
Partneri Terapist Gibi Görmek | Modern İlişkiler ve Beklenti
Partnerimizi Neden Terapistimiz Gibi Görüyoruz?
Gün boyu biriken kaygıyı, kırgınlığı, bir türlü çözemediğimiz bir düşünceyi eve taşırız ve çoğu zaman bunu paylaşacağımız ilk kişi partnerimiz olur. Ondan yalnızca dinlemesini değil; bizi anlamasını, sakinleştirmesini, hatta içinde bulunduğumuz karmaşaya bir anlam vermesini bekleriz. Partneri terapist gibi görmek, modern ilişkilerde sık karşılaşılan bir beklentidir. İlişki ve arzu üzerine çalışan Esther Perel, bu beklentinin nereden geldiğini anlamak için iyi bir başlangıç noktası sunar.
Bir İnsandan Bir Köyün İşini Beklemek
Perel’in sık vurguladığı bir düşünce şudur: bir zamanlar bütün bir topluluğun, geniş ailenin ve komşuluğun karşıladığı duygusal ihtiyaçları, bugün tek bir kişiden bekler hâle geldik. Partnerimizin aynı anda en yakın dostumuz, sırdaşımız, sevgilimiz, yol arkadaşımız ve duygusal sığınağımız olmasını isteriz. Bu listeye çoğu zaman bir de “beni iyileştiren kişi” rolü eklenir. Tek bir ilişkinin bu kadar çok işlevi aynı anda taşıması, ister istemez ağır bir yük oluşturur.
Partner Neden Terapist Koltuğuna Oturur?
Bunun bir nedeni bağlanma ihtiyacımızla ilgilidir. Zorlandığımızda yakınlık kurduğumuz kişiye yönelmek, insan ilişkilerinin temel bir örüntüsüdür. Partnerimiz, duygularımızı düzenlerken başvurduğumuz ilk kişi hâline gelir. Bir başka neden, içsel meselelerimizi konuşabileceğimiz başka alanların azalmasıdır. Geniş aile bağlarının zayıfladığı, arkadaşlıkların seyrekleştiği bir dünyada partner, geriye kalan tek güvenli liman gibi görünebilir. Böylece ondan yalnızca sevgi değil, duygularımızı taşımasını da bekleriz.
Terapist ile Partner Aynı Şey Değildir
Bu beklenti anlaşılırdır; ama bir karışıklık da içerir. Terapötik ilişki asimetriktir: terapist kendi ihtiyaçlarını sürece taşımaz, tarafsız bir alan tutar ve karşılık beklemeden dinler. Oysa partnerlik karşılıklıdır. Partnerimizin de kendi yorgunluğu, kırılganlığı ve beklentileri vardır. Ondan sürekli tarafsız bir dinleyici, sabırlı bir kapsayıcı olmasını istediğimizde, çoğu zaman onu taşıyamayacağı bir role çağırmış oluruz. Bu da kırgınlık, suçluluk ve giderek büyüyen bir mesafe doğurur; zamanla ilişkilerde tekrar eden döngüler hâline gelir.
Beklentiyi Yeniden Düşünmek
Partnerimizden duygusal destek beklemek doğaldır; asıl sorun, ilişkinin tek başına bir terapi alanı yerine konmasıdır. Bir insanın bizim için her şey olmasını istediğimizde, çoğu zaman onu yetersiz kalmaya mahkûm ederiz. Duygusal ihtiyaçlarımızı tek bir ilişkiye yıkmak yerine dostluklara, ilgi alanlarına ve gerektiğinde profesyonel desteğe yaymak, ilişkiye nefes alanı açar. Terapi süreci, partnerimizden ne beklediğimizi ve bu beklentinin nereden geldiğini anlamak için ayrı bir alan açar. İlişki, bu yükü paylaştığımızda daha rahat nefes alır.
Kaynaklar
İlgili: Çift Terapisine Ne Zaman Başvurulur? ve Aldatma Sonrası Güven.
Partner Neden Terapist Yerine Konur?
Modern ilişkilerde partnerden beklenen rol genişledi: sevgili, en yakın arkadaş, yol arkadaşı ve çoğu zaman duygusal düzenleyici. Geçmişte geniş aile, komşuluk ve topluluk ilişkilerine yayılan destek ihtiyacı, bugün büyük ölçüde tek bir kişiye yüklenebiliyor.
Bu beklenti sevgiden doğar; ancak taşınabilir olmaktan çıktığında ilişkiyi zorlar. Sürekli düzenleyen taraf zamanla tükenir, düzenlenen taraf ise kendini yetersiz ya da çocuklaştırılmış hissedebilir.
Destek Olmak ile Terapist Olmak Arasındaki Fark
Partnerin desteği paha biçilmezdir; ancak terapist rolünden farklıdır. Terapist tarafsızdır, kendi ihtiyaçlarını odaya taşımaz ve ilişkiden çıkarı yoktur. Partner ise aynı hikâyenin içindedir: hem etkilenen hem de etkileyen taraftır. Bu nedenle ondan tarafsızlık beklemek gerçekçi değildir.
Denge Nasıl Kurulur?
İşe yarayan şey, desteği ortadan kaldırmak değil çeşitlendirmektir: arkadaşlıklar, aile, kendi ilgi alanları ve gerektiğinde profesyonel destek. Ayrıca ihtiyacı adlandırmak da işi kolaylaştırır: “Bana çözüm önerme, sadece dinle” gibi bir cümle, iki tarafın da beklentisini netleştirir.
Görüşme talepleri ve sorularınız için İletişim sayfasındaki bilgilerden ulaşabilirsiniz.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez.
İlgili Makaleler
Bağlanma Stilleri Nedir?
Bağlanma stilleri, kişinin yakın ilişkilerde güven, mesafe, bağlılık, terk edilme...
Depresyon İlişkiyi Nasıl Etkiler?
Depresyon yalnızca kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı bir zorlanma değildir;...
Duygusal Olarak Olgunlaşmamış Ebeveynler: Yeterince iyi miyim?
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını...
Ayrılık ve Bağlanma Stilleri: Hangi Tepkiler Sizi Bekliyor?
Ayrılığa verilen tepkiler kişiden kişiye değişir ve bu farkın bir kısmı bağlanma...



