakınlık aynı şey değildir.
  • Sınır kurmayı çalışmak: Bu örüntüde sınır koymak çoğu zaman ilişkiyi kaybetme riski gibi yaşanır. İlişkilerde sınır koymak yazısı bu zorluğu ele alıyor.

Sık Sorulan Sorular

Aşk bağımlılığı gerçek bir bağımlılık mıdır?

Sınıflandırmalarda madde ya da davranış bağımlılığı olarak tanımlanmaz. “Bağımlılık” ifadesi burada benzetme olarak kullanılır; çünkü örüntü arayış, geçici doyum ve tekrar arayış biçiminde benzer bir döngü izler. Bu benzetme yaşanan zorlanmayı hafifletmez, ancak tanı anlamına da gelmez.

Çok âşık olmak aşk bağımlılığı mıdır?

Hayır. İlişkinin ilk döneminde yaşanan yoğun odaklanma olağandır ve zamanla dengelenir. Örüntüden söz edebilmek için bu yoğunluğun tekrar tekrar aranması, ilişki sakinleştiğinde ilginin düşmesi ve bunun kişinin yaşamını daraltması gerekir.

Aşk bağımlılığı ile takıntılı düşünce aynı şey midir?

Değildir. Aşk bağımlılığında zihni meşgul eden düşünce kişi tarafından istenir ve haz verir. Takıntılı düşüncede ise içerik istenmeyen, yabancı ve rahatsız edicidir. Bu ayrım için obsesif kompulsif bozukluk yazısına bakabilirsiniz.

Bu örüntü değişebilir mi?

İlişki örüntüleri sabit değildir. Terapi süreci, bu örüntünün nereden geldiğini ve bugün hangi ihtiyacı karşıladığını anlamak için bir alan açabilir. Sürecin seyri kişiye göre değişir ve kesin bir sonuç öngörülemez.

Kapanış

Aşk bağımlılığı olarak adlandırılan örüntünün merkezinde, çoğu zaman sevme kapasitesinin fazlalığı değil; kendiyle yalnız kalabilme kapasitesinin kırılganlığı bulunur. İlişki, o boşluğu doldurma görevini üstlendiğinde ne kadar iyi olduğu değil, ne kadar yoğun olduğu önem kazanır.

Bu döngüyü fark etmek, âşık olmaktan vazgeçmek anlamına gelmez. Daha çok, bir ilişkinin sakinleşmesinin bitiş değil derinleşme olabileceğini deneyimleyebilecek bir zemin kurmakla ilgilidir.

Görüşme talepleri ve sorularınız için İletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaş

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.

Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?
Psikoterapi ve Koçluk Arasındaki Fark Nedir?
10 Ağustos 2024

Psikoterapi ve koçluk arasındaki farkları anlamak, kişisel gelişim, mental sağlık...

Devamı
Partneri Terapist Gibi Görmek | Modern İlişkiler ve Beklenti
Partneri Terapist Gibi Görmek | Modern İlişkiler ve Beklenti
31 Mayıs 2026

Partneri terapist gibi görmek, modern ilişkilerde sık karşılaşılan bir...

Devamı
Ghosting Nedir ve Neden Yapılır
Ghosting Nedir ve Neden Yapılır
15 Haziran 2024

Ghosting, bir kişiyle olan iletişimin aniden ve açıklama yapmadan kesilmesi...

Devamı
Love Bombing Nedir? Aşırı İlginin Ardındaki Örüntü
Love Bombing Nedir? Aşırı İlginin Ardındaki Örüntü
17 Haziran 2024

Love bombing, bir ilişkinin başında olağandışı yoğunlukta ilgi, iltifat ve...

Devamı
Instagram YouTube
  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.

Onayı Yönet
En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.
  • Seçenekleri yönet
  • Hizmetleri yönetin
  • {vendor_count} satıcılarını yönetin
  • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
Tercihleri görüntüle
  • {title}
  • {title}
  • {title}