Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Makaleler
    • Narsisizm
    • Aldatma ve Sadakatsizlik
    • İstismar ve Manipülasyon
    • İlişkiler ve Çift Dinamikleri
    • İlişkiler ve Psikoloji
    • Bağlanma Stilleri
    • Travma ve Çocukluk İzleri
    • Terapi Yaklaşımları
      • Psikodinamik Terapi
      • EMDR
      • Şema Terapi
      • Gottman Çift Terapisi
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Kitap Önerileri
  • İletişim
featured_image

İnsanlar Değişir mi? Romantik İlişkilerde Değişimin Rolü

11 Şubat 2025 Yazar: Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Çift Dinamikleri 0 Yorum

İnsanların gerçekten değişip değişemeyeceği, psikoloji alanında uzun süredir tartışılan bir konudur. Kimi zaman “Huylu huyundan vazgeçmez” gibi atasözleriyle büyür, insanların köklü özelliklerinin sabit kaldığına inanırız. Öte yandan, yaşam deneyimlerimiz bize farklı bir gerçeği gösterir: İnsanlar yeni bilgilere, yeni ilişkilere, travmalara ve önemli hayat dönüm noktalarına göre şekillenebilir. Peki, değişim mümkün müdür, yoksa kişilik ve davranışlarımız belli bir noktadan sonra “taş” gibi katılaşır mı?

Kişiliğin Temelleri ve Çevresel Etkiler

Öncelikle değişimin kapsamını netleştirmek önemlidir. Her insanın doğuştan getirdiği bazı genetik eğilimleri ve kişilik özellikleri vardır. Bu özellikler tamamen ortadan kalkmasa bile, belirli koşullar altında esneyebilir. Kişiliğin temelinde yer alan bazı boyutlar (örneğin dışa dönüklük, nevrotiklik) zamanla farklı oranlarda değişiklik gösterebilir. Bunun yanında çevresel faktörler de kişinin davranışlarında ve düşünce yapısında önemli bir etkiye sahiptir. Aile, arkadaşlar, eğitim, kültürel değerler ve hatta toplumsal olaylar, kim olduğumuzu ve kim olabileceğimizi şekillendirir.

Kişisel Farkındalık ve Gelişim Süreçleri

Değişimin yaşanabileceği önemli bir alan da kişisel farkındalık ve gelişim süreçleridir. Bireyin kendini tanıma isteği, psikolojik destek arayışı, terapiye başlama, meditasyon veya kişisel gelişim programlarına katılma gibi adımlar, değişimi güçlendirebilir. Bu süreçlerde, kişinin yaşamındaki “olumsuz” diye tanımladığı düşünce kalıplarını veya alışkanlıklarını fark ederek, onları daha işlevsel ve sağlıklı seçeneklerle değiştirmesi mümkündür.

Alışkanlıkların Gücü ve Motivasyon

Değişimin önünde duran en büyük engellerden biri alışkanlıklardır. Yıllar boyu tekrar edilen davranış kalıpları, beynin otomatik pilota bağladığı ve enerjiden tasarruf etmek adına sürdürdüğü tutumlar hâline gelir. Ancak yeni alışkanlıklar edinmek, yeterli motivasyon, kararlılık ve dış destekle mümkündür. Bu süreçte, kişinin kendine olan inancı da belirleyici rol oynar. Eğer kişi değişebileceğine inanır ve kendine karşı sabırlı olup küçük adımlar atmaya devam ederse, davranışlarında ve düşünce yapısında olumlu yönde bir evrim gerçekleşebilir.


Romantik İlişkilerde Değişim

İnsanların değişim potansiyeli, romantik ilişkilerde de belirgin bir şekilde kendini gösterir. İlişkiler, bireylerin kişilik özelliklerini ve davranış kalıplarını en yoğun etkileşim içinde deneyimledikleri ortamlardan biridir. Bir çift, birlikte vakit geçirdikçe birbirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini daha iyi tanıma fırsatı bulur. Bu süreçte, partnerin ihtiyaçları, beklentileri ve değerleriyle karşılaşmak, değişim konusunda önemli bir motivasyon kaynağı olabilir. Örneğin, partnerinin duygusal ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı olmayı öğrenmek veya sağlıklı bir iletişim tarzı geliştirmek, kişinin ilişkideki mutluluğu ve tatmini artırmak için değişebileceğine dair somut örneklerdir.

