Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
Tuğçe Turanlar
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
    • Bireysel Terapi
    • Çift Terapisi
    • EMDR Terapisi
    • Jungiyen Yaklaşımla Rüya Analizi
  • Konular
    • İlişkiler ve Bağlanma
    • Kaygı ve Anksiyete
    • Travma ve Bedensel Bellek
    • Psikanalitik Düşünce
  • Podcast
  • Farkındalık Rehberleri
  • İletişim
featured_image

Rüya Analizi: Freud ve Jung’un Karşılaştırmalı Görüşleri

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar29 Ekim 2023 Rüyalar0 Yorum
Freud ve Jung, rüyaya iki farklı yerden bakar. Freud için rüya, bastırılmış arzuların örtük biçimde dile geldiği bir alandır; yorum, gizli içeriği açığa çıkarmayı hedefler. Jung ise rüyayı yalnızca bastırılanın değil, kişinin bütünlüğe yönelen yanının da konuştuğu bir alan olarak görür ve arketipsel imgelere yer açar. Rüya Analizi Freud’a Göre Rüyalar Ne Anlama Geliyor? Hepimiz rüya...
Devamı
featured_image

Travma ve Travma ile Başa Çıkma Üzerine Yazılmış 8 Kitap

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2023 Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Bu liste, travmayı ve travmayla baş etme süreçlerini anlamak isteyenler için hazırlanmış sekiz kitaplık bir okuma önerisidir. Kitaplar terapinin yerine geçmez; ancak yaşananı adlandırmaya ve süreci daha anlaşılır kılmaya yardımcı olabilir. Travma ile ilgili size dolaylı yoldan destek olabilecek 8 Kitap önerisini inceleyebilirsiniz. 1-Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk –Maia...
Devamı
featured_image

Ters Psikoloji Nedir? Örnekleri ve Neden İşe Yaramadığı

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar5 Eylül 2023 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Ters psikoloji, bir kişinin istediği davranışı elde etmek için tam tersini söylemesine dayanan dolaylı bir etkileme yöntemidir. Arkasındaki mekanizma psikolojik reaktanstır: insan, seçme özgürlüğünün kısıtlandığını hissettiğinde o özgürlüğü geri kazanmak için çoğu zaman söylenenin tersini yapar. Kısa vadede işe yarayabilir; uzun vadede ise güveni aşındırdığı ve ilişkiyi manipülatif bir zemine...
Devamı
featured_image

Öfke Nasıl Yönetilir

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar2 Mayıs 2023 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Öfke, insanların hissettiği en temel duygulardan biridir. Bu duygu genellikle stres, hayal kırıklığı ve rahatsızlık hisleriyle karakterizedir. Herkes zaman zaman öfke hisseder ve bu normal bir tepkidir. Market kasası sırasında önünüze geçen biri yüzünden öfkelenebilirsiniz. Duygusal olarak incindiğinizde, tehdit edildiğinizde, canınız acıdığında veya bir çatışma içinde olduğunuzda da öfkeli...
Devamı
featured_image

Borderline Kişilik Yapısı: DSM-5 Tanı Ölçütlerine Klinik Bir Bakış

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar19 Ocak 2023 İlişkiler ve Bağlanma, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Borderline kişilik bozukluğu, DSM-5’te belirli tanı ölçütleriyle ele alınan bir klinik tablodur. Bu ölçütler, kişinin ilişkilerinde, benlik algısında, duygulanımında ve dürtü kontrolünde tekrar eden bazı örüntüleri tanımlamak için kullanılır. Ancak burada en baştan önemli bir ayrım yapmak gerekir: DSM-5 tanı ölçütleri, kişinin kendisine ya da bir başkasına tanı koyması için hazırlanmış bir...
Devamı
1 Like
featured_image

