Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Freud Okuma Listesi

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar9 Şubat 2022 Psikanalitik Düşünce0 Yorum
Bu okuma listesi, Freud okumaya nereden başlanacağını bilemeyenler için hazırlanmış bir sıralama önerisidir. Freud’un külliyatı geniştir ve metinler farklı dönemlerde, farklı kuramsal aşamalarda yazılmıştır; bu nedenle okuma sırası, kavramların birbirine yaslanarak anlaşılmasını kolaylaştırır. Sigmund Freud’un devasa külliyatı, hem psikoloji meraklıları hem de uzmanlar için temel bir...
Devamı
featured_image

Aşk Bağımlılığı Nedir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar4 Şubat 2022 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Aşk bağımlılığı, kişinin âşık olma hâlinin yarattığı yoğunluğa bağlanması ve bu yoğunluk olmadan kendini eksik hissetmesi olarak tanımlanır. Belirleyici olan sevginin derinliği değil, ilişkinin kişinin öz değer duygusunu ayakta tutan tek kaynak hâline gelmesi ve sakinleşen bir ilişkinin bitmiş gibi yaşanmasıdır. Aşk bağımlılığı bir tanı değildir; klinikte bir örüntü olarak ele alınır. Bazı...
Devamı
featured_image

Göçün Psikolojik Etkileri Nelerdir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar7 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Göçün psikolojik etkileri, yalnızca yeni bir yere alışmakla ilgili değildir. Göç; dilin, tanıdık çevrenin, sosyal rollerin ve aidiyet duygusunun aynı anda geride bırakıldığı bir geçiş sürecidir. Bu nedenle göç sonrası yaşananlar çoğu zaman bir yas sürecine benzer: kayıp, uyum çabası, kimlik sarsıntısı ve yeniden kuruluş. Kaygı, uyku bozukluğu, yalnızlık ve “hiçbir yere ait...
Devamı
featured_image

Çocukluk Çağı Travmaları: Yetişkinlikteki Etkileri

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar7 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Çocukluk çağı travmaları, yalnızca geçmişte kalan zor deneyimler değildir; kişinin duygularını düzenleme biçimini, ilişki kurma örüntülerini, kendilik algısını ve dünyaya duyduğu güveni yetişkinlikte de etkileyebilir. İhmal, istismar, aile içi şiddet, duygusal olarak görülmeme ya da uzun süreli güvensizlik bu kapsamda değerlendirilir. Etkilerin görülmesi kaçınılmaz değildir; destekleyici...
Devamı
featured_image

Dissosiyasyon ve Çocukluk Çağı Travmaları

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar7 Eylül 2021 Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Dissosiyasyon, zihinsel süreçlerin bilinçten ayrılması ve kendi içindeki bütünlüğü kaybetmesi sonucu kişinin duygu ve düşünceleriyle ilgili farkındalığın azalması olarak tanımlanmaktadır ( Bolu ve ark, 2014 ).  Ağır stres durumlarda aşırı anksiyeteyi azaltarak ruhsal dengenin sürmesini sağlayan savunma mekanizmalarından biridir. Dissosiyasyon Kavramı Ancak ağır bir şekilde...
Devamı
featured_image

Aşkın İçinde Kalmanın Bir Yolu Var mı?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Aşkın içinde kalabilmek, ilk dönemdeki yoğunluğun sürdürülmesinden çok, yakınlık ile ayrı bir birey olarak var olma arasında denge kurabilmekle ilgilidir. İlişkilerde bağ, iki kişinin birbirinde erimesiyle değil; birbirine temas ederken kendi sınırlarını koruyabilmesiyle sürer. “Aşk, varoluşsal boyutta benlik sınırlarının terk edilmesidir.” Kernberg Aşkın içinde kalmanın bir yolu var mı?...
Devamı
featured_image

Psikolog Tuğçe Turanlar | Çalışma Alanları

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2021 Psikanalitik Düşünce0 Yorum
Bu sayfada Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar’ın çalışma alanları, terapi yaklaşımı ve süreçte nasıl bir çerçeve izlendiği yer alır. Psikodinamik yönelim ağırlıklı çalışılan süreçte; travma çalışmalarında EMDR, kişilik örüntülerinde şema terapi ve ilişki çalışmalarında Gottman yaklaşımı kullanılmaktadır. “İçimizde olup biteni bilinçli hale getirmediğimizde, onu dış dünyada kaderimizmiş gibi...
Devamı
featured_image

Psikoterapi Yaklaşımları Nelerdir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Psikoterapi yaklaşımları, kişinin yaşadığı duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel zorlanmaları anlamak için kullanılan farklı terapi ekollerini ifade eder. Her terapi yaklaşımı insanı, sorunu ve değişimi biraz farklı bir yerden ele alır. Bazı yaklaşımlar geçmiş yaşantıların bugünkü ilişkilere ve duygu örüntülerine nasıl yansıdığını anlamaya odaklanır. Bazıları düşünce, duygu ve...
Devamı
featured_image

İlişki Danışmanlığı Ne Zaman Alınmalı?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
İlişki danışmanlığı, ilişkide tekrar eden tartışmalar, iletişim sorunları, güven kaybı veya duygusal uzaklaşma yaşandığında başvurulabilecek psikolojik destek süreçlerinden biridir. Bu destek yalnızca ilişkinin bitme noktasına geldiği durumlarda düşünülmesi gereken bir adım değildir. Bazen çiftler birbirini sevmesine rağmen aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşayabilir, konuşmalar hızla...
Devamı
featured_image

Narsisistik İlişki Belirtileri Nelerdir?

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar4 Eylül 2021 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Narsisistik ilişki, kişinin kendini zamanla değersiz, suçlu, yetersiz ya da kendi algısından şüphe eder halde bulabildiği zorlayıcı bir ilişki dinamiğini ifade eder. Bu tür ilişkilerde başlangıçta yoğun ilgi, hızlı yakınlaşma ve özel hissettirilme görülebilir. Ancak zamanla idealizasyon, değersizleştirme, sınır ihlalleri, empati eksikliği ve gaslighting gibi örüntüler ilişkiyi yıpratabilir....
Devamı
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11

Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.
🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.
✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 
🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.
7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
1.	Kendine Bakışın
2.	Duyguların Haritası
3.	İç Sesini Resmet
4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
5.	“Hayır” Günlüğü
6.	Küçük Çocuğa Mektup
7.	Gelecek Benliğe Niyet
🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ne profilimdeki linkten ulaşıp indirebilirsin 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.