
Çocuk İstismarı ve Mağdur Çocukla Görüşme Teknikleri
Çocuk İstismarı Nedir?
Çocuk istismarı nedir? Dünya Sağlık Örgütü (WHO), çocuk istismarını çocuğun sağlığını, yaşamını, gelişimini veya onurunu olumsuz etkileyen davranışlar olarak tanımlar. Bu davranışları çocuk üzerinde güç ve sorumluluk sahibi olan bir yetişkin, toplum ya da devlet gerçekleştirebilir. İstismar bazen bilerek yapılan bir eylem şeklinde ortaya çıkar. Bazen de yapılması gerekenin yapılmaması, yani ihmal yoluyla gelişir (WHO, 2006).
Bu davranışlar, çocuğun Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan temel haklarını ihlal eder. İstismarın etkileri yalnızca yaşandığı anla sınırlı kalmaz. Uzun vadede ciddi fiziksel hasarlar, kalıcı psikolojik travmalar ve sosyal uyum sorunları ortaya çıkabilir. Bu süreç karmaşıktır. Çocuğun nörobiyolojik gelişimini dahi etkileyebilir.
Çocuk İstismarının Türleri Nelerdir?
İstismar türlerini doğru tanımlamak erken fark etme ve koruma süreçleri için kritik önem taşır. Dünya Sağlık Örgütü, çocuk istismarını dört ana başlık altında toplar.
Fiziksel istismar, çocuğun kaza dışı yollarla bedensel zarar görmesidir. Vurma, sarsma, yakma veya ısırma gibi eylemler bu gruba girer. Morluk, kırık veya yanık gibi fiziksel belirtiler sık görülür. Bu nedenle fark edilmesi görece daha kolaydır.
Cinsel istismar, çocuğun gelişimsel olarak hazır olmadığı ve rıza gösteremeyeceği cinsel içerikli davranışlara maruz kalmasıdır. Bu davranışlar temas içerebilir. Teşhircilik veya röntgencilik gibi temas içermeyen eylemler de bu kapsama girer. Güç dengesizliği bu türün temel özelliğini oluşturur.
Duygusal istismar, çocuğun sevgi, ilgi ve güven ihtiyacının sistematik biçimde karşılanmamasıyla ortaya çıkar. Sürekli aşağılanma, reddedilme veya tehdit edilme bu gruba dahildir. Fiziksel iz bırakmaz. Buna rağmen çocuğun benlik algısı ve psikolojik bütünlüğü üzerinde derin etkiler yaratır.
İhmal, çocuğun temel gereksinimlerinin bakımından sorumlu kişiler tarafından karşılanmamasıdır. Beslenme, barınma, sağlık, eğitim ve korunma ihtiyaçları bu kapsamda değerlendirilir. İhmal çocuğun gelişimini ciddi biçimde sekteye uğratabilir.
Çocukta İstismar Belirtileri Nelerdir?
Bir çocuğun istismara maruz kaldığını anlamak her zaman kolay değildir. Belirtiler her çocukta farklı biçimde ortaya çıkabilir. Ancak klinik gözlemler bazı ortak işaretlere dikkat çeker.
Fiziksel belirtiler arasında açıklanamayan morluklar, yanıklar ve kırıklar yer alır. Cinsel bölgede ağrı, kanama veya enfeksiyonlar da görülebilir. Davranışsal ve psikolojik belirtiler ise daha dolaylıdır.
Tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuğun yeniden alt ıslatmaya başlaması sık karşılaşılan bir işarettir. Kabuslar ve uyku bozuklukları görülebilir. Çocuk yaşına uygun olmayan cinsel bilgi sergileyebilir. Oyunlarında cinsel temalar yer alabilir. Bazı çocuklar açıklanamayan karın ağrısı veya baş ağrısından yakınır. Bazıları ise belirli kişi veya ortamlardan yoğun biçimde kaçınır.
Bu belirtiler tek başına istismarı kesin olarak göstermez. Ancak uzman değerlendirmesi gerektiren önemli risk göstergeleri oluşturur.
İstismarın Bildirilmesini Zorlaştıran Etkenler
İstismara maruz kalan birçok çocuk yaşadıklarını anlatmakta zorlanır. Failin tehditleri bu sessizliği güçlendirir. Yoğun korku ve suçluluk duygusu da önemli rol oynar. Utanma hissi ve ailenin zarar göreceğine dair kaygılar bildirim sürecini geciktirebilir.
Bu sessizlik çocuğun ihtiyaç duyduğu desteğe erişimini zorlaştırır. Tıbbi ve psikososyal yardım gecikebilir. Değerlendirme sürecinde yapılan hatalar durumu ağırlaştırabilir. Yeterli eğitimi olmayan kişilerin tekrarlayıcı ve uygunsuz sorgulamaları ikincil travmaya yol açabilir (Yüksel ve ark., 2013).