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar17 Ocak 2023 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Borderline kişilik bozukluğu, kişinin duygularını düzenlemekte, ilişkilerde güvenli bir denge kurmakta ve kendilik algısını tutarlı biçimde sürdürmekte zorlandığı bir ruhsal örüntüdür. Günlük dilde çoğu zaman “ani duygu değişimleri” ya da “ilişkilerde dengesizlik” gibi ifadelerle anlatılır. Ancak klinik açıdan bakıldığında tablo bundan daha geniştir. Borderline kişilik bozukluğu; duyguların...
Devamı
featured_image

EMDR Terapisinin Kuramsal Temelleri

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar28 Aralık 2022 Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
EMDR terapisinin kuramsal temelleri, bireyin geçmişte yaşadığı rahatsız edici deneyimlerin bugünkü duygusal ve bedensel tepkiler üzerindeki etkisini anlamaya yönelik bir çerçeve sunar. EMDR Terapisi, danışanın zorlayıcı yaşantılarının bugünkü işlevselliğini bozmayacak şekilde yeniden işlenmesine yardımcı olmayı amaçlayan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Travmatik yaşantıların...
Devamı
featured_image

Duygusal Yeme

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar6 Ağustos 2022 İlişkiler ve Bağlanma, Travma ve Bedensel Bellek0 Yorum
Duygusal yeme: Stres, öfke, korku, can sıkıntısı, üzüntü ve yalnızlık gibi olumsuz duyguları bastırmak veya yatıştırmak için  yemek yemektir.   Neden olumsuz duyguları bastırmak için yemek yeriz?   Olumsuz duygular, boşluk hissine veya duygusal boşluğa yol açabilir. Yiyeceklerin bu boşluğu doldurmanın ve sahte bir “dolgunluk” hissi yaratmanın bir yolu olduğuna inanılıyor....
Devamı
featured_image

Madde Bağımlılığı ve İlişkiler: Güven, Sınırlar ve İletişim

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar11 Haziran 2022 İlişkiler ve Bağlanma0 Yorum
Madde bağımlılığı yalnızca kullanan kişiyi değil, yakın ilişkilerini ve aile sistemini de etkileyen bir ruh sağlığı sorunudur. Süreç ilerledikçe kişinin zamanı, dikkati ve duygusal enerjisi kullanıma yönelir; ilişkide güven, iletişim ve sorumluluk alanları zorlanır. Partnerin yaşadığı kaygı, öfke ve tükenmişlik de bu tablonun bir parçasıdır ve kendi başına ele alınmayı hak eder. Bağımlılığın...
Devamı
featured_image

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Yazar: Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar12 Mart 2022 Kaygı ve Anksiyete0 Yorum
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), kişinin istemediği hâlde zihnine gelen yoğun kaygı verici düşünceler (obsesyonlar) ile bu kaygıyı azaltmak için tekrarladığı davranış ya da zihinsel eylemlerden (kompulsiyonlar) oluşan bir kaygı temelli tablodur. Belirleyici olan düşüncenin tuhaflığı değil, kişinin ona ne kadar direnmek zorunda kaldığı ve bunun günlük yaşamdan ne kadar zaman çaldığıdır. Tanı...
Devamı
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11

Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, s Şu an yaşadığınız hayatı, hiçbir şey değişmeden, sonsuz kez daha yaşamak zorunda olsaydınız ne hissederdiniz?
Bu soru Nietzsche’ye ait. Bengi dönüş dediği düşünce deneyinde, bir iblis gece yarısı yanınıza sokulur ve der ki: Bu hayatı, her acısı, her sevinci, her sıradan ayrıntısıyla sonsuz kez daha yaşayacaksın. 
Nietzsche sorar: Yere kapanıp lanet mi edersiniz, yoksa “bundan daha güzel bir şey duymadım” diyebileceğiniz bir an yaşadınız mı hiç?
Psikiyatr Irvin Yalom bu soruyu terapide bir turnusol kâğıdı gibi kullanır. Çünkü aynı hayatı tekrar yaşama fikri size dayanılmaz geliyorsa, bunun çoğu zaman tek bir açık nedeni vardır: Hayatınızı henüz iyi yaşamadığınıza inanıyorsunuzdur. Yalom’un dikkat çektiği şey de budur: Ölümden en çok korkan, hayatı en çok seven değil, çoğu zaman hayatını en az yaşamış olandır.
Ama sorunun amacı sizi geçmişin pişmanlığında boğmak değil. Yön ileri: Bundan sonra hayatımı nasıl yaşamalıyım ki, beş yıl sonra dönüp baktığımda yeni pişmanlıklar biriktirmemiş olayım?
Bengi dönüş iblisi bu gece kapınızı çalsa, ona ne cevap verirdiniz?
Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derin Psikanaliz denince çoğumuzun aklına içimizde derinlerde saklı duran karanlık bir depo, mistik bir hayal gücü veya açılmayı bekleyen gizli bir kutu gelir. Özellikle Jung ve romantik filozoflar, bilinçdışını her şeyin içine tıkıştırıldığı karmaşık bir yığın veya “karanlık bir irade” olarak resmetmişlerdir. Ancak Jacques Lacan, bu yaygın inancı kökünden sarsar.
Lacan’a göre bilinçdışı varlıksal (ontolojik) bir madde veya mekân değil; bir boşluk, bir yarık ve bir kesintidir. Kusursuzca işlediğini sandığımız günlük hayatımızda, düzgün akan bir cümlemizde aniden ortaya çıkan bir tökezleme, bir duraksama ya da rüyamızdaki mantıksız bir kopuş basit bir yorgunluk belirtisi değildir. 
Lacan, Freud’un tam da bu aksayan yerde, söylemdeki o delikte ya da boşlukta ne bulduğunu sorar ve şu sarsıcı cevabı verir: Henüz gerçekleşmemiş bir şey.
Bilinçdışı bize kendini “doğmamış olanın alanında askıda bekleyen” bir şey olarak gösterir. Bu yüzden dilimiz sürçtüğünde yaşadığımız o anlık bocalama, aslında o tanımsız boşluktan kelimenin tam anlamıyla doğan bir “buluş” veya bize beklediğimizden hem daha azını hem de daha fazlasını veren bir “sürpriz” niteliğindedir.
Ancak bu sürpriz kalıcı değildir. Lacan’ın vurguladığı gibi, bilinçdışının adeta ritmik bir nabız atışı işlevi vardır; o yarıktan bir anlığına gün ışığına çıkar, gerçekleşmemiş arzunun hakikatini fısıldar ve hemen ardından tekrar kendi üstüne kapanıp kaybolmaya yazgılıdır. O kapanmadan önceki kısacık an, kendimizi en çok ele verdiğimiz andır.
Yani bir dahaki sefere diliniz sürçtüğünde veya tuhaf bir rüya gördüğünüzde bunu sıradan bir “hata” diyerek geçiştirmeyin. Çünkü tam o anda, içinizde henüz gerçekleşmemiş bir arzu, o kısacık boşluktan size bir şeyler anlatmaya çalışıyor olabilir.
🌷
#psikoloji
Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızc Aldatma sonrası güvenin yeniden kurulması, yalnızca “özür dilemekle” mümkün olmaz. Özür önemli olabilir; fakat asıl belirleyici olan, aldatan kişinin kendi davranışını gerçekten anlamaya çalışıp çalışmadığıdır.
“Ama sen de…” diye başlayan savunmalar, aldatılan kişinin tepkisini abartılı bulmak ya da ilişki sorunlarını aldatmanın gerekçesi gibi sunmak, onarımı zorlaştırır.
