Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim

Tuğçe Turanlar

  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yöntemleri

7 Eylül 2021 Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar İlişkiler ve Bağlanma 0 Yorum

 

Sınav Kaygısı: Sınav öncesinde öğrenilen bilgilerin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun duygu durumudur.

  • Yaklaşan sınavlar hakkında aşırı endişe
  • Değerlendirilme korkusu
  • Birçok öğrenci tarafından yaşanılabilir
  • Gizemli ya da anlaması zor değildi
  • Doğru öneriler ve planlar ile yönetilebilir

 

Sınav Kaygısı Belirtileri

Fiziksel Belirtiler; baş ağrısı, mide bulantısı, ishal, vücut sıcaklığında aşırı değişiklikler, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, karın ağrısı.

Duygusal belirtiler; aşırı korku duygusu, hayal kırıklığı, öfke, depresyon, kontrolsüz ağlama veya gülme, çaresizlik hissi.

Davranışsal belirtiler; yerinde duramama, kaçınma, sınavı yarım bırakma, ders çalışmayı erteleme, aşırı çalışma, yetersiz beslenme, aşırı ya da çok az uyuma, tırnak yeme. ¢

Bilişsel belirtiler; odaklanma güçlüğü, olumsuz düşünceler, unutkanlık, çeşitli düşünceler arasında gidip gelme, kararsızlık, sınav bittikten sonra doğru cevapları hatırlama.

SINAV KAYGISININ SEBEPLERİ NELER OLABİLİR?

Yaşam şekli;

  • Yetersiz dinlenme
  • Kötü beslenme
  • Birden fazla uyarıcıya maruz kalma
  • Etkisiz egzersiz
  • Zamanı etkin kullanamama
  • Yanlış ders çalışma alışkanlıkları

Bilgi ihtiyacı;

  • Sınav olma stratejileri,
  • Akademik bilgi
  • Öğretmenin beklentileri
  • Sınav günü ve sınav yeri

Uyarıcı kullanımı;

Aşırı kafein tüketimi

Ders çalışma alışkanlıkları;

  • Bütün kitabı ezberlemeye çalışma
  • Sınavlardan önceki tüm gece ders çalışma
  • Aşırı çalışma
  • Anlamadan okuma
  • Not almama
  • Tekrar yapmama Ø
  • Ders çalışmama

Psikolojik faktörler;

  • Olumsuz düşünce ve kendini eleştirme
  • Sınav ve sonuçları hakkında gerçekçi olmayan düşünceler
  • Mantıksız inanışlar ( sınavı geçemezsem ailem beni eve almayacak)
  • Mantıksız istekler (100 alamazsam ben bir hiçim)
  • Ne yaparsam yapayım başaramayacağım.

Aile baskısı;

  • Ailenin yüksek beklenti içinde olması.

DÜŞÜNMEYİ DÜŞÜNMEK

  1. Sınav kaygısı için gerçekçi düşünmek;
  • Bir durumu bir sonuca varmadan önce tüm yönleriyle düşünmek.
  • Düşüncelerimizin hislerimiz üzerinde büyük bir etkisi vardır. Ne zaman bir şeyin kötü sonuçlanacağını düşünsek ( sınavda başarısız olmak gibi ) kaygılı hissederiz.
  • Örneğin; Kendinizi matematik sınavında hayal edin. Başarısız olacağınızı düşünürseniz korku ve endişe hissedersiniz. Ancak sınavı geçeceğinizi düşünürseniz sakin kalırsınız.

KAYGIYA SEBEP OLAN DÜŞÜNCELERİNİ TANIMLA

Kaygılanmaya başladığın an kendine sor;

  • Şu an ne düşünüyorum?
  • Kaygıyı hissetmeme sebep olan ne?
  • Endişelendiğim zaman ne olacak ?
  • Olmasını beklediğim kötü şey nedir ?

KAYGINIZA MEYDAN OKUYUN

Herhangi bir şey hakkında düşünmek onun doğru olduğu ya da gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Örneğin; Sınavda başarısız olacağını düşünmek, gerçekten başarısız olacağın anlamına gelmez. Düşüncelerimiz sadece tahmindir, gerçekle ilgisi yoktur.

“Kaygıyı hissetmemizin sebebi düşünce tuzakları olabilir.“

DÜŞÜNCE TUZAKLARI VE SINAV KAYGISI

Geleceği tahmin etmek;

  • Yaşadığımız gerçeklikte geleceği tahmin edemeyiz çünkü sihirli bir küreye sahip değiliz.
  • “ Asla başaramayacağımı biliyorum.” “ Matematik sınavını asla geçemeyeceğim.”

Siyah ve beyaz düşünme;

Bir şey yalnızca siyah ya da beyaz, kötü ya da iyi değildir. Her zaman ortası da vardır.

Örneğin; sadece bir sınavı kaçırmak, o dersteki tüm sınavları kaçıracağın anlamına gelmez. Sıradaki sınavlarda daha dikkatli olmak sorunu çözecektir.

