Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Aşırı düşünmeyi nasıl durdurabilirim?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar26 Aralık 2025 Kaygı ve Anksiyete0 Yorum
Aşırı düşünmeyi nasıl durdurabilirim? Bu soru, zihni aynı konu, ihtimal ya da senaryo üzerinde tekrar tekrar dönen birçok kişinin aklından geçer. Aşırı düşünme, kişinin bir konuyu değerlendirmesinden çok, aynı düşünce döngüsünün içinde sıkışmasıdır. Bu süreç çözüm üretmek yerine kaygıyı, zihinsel yorgunluğu ve kararsızlığı artırabilir. İngilizcede sık kullanılan adıyla overthinking, çoğu...
Devamı
featured_image

Freud’a Göre Rüya Yorumu Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar30 Kasım 2025 Rüyalar0 Yorum
Freud’a göre rüya yorumu, bilinçdışının işleyişini anlamak için temel bir yoldur. Sigmund Freud, rüyaları yalnızca gece zihnimizde beliren rastlantısal görüntüler olarak değil; bastırılmış arzuların, çatışmaların, anı kalıntılarının ve bilinçdışı süreçlerin dönüştürülmüş ifadeleri olarak ele alır. Freud’un Rüyaların Yorumu adlı eseri, psikanaliz tarihinde rüyaya merkezi bir yer...
Devamı
featured_image

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar7 Kasım 2025 İlişkiler ve Bağlanma, Kaygı ve Anksiyete0 Yorum
Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin birçok farklı konuda sürekli, yoğun ve kontrol etmekte zorlandığı bir endişe yaşamasıyla karakterize edilen bir kaygı bozukluğudur. Hepimiz zaman zaman sağlığımız, işimiz, ailemiz, ilişkilerimiz ya da geleceğimiz hakkında kaygılanırız. Kaygı, belirli bir düzeyde bizi hazırlıklı olmaya, önlem almaya ve tehlikelere karşı hızlı tepki vermeye yardımcı olan...
Devamı
featured_image

Yetişkinlerde DEHB Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar2 Kasım 2025 Nöropsikoloji0 Yorum
Yetişkinlerde DEHB, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun yetişkinlik dönemindeki görünümünü ifade eder. İngilizce kaynaklarda ADHD olarak geçen bu nörogelişimsel örüntü, yalnızca çocukluk dönemine ait değildir; bazı kişilerde yetişkinlikte de dikkat, zaman yönetimi, dürtüsellik, duygu düzenleme ve organizasyon alanlarında belirgin zorluklara yol açabilir. Yetişkinlikte DEHB her...
Devamı
featured_image

Bağlanma Stilleri Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar14 Ekim 2025 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Bağlanma stilleri, kişinin yakın ilişkilerde güven, mesafe, bağlılık, terk edilme korkusu ve duygusal yakınlıkla nasıl ilişki kurduğunu anlatan psikolojik örüntülerdir. Bu örüntüler, erken dönem bakım veren ilişkilerinden etkilenebilir; ancak yalnızca çocuklukla sınırlı kalmaz. Yetişkinlikte romantik ilişkilerde, arkadaşlıklarda ve sosyal çevre seçimlerinde yeniden görünür hale gelebilir....
Devamı
featured_image

Maladaptive Daydreaming Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar9 Ekim 2025 Bilinçdışı Süreçler0 Yorum
Maladaptive daydreaming, Türkçede çoğunlukla uyumsuz hayal kurma olarak ifade edilen; kişinin uzun süreler boyunca canlı, ayrıntılı ve sürükleyici hayaller kurmasıyla karakterize edilen bir psikolojik örüntüdür. Her insan hayal kurar. Hayal kurmak zihnin doğal, yaratıcı ve çoğu zaman düzenleyici bir işlevidir. Ancak hayal kurma kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, işini, okulunu ya da...
Devamı
featured_image

Bipolar Bozukluk Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar8 Ekim 2025 Duygudurum Bozuklukları0 Yorum
Bipolar bozukluk, kişinin duygu durumunda, enerji düzeyinde, düşünce hızında, uyku ihtiyacında ve günlük işlevselliğinde belirgin dalgalanmalarla seyreden bir duygudurum bozukluğudur. Halk arasında bazen “iki uçlu bozukluk” olarak da bilinir. Bu iki uçtan biri mani ya da hipomani dönemleri; diğeri ise depresyon dönemleridir. Bipolar bozuklukta kişi bazı dönemlerde olağanın üzerinde enerjik,...
Devamı
featured_image

Kişilik Bozukluklarında EMDR Terapisi

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar3 Ekim 2025 Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
EMDR terapisi, travmatik anıların işlenmesine yardımcı olmak için geliştirilen yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Başlangıçta özellikle travma sonrası stres bozukluğu alanında kullanılan bu yöntem, zamanla farklı ruhsal zorluklarda ve karmaşık travma örüntülerinde de araştırılmaya başlanmıştır. Kişilik bozuklukları ise çoğu zaman yalnızca “zor kişilik özellikleri” olarak görülür....
Devamı
featured_image

EMDR Anıları Siler mi?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar1 Ekim 2025 Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
EMDR anıları siler mi? EMDR’nin amacı, kişinin yaşadığı olayı hafızadan çıkarmak ya da unutturmak değildir. EMDR, travmatik anının kişide yarattığı duygusal ve bedensel yükün azalmasına yardımcı olmayı hedefler. Bir anı hâlâ hatırlanabilir; ancak artık eskisi kadar sarsıcı, yakıcı, bedensel olarak tetikleyici ya da bugünde yaşanıyormuş gibi olmayabilir. Travma sonrası stres bozukluğu,...
Devamı
featured_image

Sağlıklı İlişkide İletişim Nasıl Olmalı?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar1 Ekim 2025 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Sağlıklı ilişkide iletişim, yalnızca konuşmak ya da sorunları çözmek anlamına gelmez. İletişim; partnerlerin birbirini duyabilmesi, değişim dönemlerinde temasını koruyabilmesi, çatışma anlarında kopmadan kalabilmesi ve ilişkide güvenli bir bağ kurabilmesiyle ilgilidir. Her ilişki zaman içinde değişir. Tıpkı doğadaki döngüler gibi ilişkiler de farklı evrelerden geçer. Bazen heyecan verici...
Devamı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6

Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.
🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.
✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 
🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.
7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
1.	Kendine Bakışın
2.	Duyguların Haritası
3.	İç Sesini Resmet
4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
5.	“Hayır” Günlüğü
6.	Küçük Çocuğa Mektup
7.	Gelecek Benliğe Niyet
🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ne profilimdeki linkten ulaşıp indirebilirsin 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.