Çünkü güven, ancak sorumluluğun gerçekten alındığı bir yerde yeniden kurulabilir.
Bu konuyu daha ayrıntılı ele aldığım “Aldatma Sonrası Güven Yeniden Kurulur mu?” başlıklı yazıyı tugceturanlar.com’da okuyabilirsiniz.
🌷 
#psikoloji
Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir? Travmatik bir deneyimi anlatmak neden iyileştirir?
Bu sorunun cevabı, “konuşmak iyi gelir”den çok daha derine gidiyor.
Psikanalitik perspektiften bakıldığında anlatı; zihnin ham halde tuttuğu, henüz tam olarak işleyemediği deneyimi daha düşünülebilir bir forma sokma girişimidir.
Adı konulamayan şey her zaman yok olmaz. Bazen semptom olarak, beden tepkisi olarak ya da ilişkilerde tekrar eden örüntüler olarak kendini göstermeye devam eder.
Anlatmak, bu döngüyü fark etmeye ve yaşanan deneyime başka bir yerden bakmaya yardım edebilir.
Ama iyileştirici olan yalnızca anlatmak değildir. Güvenli, duyulduğunuz ve yargılanmadığınız bir ilişki içinde anlatabilmektir.
#psikoloji
Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimiz Bazı duygular yalnızca geçip gitmez; ilişkilerimizde, seçimlerimizde, tekrar eden döngülerimizde iz bırakır.
Seans Odası Sakinleri’nde, bireysel terapi ve çift terapisi alanında çalışan bir klinik psikolog olarak insanın iç dünyası, ilişkileri ve kendini anlama yolculuğu üzerine düşüncelerimi paylaşıyorum.
Bazen bir ilişkinin içindeki görünmeyen döngülere, bazen travmanın bugüne bıraktığı izlere, bazen de çocukluktan taşınan bağlanma biçimlerine bakıyoruz.
Jung, Freud, çağdaş psikanalitik düşünce, masallar, filmler ve gündelik hayattan tanıdık duygular bu yolculukta bize eşlik ediyor.
🎙️ Seans Odası Sakinleri’ni Spotify, Apple Podcasts ve diğer podcast platformlarında dinleyebilirsiniz 🤍
🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duyma 🩵 Günlük hayatın içinde çoğu zaman kendimizi duymadan, duygularımızı fark etmeden ilerleriz. Oysa küçük bir mola verip içimize döndüğümüzde değişimin ilk adımını atmış oluruz. Kendine Dönüş Rehberi, bu yolculukta sana eşlik etmesi için hazırlandı.
🦋 Yedi gün boyunca kısa okumalar, egzersizler ve sorularla kendine daha yakından bakmayı, duygularını tanımayı ve içindeki farklı sesleri keşfetmeyi deneyimleyeceksin. Bazen güçlü yanlarını hatırlayacak, bazen sınır koymayı çalışacak, bazen de içindeki küçük çocukla buluşacaksın. Her gün 10–15 dakikanı ayırman, kendinle kurduğun bağı güçlendirmek için yeterli.
✨Bu rehber terapi yerine geçmez. Ama farkındalığını artırmana, kendine daha şefkatli yaklaşmana ve geleceğe dair yeni niyetler koymana destek olabilir. 
🦋✨ Yolculuğun sonunda kendi notlarınla şekillenen kişisel bir defterin olacak: sana ait, sana yol gösteren bir pusula.
7 Gün 7 Adım: Kendine Dönüş Rehberi
1.	Kendine Bakışın
2.	Duyguların Haritası
3.	İç Sesini Resmet
4.	Güçlü Yanlarının Kolajı
5.	“Hayır” Günlüğü
6.	Küçük Çocuğa Mektup
7.	Gelecek Benliğe Niyet
🔗 Kendine Dönüş Rehberi’ne profilimdeki linkten ulaşıp indirebilirsin 🩵
Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar 
#psikoloji
Instagram'da takip et

  • KVKK Aydınlatma Metni
  • Web Sitesi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • uzmanpsikologtugceturanlar@gmail.com
  • 0532 053 39 92 WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz

Adres

Kuloğlu Mah. Ağa Hamamı Sok. Yasemin Apt. No:14 D:1 Beyoğlu / İstanbul

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.