Bununla birlikte, romantik ilişkilerde değişim karmaşık bir süreçtir. Partnerinizin sizin değişmeniz yönündeki beklentileri bazen baskı oluşturabilir ve bu baskı, ilişkide çatışma veya kırgınlıklara yol açabilir. Öte yandan, sevgi, güven ve empati dolu bir ortamda kişi, kendi dönüşüm yolculuğunu daha rahat sürdürebilir. Bu noktada, her iki tarafın da açık iletişim, karşılıklı anlayış ve destek sunması kritik öneme sahiptir. Aksi takdirde, değişim beklentileri gerilime dönüşerek ilişkiye zarar verebilir.

Ortak Hedefler ve Ortak Çaba

Romantik ilişkilerde değişimi sürdürebilmek için, çiftlerin ortak hedefler belirlemesi ve bu hedeflere ulaşmak için birlikte çaba göstermesi önemlidir. Örneğin, çift terapisi veya birlikte katılınan kişisel gelişim atölyeleri, hem ilişki dinamiklerini anlamada hem de birbirini daha iyi tanımada etkili olabilir. Bu tür ortak deneyimler, çiftlerin kişisel farkındalıklarını artırırken, ilişki içerisinde birbirlerine nasıl daha iyi destek olabileceklerini de öğrenmelerini sağlar.


Sonuç olarak, insanlar değişebilir. Ancak bu değişim, bir gecede veya sihirli bir değnekle gerçekleşmez. Yaşam boyu süren öğrenme, deneyim ve kişisel çaba, değişimin anahtarlarıdır. Genetik yatkınlıklarımız ve kişilik özelliklerimizle yola çıkıyor olabiliriz; fakat hangi yöne doğru ilerleyeceğimize, edindiğimiz deneyimler ve gösterdiğimiz çaba şekil verir.

Özellikle romantik ilişkiler, bireysel değişim için önemli bir motivasyon kaynağı ve aynı zamanda bir deneyim alanı sunar. Burada, sevgi, anlayış ve destekle beslenen bir ilişki ortamı, değişimi kolaylaştırırken, baskı ve çatışma dolu bir ilişki ortamı tam tersine süreci zorlaştırabilir. Dolayısıyla “İnsanlar değişir mi?” sorusuna verilecek cevap, hem genel yaşamda hem de romantik ilişkilerde büyük ölçüde “Evet, yeterince istek ve çabayla…” olacaktır.

İnsanlar Değişir mi?

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar


Referanslar

Gündoğdu, Y. B. (2016). Psikanalitik kişilik kuramlarına göre gelişim ve değişimin imkanı.

Üngüren, E. (2015). Beynin nöroanatomik ve nörokimsayal yapısının kişilik ve davranış üzerindeki etkisi. Uluslararası Alanya İşletme Fakültesi Dergisi, 7(1).

İnsanların Değişmesi Mümkün mü?

Bireysel psikoterapi Çift Terapisi İlişkiler
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Karakterolojik Şiddet: Derinlemesine Bir İnceleme
Karakterolojik Şiddet: Derinlemesine Bir İnceleme
21 Kasım 2024

Karakterolojik şiddet, ilişkilerde partnerlerden birinin diğerine karşı...

Devamı
Yetişkinlerde Travma
Yetişkinlerde Travma
15 Ocak 2024

Yetişkinlerde travma, çocukluk çağında yaşanmış olaylardan, ani şiddet içeren...

Devamı
Travma Bağı Neden Olur
Travma Bağı Neden Olur
15 Haziran 2024

Travma bağı, bireylerin travmatik ilişkilerde, özellikle de istismar eden ya da...

Devamı
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
Mahşerin Dört Atlısı – İlişkileri Yıpratan Davranışlar
9 Kasım 2024

İlişkilerde anlaşmazlıklar (mahşerin dört atlısı), duygusal kopukluklar ve...