“ İyi bir not alamazsam, tamamen başarısız olacağım.”

Akıl okuma ;

  • “Diğer insanlar benim başarısız olacağımı düşünüyor.”
  • Kimse akıl okuyamaz ve diğerlerinin hakkımızda ne düşündüğünü bilemeyiz.
  • “ Herkes aptal olduğumu düşünüyor.”
  • “ Öğretmen beni sevmiyor.”

Aşırı genelleme;

“ Her zaman” ve “Asla”

Bazen hata yaparız ama bu her zaman hata yapacağımız anlamına gelmez. “ Asla bu sınavı geçemeyeceğim.” “ Derslerimde her zaman başarısız olurum.”

Etiketleme;

Kendimizi tanımlamak için kullandığımız negatif kelimeler.

Kendimizi bir kelime ile özetleyemeyecek kadar karmaşığız !

  • “ Ben bir zavallıyım.” “ Ben bir aptalım.”

Filtreleme;

  • Dikkatimizi sadece kötü şeylere vererek, iyileri göz ardı ederiz.
  • Örneğin bir sınavda 32 soruyu doğru yaptığın halde boş bıraktığın 3 soru yüzünden kötü not alacağına inanırsın.

Sonu kötü bitecek düşüncesi;

  • En kötü durumu hayal edip onunla başa çıkamayacağını düşünmek.
  • Ancak genellikle kötü bir durumla karşılaşmayız, öyle bile olsa durumun üstesinden gelebiliriz.
  • “Aptal gibi görüneceğim. Diğer çocuklar bana gülecek ve ben de utancımdan öleceğim.”

SINAV KAYGISI İLE BAŞA ÇIKMA YÖNTEMLERİ

“Negatif düşüncelere meydan oku!“

Örneğin; Yarın çok önemli bir fizik sınavın var. Sınavla ilgili yoğun kaygılar yaşıyorsun. Başarısız olacağını düşünüyorsun.

Kendine şu soruları sor;

Düşünce tuzaklarına mı düşüyorum?

Evet, geleceği tahmin etmeye çalışıyorum. Sınava girmeden kötü biteceğini düşünüyorum. Ancak hala başarısız olacağımı düşünüyorum.

Gerçekler yerine hislerimle mi düşünüyorum?

Başarısız olacağımı düşünüyor olabilirim ancak bunu destekleyecek bir kanıtım yok. Bu sınav için hazırlandım.  Daha önceki sınavlarımda da başarılı olmuştum.

  • Başarısız olacağıma 100% emin miyim?
  • Hayır, ama ya olursam ?

En kötü ne olabilir? En kötüsü olursa bununla nasıl başa çıkabilirim?

En kötüsü, sınavda başarısız olurum. Hayal kırıklığına uğrarım. Ancak bu dünyanın sonu değil. Nerde yanlış yaptığımı öğretmenime sorarım ve notumu yükseltmek için doğru şekilde çalışırım.

GERÇEKÇİ DÜŞÜNMEK VE SINAV KAYGISI

  • Matematik sınavı yarın
  • Kaygı veya endişe; matematikte iyi değilim. Başarısız olacağım. Asla bu sınavı geçemeyeceğim.
  • Gerçekçi düşünceler; yarın elimden gelenin en iyisini yapacağım. Geleceği göremem, bu yüzden başarısız olacağımdan da emin değilim. Son sınavı geçmiştim. Ödevlerimi her zaman yaparım. İyi bir not almasam bile, sınavı geçebilirim.

SINAV KAYGISININ ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN YAPMAN VE YAPMAMAN GEREKENLER

YAP!

  • Kendine bunun sadece bir sınav olduğunu hatırlat.
  • Kendini sınavdan sonra  yemek, sinema ya da diğer sevdiğin şeylerle ödüllendir..

Sınavdan önceki son saat kendini rahatlat

Kendine elinden geleni yapacağını ve bunun yeterli olduğunu söyle.

YAPMA!

Kendin ve sınav hakkında olumsuz düşüncelere kapılma.

Sınava aşırı çalışma. Yaşadığın strese değmez.

  • Sınavdan önceki gece geç saatlere kadar çalışma. Uyumaya ihtiyacın var.
  • Sınav günü seni strese sokan öğrencilerle vakit geçirme.
  • Sınava az süre kala rahatla ve hoşuna gidebilecek şeyler oku. (örn; mizah dergisi)

SINAV KAYGISINI AZALTMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ

Sınavdan önceki haftalarda;

  • Çalışma alışkanlıkları; sınavlara son dakika çalışmak yerine dönem boyunca çalışmayı dene
  • Etkili not almayı öğren
  • Ders çalışırken ara vermeyi unutma
  • Zaman yönetiminin nasıl yapılacağını öğren ve bununla ilgili pratik yap
  • İyi beslen ve düzenli egzersiz yap
  • Sosyal aktivitelerin, egzersizlerin ve ders çalışma saatlerinle ilgili dengeli bir program yap
  • Uykunu iyi al
  • Gerçekçi hedefler koy