Çocuk İstismarının Ruhsal Etkileri
Çocukluk döneminde yaşanan istismar deneyimleri bireyin tüm gelişim sürecini etkileyebilir. Araştırmalar bu deneyimlerin ilerleyen yaşlarda anksiyete belirtileriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Depresif duygu durum ve travma sonrası stres belirtileri de sık görülür. Bazı bireylerde dissosiyatif tepkiler ortaya çıkabilir.
Erken dönemde güven duygusu zedelendiğinde bağlanma sorunları gelişebilir. Bu sorunlar yetişkinlikte kişilerarası ilişkileri etkileyebilir. Ancak bu etkiler her çocukta aynı biçimde ortaya çıkmaz. Çocuğun yaşı, gelişimsel özellikleri ve sosyal destek kaynakları sürecin seyrini belirler.
Literatürde Çocuk İstismarına Yönelik Psikososyal Yaklaşımlar
Bilimsel literatür, çocuk istismarının ruhsal etkilerini anlamaya yönelik çeşitli psikososyal yaklaşımlar tanımlar. Travma odaklı bilişsel davranışçı modeller bu çerçevede ele alınır. Oyun temelli yaklaşımlar da küçük çocuklar için önemli bir araç sunar. EMDR gibi yapılandırılmış travma modelleri literatürde yer alır. Aileyi kapsayan yaklaşımlar da sürecin bir parçası olabilir.
Bu yaklaşımlar genel bilimsel çerçeveler sunar. Uygulama biçimleri çocuğun yaşı ve gelişimsel özelliklerine göre değişir. Hukuki koşullar da süreci belirler.
Mağdur Çocukla Görüşme Sürecinin Önemi
Çocuklarla yapılan görüşmeler özel bir uzmanlık gerektirir. Travmatik yaşantılar çocuğun anlatım ve bellek süreçlerini etkileyebilir. Bu nedenle görüşmecinin tutumu büyük önem taşır. Yargılayıcı olmayan ve kapsayıcı bir yaklaşım gerekir (Aydın ve Sönmez, 2014; Akt: Gönültaş ve Akduman, 2016).
Adli görüşmelerde temel amaç çocuğu yeniden travmatize etmeden bilgiye ulaşmaktır. Sorular açık uçlu olmalıdır. Görüşme çocuğun gelişimsel düzeyine uygun biçimde yürütülmelidir. Mümkünse süreci tek bir uzman yönetmelidir.
Sonuç
Çocuk istismarı bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorundur. Bu alanda görev alan tüm meslek elemanlarının özel eğitim alması büyük önem taşır. Süpervizyon desteği de gereklidir. Yanlış müdahaleler çocuğun ruhsal bütünlüğüne ciddi zarar verebilir. Bir çocuğun istismara maruz kalmış olabileceğine dair ciddi şüphe durumlarında ilgili yasal ve sosyal destek mekanizmalarına başvurmak önemlidir. Bu adım çocuğun korunmasını ve sürecin sağlıklı ilerlemesini destekler.
KAYNAKLAR
Bulut, S. (2008). Erken Çocukluk Dönemi Cinsel İstismarının Psikodinamik Oyun Terapisiyle Teşhisi ve Tedavisi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi,29,131-144.
Gönültaş, M. B., Akduman, İ. (2016). Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar Soruşturmalarında Mağdur Bildirimlerinin Önemi. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi,23,274-289.
Yüksel, F., Keser, N., Odabaş, E., Kars, G. B., Yurtkulu, F., Daşkafa, F., Arslan, F., Cayrat, E. (2013). Çocuk İstismarı ve Çocuk İzlem Merkezleri. Tıbbi Sosyal Hizmet Dergisi,2,18-22.
İlgili Makaleler
Travma Sonrası Tepkiler
Travma Sonrası Tepkiler Travma, insan davranışını derinden etkiler ve hayatta...
Çocukluk Çağı Travmalarının Olumsuz Etkileri
Çocukluk Çağı Travmalarının Olumsuz Etkileri Çocukluk çağı travmaları...
Borderline Kişilik Bozukluğu Tanı Kriterleri
Borderline Kişilik Bozukluğu Tanı Kriterleri DSM-5 Borderline (Sınırda) Kişilik...
Travma Bağı Nedir, Travma Bağından Nasıl Kurtulurum?
Travma Bağı Nedir? Travma bağı, genellikle zorlu ve toksik ilişkilerde, kişinin...