Devamı

Instagram

Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gi Her Şey Yolundayken Neden “Kötü Bir Şey Olacak” Gibi Hissediyoruz?❤️‍🩹

Hayatınızda her şey yolunda giderken aniden bir huzursuzluk çöküyor mu? Sanki bu mutluluğun bir bedeli olacakmış gibi bir tetikte olma hali...
Aslında bu, sinir sisteminizin size bir oyunudur. Eğer kaotik bir ortamda büyüdüyseniz, sinir sisteminiz huzuru “tekinsiz bir boşluk” olarak kodlar. Çünkü sizin için tanıdık olan mutsuzluk, yabancı olan huzurdan daha “güvenli” hissettirir.

🌱Bu döngünün temelinde şunlar olabilir:

* Kaosun Konforu: Zihniniz, ne zaman ne olacağını bildiği o eski huzursuz günleri özler; çünkü krizin içinde nasıl hayatta kalacağınızı biliyorsunuzdur.

* Kontrol Çabası: Dışarıdan gelecek olası bir “darbeyi” bekleyip gerilmek yerine, kendi mutsuzluğunuzu yaratarak durumu kontrol altında tutmaya çalışırsınız.

* Ebeveyne Bilinçdışı Sadakat: Eğer mutsuz veya acı çeken ebeveynlerle büyüdüyseniz, onlardan daha mutlu olmayı onlara bir “ihanet” gibi hissedebilirsiniz. Onların yaşayamadığı o huzurlu hayatı yaşamak, bilinçdışında bir suçluluk duygusu yaratarak sizi yeniden tanıdık olan o mutsuz zemine çekebilir.

🌱Huzura tahammül etmek, sinir sistemine bu sessizliğin güvenli olduğunu ve mutlu olmanın bir suç olmadığını yeniden öğretmekle başlar.

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek ve makalenin tamamını okumak için web sitemdeki yazıyı inceleyebilirsiniz: tugceturanlar.com 👩🏻‍💻

Not: Psikolojiye dair farkındalık notları, hazırladığım kendi kendine yardım araçları ve topluluğa özel içerikler için “Seans Odası Sakinleri” Telegram kanalına katılabilirsiniz. Terapi sürecini desteklemek ya da bireysel içsel yolculuğuna eşlik etmek isteyen herkes bu alana davetlidir. Katılım için gerekli bağlantıya profilimden ulaşılabilir.

#psikoloji #psikoterapi
Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli b Paranoid kişilik yapısı, kişinin dünyayı sürekli bir tehdit olarak algıladığı, güven duygusunun yerini kalıcı şüpheye bıraktığı bir kişilik örgütlenmesidir. 

Bu yapıda şüphe, yeni bilgilerle esneyemez; kişi, kuşkularını sorgulamak yerine onları doğrulayan işaretler arar. 

İçsel korku, öfke ve kırılganlık duyguları çoğu zaman dışarıdan gelecek bir saldırı beklentisi şeklinde yaşanır. 

Tesadüflere yer yoktur; her davranışın ve sözün gizli bir anlamı olduğuna inanılır. Bu sürekli tetikte olma hali, ilişkileri zorlaştırır ve kişiyi yalnızlaştırabilir. 

Şüphecilik yaşamın merkezine yerleştiğinde, klinik bir değerlendirme gerekli hale gelir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com

📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma ar Obsesif kompulsif kişilik yapısı, kusursuz olma arzusundan çok hata yapınca suçlanma korkusuyla şekillenen bir karakter örgütlenmesidir.

Düzen, kontrol ve mükemmeliyetçilik; içsel huzuru sağlamak için değil, suçluluktan korunmak için devreye girer.

Bu yapıdaki kişiler için karar vermek, yalnızca bir seçenek seçmek değil; diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek anlamına gelir. Yanlış yapma ihtimali ağır bir suçluluk duygusu yaratacağı için zihin bazen karar sürecini tamamen kilitler. 

Erteleme, çoğu zaman tembellik değil; “ya mükemmel olmazsa” korkusunun yarattığı bir felçtir.