Sınav günü;

  • Sağlıklı yemekler ye. Tıka basa doyma.
  • Kafeini fazla tüketme. Çünkü kafein yan etkilere sebep olabilir. Örneğin; kalp atışını hızlandırma , karın ağrısı, kaygıyı arttırma, baş ağrısı.
  • Sınav yerine erken git
  • Sınavdan önceki son saat rahatlamaya çalış.
  • Son dakika çalışması aklını karıştırabilir.
  • Sınavın başlamasını beklerlerken kaygın artarsa, sınav sonrası yapacağın eğlenceli şeyleri düşün.
  • Sınav süresince; İlk olarak yönergeyi oku, tüm sınavı gözden geçir, tekrar yönergeyi oku. Sınavı, bildiklerini göstermek için bir fırsat olarak düşün.
  • Zamanı etkili bir şekilde kullan. Önce kolay sorulardan başla.  Böylece kendine olan güvenin artar ve kaygın azalır.
  • Sınav temponu ayarla. Geride mi kalıyorsun yoksa hızlı mı gidiyorsun kontrol et.
  • Sınavı bitiremeyeceğini düşünüyorsan, doğru cevapladığın sorulara odaklan.
  • Zamanın varsa cevaplarını gözden geçir ve tekrar kontrol et.

Kaygın sınav performansını etkilemeye başlarsa;

  • Kalemi masaya koy ve rahatla. Yavaşça nefes al. Gözlerini birkaç dakika kapalı tut. Ellerini masaya koy ve omuzlarını hareket ettir. Kafanı yavaşça sağa ve sola çevir. Kendine pozitif ve cesaretlendirici şeyler söyle. Kendini mutlu olabileceğin bir yerde hayal et.

Sınavdan sonra;

  • Deneyiminden bir şeyler öğren
  • Sınav kaygını neyin azalttığını ya da yükselttiğini not al. Böylece kaygını azaltmak için yeni bir plan yapabilirsin.
  • Kendine iyi davran ve kendini ödüllendir.

AİLELER

  • Gerçekçi olmalı ve çocukları diğer öğrencilerle karşılaştırmamalıdır.
  • Sınav hakkında konuşurken kelimeleri dikkatli seçmelidir.
  • Çocuklara güven ve sorumluluk vermelidir.
  • Empati kurmak önemlidir.
  • Sınavı hayat meselesi haline getirmemelidir.
  • Çocuklar koşulsuz sevilmelidir.

Klinik Psikolog Tuğçe TURANLAR

Randevu için iletişime geçebilirsiniz.

 

sınav kaygısı
Önceki
Sonraki

İlgili Makaleler

Dopamin ve Serotonin İlişkisi
Dopamin ve Serotonin İlişkisi
18 Haziran 2024

Dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterler, beynimizin ve vücudumuzun düzgün...

Devamı
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler: Güven, Sınırlar ve İletişim
Madde Bağımlılığı ve İlişkiler: Güven, Sınırlar ve İletişim
11 Haziran 2022

Madde bağımlılığı, yalnızca madde kullanan kişiyi değil, yakın ilişkileri ve aile...

Devamı
Motivasyonel Görüşme
Motivasyonel Görüşme
26 Mart 2024

Motivasyonel Görüşme: Değişim İçin İçsel Gücünüzü Keşfedin Değişim, hayatın...

Devamı
Esaret Fobisi
Esaret Fobisi
8 Haziran 2024

Esaret fobisi, kişinin özgürlüğünün kısıtlanacağı veya kontrol altına alınacağı...

Devamı

Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.
🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.
✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 
🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.
7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
1.	Kendine Bakışın
2.	Duyguların Haritası
3.	İç Sesini Resmet
4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
5.	“Hayır” Günlüğü
6.	Küçük Çocuğa Mektup
7.	Gelecek Benliğe Niyet
🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ne profilimdeki linkten ulaşıp indirebilirsin 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 
#psikoloji
Günümüzde ayrılıklar artık sadece yüz yüze yaşanan Günümüzde ayrılıklar artık sadece yüz yüze yaşanan bir deneyim değil; sosyal medya da bu sürecin önemli bir parçası haline geldi 💔
Eski partnerin paylaşımlarını görmek, hikâyelerini takip etmek ya da ortak fotoğraflarla karşılaşmak, duygusal toparlanmayı zorlaştırabilir. 
Kaygılı bağlanan kişiler ayrılık sonrası sosyal medyada daha yoğun “takip” davranışı gösterirken; kaçınan bağlanan kişiler genellikle tüm dijital izleri silmeyi tercih eder. 
Modern ilişki dinamikleri arasında yer alan “ghosting” (aniden ortadan kaybolma) ve “breadcrumbing” (ufak mesajlarla umut verip ilişkiyi sürüncemede bırakma) gibi davranışlar ise bu süreci daha da karmaşık hale getirebilir.
🔗 Yazının tamamını www.tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.