Duygular kontrol edilemez ve kaotik algılandığında, zihin mantığa sığınır. Tartışmalarda “haklı çıkmaya” odaklanmak, aslında duyguların karmaşasından korunmak için inşa edilen bir kaledir.

Mükemmeliyetçilik ise bir başarı arzusu değil; eleştiriden ve suçlanmaktan koruyan bir zırh işlevi görür.

Dinlenirken bile zihinde yankılanan “üretken olmalıyım” sesleri, katı bir içsel yargıcın varlığına işaret eder. Bu yapıda özsaygı, ancak standartlara harfiyen uyulduğunda kazanılan kırılgan bir ödüle dönüşür.

📌 Kritik soru şu:
Hata yapmaktan mı korkuyorsunuz, yoksa hata yaptığınızda hissedeceğiniz o ağır suçluluktan mı?

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.

⭐️ Telegram’da Seans Odası Sakinleri kanalında PDF’ler, psikolojik araçlar ve seanslarda kullanılabilecek egzersizler paylaşıyorum.
İlgilenenler bio’daki bağlantıdan katılabilir.
Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmay Modern dünya bizi sürekli sosyalleşmeye, paylaşmaya ve dışa dönük olmaya çağırıyor.
Ancak bazı insanlar için bu dünya çekici değil; yorucu, istilacı ve anlamsız hissedilir.

Şizoid kişilik yapısında, insanlardan uzak durmak çoğu zaman bir korkunun değil, kendini koruma ihtiyacının sonucudur.

Yalnızlık bir eksiklik değil; aksine rahatlama ve özgürlük alanıdır.

Bu yapı sosyal fobiyle karıştırılsa da temel fark şudur:
Şizoid kişiler insanlardan korkmaz; insanlarla olmanın kendisini yorduğunu hisseder.

Şizoid yapının merkezinde güçlü bir içsel çatışma vardır:

✨ Yakınlık ve anlaşılma ihtiyacı
✨ “İstila edilme” ve kendini kaybetme korkusu
Bu nedenle temas kurulduğunda geri çekilme görülür.

Hayat çoğu zaman içeriden izlenir; kişi kendini bir camın arkasından dünyayı gözlemleyen biri gibi hissedebilir.

Bu geri çekilme sadece bir kaçış değildir.
Birçok şizoid yapı, bu mesafeyi yaratıcılığa, düşünmeye ve derinliğe dönüştürür.

Şizoid olmak bir eksiklik değil;
dünyanın gürültüsüne karşı geliştirilmiş hassas bir savunma biçimidir.

📖 Yazının tamamı için: www.tugceturanlar.com
📝 Bu içerik farkındalık amaçlıdır; klinik değerlendirme bireysel görüşmeyle yapılır.
Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin il Seans Odası Sakinleri: Rüya Analizi podcastinin ilk bölümü 26 Kasım Çarşamba günü yayında. Artık her Çarşamba birlikteyiz 🫠🩵💤🌙🎙️

#podcast #psikoloji
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.

🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.

✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 

🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.

7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
	1.	Kendine Bakışın
	2.	Duyguların Haritası
	3.	İç Sesini Resmet
	4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
	5.	“Hayır” Günlüğü
	6.	Küçük Çocuğa Mektup
	7.	Gelecek Benliğe Niyet

🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ni profilimdeki linkten veya www.tugceturanlar.com’dan ücretsiz indirebilirsin.

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 

#psikoloji
Instagram'da takip et

Öne Çıkan Konular

  • Narsisizm
  • İstismar ve Manipülasyon
  • Bağlanma Stilleri
  • Psikodinamik Terapi
  • EMDR
  • Şema Terapi
  • Gottman Çift Terapisi

Son Eklenenler

  • Her Şey Yolundayken Mutsuz Hissetmek
  • Paranoid Kişilik Yapısı
  • Sosyal Fobi Nedir?
  • Şizoid Kişilik: Neden İnsanlardan Kaçıyorum?
  • Obsesif Kompulsif Kişilik Yapısı Nedir?
  • Aşırı düşünmeyi (overthinking) nasıl durdurabilirim?

Yasal Uyarı

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır. Yazılı izin alınmaksızın kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz